WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/274 Esas- 2011/805 Karar sayılı ilamıyla müşterek çocuk Seçil adına 300,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmediğini, çocuğun okul ve diğer ihtiyaçları nedeniyle giderlerinin arttığı, mevcut nafakanın yeterli olmadığını belirterek; aylık nafakanın 1.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı duruşmadaki beyanında; nafakanın artırılması durumunda ödeme güçlüğü yaşayacağını savunarak davanın reddini istemiştir....

Kaldı ki, nafakanın hükmedildiği boşanma davasında da davalının imam nikahlı eşi ile yaşadığı ve 4 çocuğunun bulunduğu, kaynak ustası olarak günlük işlerde aylık 300 TL gelir ile çalıştığı, bu kapsamda davalının sosyal-ekonomik durumunda boşanma davasındaki koşullara göre bir değişiklik olmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiştir....

Tüm bunların yanında, dosyadaki belgeler ile taraflarca düzenlenen protokol hükümleri birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemecesince takdir edilen 2.000,00 TL iştirak nafakasının az olduğu anlaşılmakla somut olaya uygun miktarda artırım yapılmalıdır. Bu durumda bölge adliye mahkemesince; davacının ve davalının ekonomik ve sosyal durumunun tam ve sağlıklı olarak araştırılarak saptanması, müşterek çocuğun eğitim giderlerinin belirlenmesi; müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü davalı babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK'nın 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, uygun miktarda artırım yapılarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken; eksik inceleme ve araştırma sonucu 1.750,00 TL iştirak nafakasına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, davacı kadın için hükmedilen en son yoksulluk nafakası miktarına, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki olumsuz değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının fazla olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; önceki nafaka takdirinde taraflar arasında oluşan dengeyi koruyucu, ÜFE artış oranı da dikkate alınarak hakkaniyete uygun oranda artırım kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde hükme bağlanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiş, bu husus bozmayı gerekmiştir. Ayrıca, hükmedilen nafakanın yıllık artış oranına ilişkin yerleşmiş Yargıtay Uygulamaları gözönünde bulundurularak "ÜFE" oranında artışına hükmedilmesi gerekirken, "TÜFE oranında" artırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu ispat edilmemiştir. ./.. -3- Boşanma kararı ile birlikte hükmedilen yoksulluk nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar verilmiş ise de, bu husus yoksulluk nafakasının artırılması için yeni bir dava açılmasına engel değildir. Davacı artırım davası ile nafakanın yeniden belirlenmesi talep edebilir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası ...in yayınladığı .. oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; tarafların...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/67 Esas ve 2006/117 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, söz konusu karar ile davacı lehine aylık 50,00 TL yoksulluk,müşterek çocuk ...için ise 50 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; davacı tarafından... Mahkemesi'nin 2010/85 Esas sayılı dosyası ile artırım talepli dava açıldığını ,bu karar ile davacı lehine aylık 50,00 TL yoksulluk nafakasının 100 TL'ye, müşterek çocuk ...için 50 TL iştirak nafakasının 100.00 TL ye yükseltildiği, söz konusu kararın 24.01.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır....

ye artırılmasını istemiş, mahkemece nafaka artırım talebi kabul edilmemiş ve yargılama süresince de nafaka konusunda bir başka düzenleme yapılmamış, kadının nafaka artırımına yönelik temyiz itirazı da dairemizce reddolunarak kesinleşmiş bulunmasına rağmen bozma kararından sonra nafakanın artırılarak 250 YTL tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Hükmün tedbir nafakası yönünden 2. bentte açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, yoksulluk nafakası ise maddi tazminat yönünden 1. bentte açıklanan nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 19.10.2006...

(HUMK.m.438/7) SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen nedenle gerekçeli kararın hüküm bölümünün 3. bendindeki “nafakanın her yıl DİE tarafından açıklanacak ÜFE oranında artırılması” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak hükmün bu bölümünün DÜZELTİLEREK, temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.07.2009...

Her ne kadar ....sayılı nafaka artırım davasında hükmedilen nafaka miktarı 280 TL olmasına rağmen mahkemece hüküm fıkrasında maddi hataya dayanılarak 300 TL olarak belirtilmiş ise de,neticede nafakanın 630 TL'ye yükseltilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 20,70 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 21.11.2013 günü oybirliğiyle karar verildi. ........

UYAP Entegrasyonu