WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Anılan karar Dairemizin 2017/10601 Esas- 2017/5893 Karar sayılı ve 24.04.2017 tarihli kararı ile “davacı ... yönünden yoksulluk nafakası artırım kararının kesinleşme tarihi olan 04.02.2014 tarihinden eldeki artırım davasının açıldığı 29.04.2015 tarihine kadar aradan yaklaşık 1 yıl 2 aylık süre geçtiği gözetilerek tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, yoksulluk nafakasının niteliği, ekonomik göstergelerdeki değişim ile ...’in yayımladığı ... (...) artış oranı nazara alınarak, önceki nafaka takdirinde taraflar arasında oluşan dengeyi koruyucu oranda artırıma karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yüksek oranda nafaka artışına karar verilmesi ve yine müşterek çocuk ... lehine hükmedilen nafakanın ...'...

BORÇLAR KANUNU [ Madde 20 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki "Nafakanın Uyarlanması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Burdur Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 27.5.2009 gün ve 62-248 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 1.10.2009 gün ve 14377-14570 sayılı ilamı ile; (...Davada, yaklaşık 1 yıl önce hükmedilen iştirak nafakasının her yıl %30 oranında artırılmasına da karar verildiği, davacının şirket muhasebe sorumlusu olarak çalıştığı işten ayrıldığı, başka yerde asgari ücretle iş bulduğu, boşanma kararı uyarınca tazminat ödemek durumunda kaldığı böylece nafakanın her yıl %30 artışı ile ulaştığı miktarı ödeme gücünün bulunmadığı ileri sürülerek anlaşmalı boşanma ile kabul edilen nafakanın %30 artış şartının, TEFE oranında artış şeklinde uyarlanması istenilmiş, mahkemece; istemin kabulüne karar verilmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının öğrenci olması nedeniyle zorunlu olarak yeme, içme, giyim, ulaşım gibi giderlerinin olduğu, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve üniversite öğrencisi olan davacının okuduğu okul, yaşı, ihtiyaçları, annesinin çalışmaması da göz önüne alındığında İlk derece Mahkemesince hükmedilen nafaka miktarının yeterli olduğu, nafaka alacaklısının Türkiye'de yaşaması, ihtiyaçlarını Türk Lirası ile karşılayacak olması, nafakaya yıllık artırım talep etmesi, döviz üzerinden belirlenen nafakayı yıllık artırıma tabii tutacak yasal mevzuat ve yargısal uygulamanın bulunmadığı, dolayısıyla nafakanın Türk Lirası olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak nafaka artış oranının hüküm altına alınmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin nafaka miktarına ve nafakanın Euro olarak belirlenmemiş olmasına yönelik istinaf taleplerinin, davalı vekilinin ise...

nin 9. maddesi uyarınca hükmedilen nafakanın(ya da artırım davalarında hükmedilen artış miktarının ) bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin 3.kısmı uyarınca hesaplanacak miktarın tamamına avukatlık ücreti olarak hükmolunacağı, bu miktarın Tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamayacağı düzenlenmesi yer almaktadır. Mahkemece; yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına yukarıdaki madde hükmü uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 436/2 maddesi gereğidir....

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından nafakanın düzenli ödendiğini, çocuğun kendi yanında kalmakta olduğunu, nafaka artırım davasının açılmasından 1 yıl geçmeden dava açıldığını, mevcut durumların o dosyada incelenerek hüküm kurulmuş olduğunu, yeni bir durum oluşmadığını, bu nedenle tekrar nafaka artırımı istenemeyeceğini belirterek; açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, taraflar arasındaki boşanma davasının kesinleşme tarihi sonrasında geçen süre, özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayımladığı ÜFE (TEFE) artış oranı nazara alındığında mahkemece takdir edilen yoksulluk nafakası artırım miktarı fazla olup, TMK’nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi...

Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda iştirak nafakası miktarının arttırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince “nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE oranında artırılmasına” karar verildiği, artırım kararı nedeniyle kararın temyiz kesinlik sınırının altında kalmadığı dolayısıyla ön sorunun bulunmadığı görüşü ileri sürülmüş ise de; bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 29. Ek karar isabetli olduğundan (yukarıdaki açıklamalar kapsamında temyiz isteminin miktar yönünden reddi isabetli olduğundan) onanması gerekmiştir. V. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; 1) Yargıtay 2....

Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir.Boşanma davasının 01.02.2012 tarihinde kesinleştiği, iş bu nafaka artırım davasının ise 05.01.2015 tarihinde açıldığı görülmüş olup, geçen süre içerisinde çocukların yaşı ve eğitim durumu dikkate alındığında ihtiyaçlarının da doğal olarak arttığının kabulü gerekmektedir. Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; yerel mahkemece takdir edilen iştirak nafakası miktarı az olup, hakkaniyete uygun bulunmamıştır....

Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim, davacı annenin yurtdışında evli olup bu evliliğinden iki çocuğunun olması ve müşterek çocuğa fazla destek olamaması; nafaka yükümlüsü davalı babanın gelir durumu ile önceki nafaka takdirinin üzerinden geçen süre nazara alındığında; mahkemece artırılan nafaka miktarı az olup, TMK 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu da gözetilerek, TMK'nın 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak; daha uygun bir miktarda nafakaya hükmetmek olmalıdır. Aynı zamanda, hükümde, nafaka artırım davalarında artırımın dava tarihinden itibaren geçerli olacağı hususunun belirtilmesi gerekirken; bu hususun mahkeme kararında belirtilmemesi de bozmayı gerektirmiştir....

Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 4-Davacı, davasında boşanmayla birlikte.....Mahkemesinin (Aile mahkemesi sıfatıyla) 2007/554 esas ve 2009/753 karar sayılı ilamıyla lehine hükmolunan 450 TL tedbir nafakasının 1.500 TL’ye çıkartılmasını talep etmiş, mahkemece kadının nafaka artırım talebi yönünden kadının talebinin tamamı kabul edilerek, TMK’nun 197. maddesinden kaynaklanan tedbir nafakasının 1.500 TL’ye çıkartılmasına karar verilmiştir Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına ve özellikle davalının gelirine göre davacı lehine artırılan tedbir nafakası miktarı hak ve nesafete uygun olmayacak şekilde fazladır....

UYAP Entegrasyonu