WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle *davalı-davacı kadın vekilinin 13.11.2006 tarihli oturumdaki beyanında nafakanın artırılması talebinin boşanma davası süresince olduğunu bildirmiş olması karşısında, kararda yer alan eş ve çocuk için belirlenen artırım miktarının kararın kesinleşmesine kadar geçerli olduğunun anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.11.2008...

Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 3-Davacı kadının nafaka taleplerine artırım isteği bulunmamaktadır. Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26). Nafakaların artırımı konusunda talep bulunmadığı halde, istek dışına çıkılarak kadın ve çocuklar yararına hükmedilen nafakalara her yıl ... oranında artırım uygulanmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.06.2016 (Prş.)...

Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Önceki dava tarihi ile bu davanın açıldığı tarih arasında 3 yıldan fazla süre geçmiştir. Bu süre içinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları değiştiği gibi, çocukların yaşı ve ihtiyaçları da doğal olarak artmıştır. Tarafların gerçekleşen sosyo-ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları gözetildiğinde; en azından TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında iştirak nafakasında artış yapılması gerekirken, davanın reddine karar verilmesi uygun bulunmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; müşterek çocukların yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacı anne ile nafaka yükümlüsü babanın ekonomik durumu gözetilerek, TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak en azından ÜFE oranında artış miktarına hükmetmek olmalıdır....

AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka artırım davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; tarafların Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/89 Esas 2000/261 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, bu karar ile 1999 doğumlu müşterek çocuk F...'nın velayet hakkının davacı anneye verildiğini, söz konusu karar ile müşterek çocuk F... lehine 25.00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede F....'nın artan ihtiyaçları nedeni ile nafakanın yetersiz kaldığını, bu nedenle iştirak nafakasının aylık 600 TL'ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir....

Somut olayda ise, önceki nafakanın takdir edildiği 2007 tarihinden bu artırım davası tarihi arasında üç yıllık bir süre geçmiş olup, bu süre içerisinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi müşterek çocuğun yaşı ihtiyaçları, eğitim giderleri doğal olarak artmış, paranın da alım gücünün en azından enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu bir gerçektir. Yukarıda açıklanan nedenlerle nafakanın en azından ...'ce yayınlanan ÜFE artışı oranında artırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile müşterek çocuk için aylık 200,00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan TÜFE oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir....

Davalı vekili, karşı dava dilekçesinde; yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, davacının kendisi için talep ettiği nafaka artırım talebinin reddine; müşterek çocuk yararına ise, mevcut nafakanın 60 TL artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacı kadın için, nafakanın artırılması ve kaldırılmasına yönelik taleplerin reddine; müşterek çocuk H..G.. E..l için Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1002 Esas, 2002/555 Karar sayılı ilamı ile aylık 40 TL olarak hükmedilen nafakanın dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 250 TL 'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı (karşı davacı) vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk nafakası ile iştirak nafakasının artırılması, karşı dava ise; yoksulluk nafakasının kaldırılması, müşterek çocuk yararına ise mevcut nafakanın 60 TL artırılması talebine ilişkindir....

Taraflar arasındaki nafakanın kaldırılması (asıl dava), nafaka artırım(birleşen dava) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı-birleşen dava davalısı dilekçesinde; müvekkili ile davalının ...Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, mahkemece davalı lehine aylık 2250 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, yoksulluk nafakasının müvekkilini ekonomik açıdan sıkıntıya soktuğunu, müvekkilinin bu rakamı ödemekte zorlandığını, nafakanın takdir edildiği tarihte davalının çalışmadığını ancak aradan geçen sürede davalının çalışmaya başladığını, vefat eden babasından yetim aylığı almaya başladığını belirterek, yoksulluk nafakasının hakkaniyet ölçüleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak...

Nafaka artırım davasının açılması belli bir zaman geçmesine bağlı tutulmadığı gibi, her dava açıldığı tarihe göre değerlendirilmelidir. Tarafların 26.12.2012 tarihinde boşandıkları, boşanma kararının iştirak nafakası yönünden 14.03.2014 tarihinde kesinleştiği, iş bu nafaka artırım davasının ise 01.10.2014 tarihinde açıldığı görülmüş olup, nafakanın takdir edildiği tarihten itibaren eldeki dava arasında geçen süre içerisinde müşterek çocuğun yaşı ve eğitim durumu dikkate alındığında ihtiyaçlarının da doğal olarak arttığının kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca, davaya konu nafakanın niteliği, tarafların boşanmaları ve nafaka takdiri sonrasında aradan geçen süre, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçlarındaki artış, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafaka yükümlüsü davalı babanın ekonomik durumu ve ödeme koşulları hep birlikte, dikkate alındığında takdir edilen ve artırılan nafaka miktarı azdır....

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 2004 yılında boşandıklarını, 150 TL olan yoksulluk nafakasının 2006 yılında açtığı nafaka artırım davası ile 250 TL'ye yükseltildiğini, nafakanın yeterli olmadığını belirterek, 600.00.- TL 'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir. Mahkemece nafakanın aylık 500.00.-TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık; davacı kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakasının arttırılması talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 176/4.maddesi gereğince; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyeti gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir....

UYAP Entegrasyonu