WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

(AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Mahkemece hükmedilen nafakanın yardım nafakası olarak nitelendirilmesi gerekirken iştirak nafakası artırım davası olarak nitelendirilmesi ve bu şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, bu hususun esasa etkili olmamasına ve mahal mahkemesince düzeltilebileceğinin anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, ..........

Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.Somut olayda; toplanan delillere ve dosya kapsamına göre; tarafların 1987 yılında evlenip 1998 yılında boşandıkları; en son 2005 tarihli nafaka artırım kararı ile davacıya ödenen nafakanın aylık 100,00 TL'ye çıkarıldığı, davalının davacıdan boşandıktan sonra 3 evlilik daha yaptığı, davalının emekli polis olduğu, aylık 970,66 TL emekli maaşı aldığı, maaşında haciz bulunduğu, ikinci eşinden olma oğluna aylık 150.00 TL iştirak nafakası, 2. eşi ...'e aylık 125.00 TL yoksulluk nafakası ödediği anlaşılmaktadır.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayımladığı ÜFE (TEFE) artış oranı nazara alındığında mahkemece takdir edilen yoksulluk nafakası miktarı fazladır. Mahkemece Medeni Kanunu'nun 4....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Nafakanın Artırılması, Kaldırılması ya da Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından ziynet davasının reddi, nafakalar ile tazminatların miktarları yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kadının nafaka artırım davasının kabulü, nafakanın kaldırılması veya azaltılması davasının reddi, kadının boşanma davasının kabulü, kendi boşanma davasının reddi, kusur belirlemesi, feri taleplerin reddi, velayet ile kadın yararına hükmolunan fer'iler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bent kapsamı...

Bunun için belirlenen nafakanın; davacının geçinmesi için gerekli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olacak şekilde TMK. nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir. Somut olayda; taraflar anlaşmalı olarak boşanmışlar, boşanma kararı 02/04/2010 tarihinde kesinleşmiş, boşanma kararı ile davacı kadın lehine aylık 400 USD yoksulluk nafakasına ve ortak çocuk lehine aylık 200 ... iştirak nafakasına hükmedilmiş, karşı davacı baba 15/09/2011 tarihinde emekli olmuş, eldeki artırım davası 03/06/2014 tarihinde, karşı dava ise 05/09/2014 tarihinde açılmıştır. Dosyadaki bilgilerden ortak çocuğun 30/04/1996 doğumlu olduğu,... bölümünde öğrenim gördüğü, davacı annenin ev hanımı olduğu, yetim aylığı aldığı, kendi evinde kaldığı, karşı davacı babanın emekli olduğu, 2.000.00.- TL emekli maaşı aldığı, kirada kaldığı, yeniden evlendiği anlaşılmaktadır ....

K. sayılı dosyasında açmış oldukları nafaka artırım davası sonucunda müşterek çocuklar lehine olan nafakanın ayrı ayrı aylık 1.700 TL ye artırıldığını, müvekkilinin boşanma davası öncesi ve boşanma davası sırasında maddi durumu iyi iken yaşanan ekonomik krizler ve boşanma davasında yaşadığı maddi kayıpları neticesinde ekonomik durumunun bozulduğunu ve müvekkilinin eski gücünü kaybettiğini, ödediği iştirak nafakasının fahiş olduğunu belirterek davalı ... için hükmedilen aylık 1.700 TL nafakanın kaldırılmasını, olmadığı takdirde aylık 500 TL ye indirilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevaplarında; nafakanın fahiş olmadığını, müvekkilinin ......

Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyacı, nafakanın hükmedildiği tarih ile artırım davasının açıldığı tarih arasında geçen süre ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, takdir olunan iştirak nafakası miktarı az olup, TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir nafaka takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüş , bu husus bozmayı gerektirmiştir. Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Bu doğrultuda yerleşen Dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda; davacının ev hanımı olup gelirinin olmadığı, davalının ise Cumhuriyet Savcısı olup 6.757 TL civarı gelirinin olduğu, davalının gelir durumunda nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı anlaşıldığından, mahkemece takdir edilen nafaka yüksektir....

Buna göre; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim, nafakanın bağlandığı tarih ile artırım davasının açıldığı tarih arasında geçen süre nazara alındığında; artırılan iştirak nafakası miktarı fazla olup, TMK.4. Maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Davalı-karşı davacı dilekçesinde; Ocak ayından itibaren işsiz olduğunu, hiçbir geliri olmadığını, 500,00 TL nafakayı ödeyebilmek için akrabalarından borç almak zorunda kaldığını, ödediği nafakanın artırılmasının kendisini içinden çıkılmaz güç bir duruma sokacağını, davacının gelirinin daha iyi olduğunu, yeni firma kurduğunu ancak, hiç fatura kesemediğini, gelir veren hiçbir mülkünün olmadığını belirterek; davacının nafaka artırım davasının reddine, ödemekte olduğu nafakanın ise aylık 300,00TL'ye indirilmesine, nafaka artışlarının ÜFE oranında yapılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davacı-karşı davalının davasının reddine; davalı-karşı davacının davasının kısmen kabulü ile, müşterek çocuk için iştirak nafakasının karşı dava tarihinden itibaren aylık 100,00 TL azaltılarak aylık 400,00 TL iştirak nafakasının davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir....

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/07/2014 NUMARASI : 2013/513-2014/870 Taraflar arasındaki nafakanın artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dava dilekçesinde; davacı ve müşterek çocuk için daha önce hükmedilen 350' şer TL tedbir nafakasının barınma, beslenme ve eğitim giderlerini karşılamada yetersiz kaldığını belirterek her biri için ayrı ayrı 450TL olarak arttırımını talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde,başka kadınlarla münasebetinin olmadığını, önceki nafaka artırım davasının kısa süre önce sonuçlandığını belirterek davanın reddini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu