"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Nafakanın Arttırımı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından nafaka artırım davasının kabulü, kadın lehine hükmedilen manevi tazminat ile tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle kadın tarafından kendisi ve müşterek çocuk lehine bağımsız tedbir nafaka talebiyle açılan nafaka davasının erkeğin reddedilen boşanma davası ile birleştirildiği, kadının nafaka davasının kısmen kabulüne karar verilip kesinleştiği, bu sebeple kadın tarafından açılan tedbir nafaka arttırım davasının kısmen kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında...
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 26/02/2015 NUMARASI : 2014/101-2015/107 Taraflar arasındaki nafaka artırım-kaldırma davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı-karşı davalı vekili dilekçesinde; tarafların Sivas Aile Mahkemesinin 2005/485 Esas- 2005/882 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, bu karar ile müvekkili lehine 300 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, ancak aradan geçen sürede müvekkilinin ihtiyaçlarının arttığını ve nafakanın yetersiz kaldığını bu nedenle yoksulluk nafakasının 594.00 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir....
Buna göre; nafakanın arttırılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu bağlamda; nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Dosya içeriğinden somut olayda; tarafların 15.02.2007 tarihli ilam ile boşandıkları; davacı yararına aylık 300,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, hükmün 18.04.2008 tarihinde kesinleştiği, eldeki artırım davasının 25.09.2012 tarihinde açıldığı, davacının ev hanımı olduğu, davalının emekli olduğu 780TL emekli maaşı aldığı tespit edilmiştir. Aradan geçen sürede tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında olağanüstü bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır....
Ancak hükmedilin nafakanın niteliği iştirak değil, yardım nafakasıdır. Nafakanın nitelendirilmesinde yapılan bu yanlışlık mahal mahkemesince her zaman düzeltilebileceği için bozma sebebi yapılmamıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 3.00 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 27.05.2013 günü oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesinin ..sayılı ilamı ile nafakaya hükmedildiğini, daha evvel bu nafakayı ödeyecek gücü olmadığı için nafakanın kaldırılması talebi ile mahkemeye başvurduğunu ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...sayılı kararı ile müşterek çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasının kaldırıldığını, ancak davalının 2012 yılında nafakanın artırılması için dava açtığını ve ..Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....sayılı ilamı ile müşterek çocukların 40'ar TL olan nafakasının 100'er TL'ye çıkartıldığını, 2005 yılında kaldırılan nafakanın 2012 yılındaki mahkeme kararı ile artırıldığını, olmayan bir nafakanın artırılmasından dolayı verilen kararın yanlış olduğunu iddia ederek nafaka artırım kararının iptali ile müvekkili tarafından ödenen meblağın kendisine iadesini, müşterek çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Somut olayda; 11.05.1995 doğumlu davacının, eldeki davanın açıldığı 11.11.2013 tarihi itibariyle Kız Meslek Lisesi 12. sınıf öğrencisi olduğu, okula servisle gidip geldiği, 23.02.2007 tarihinde açılan nafaka artırım davası ile davacı lehine aylık 180,00 TL iştirak nafakası takdir edildiği, nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılmasın karar verildiği, davacının 11.05.2013 tarihinde reşit olmasıyla iştirak nafakasının son bulduğu, annesi ve annesinin ikinci evliliğinden olma çocuklarıyla aynı evde yaşadığı, annesinin dul olup, aldığı aylık 800,00 TL dul maaşıyla üçü öğrenci, 4 çocuğa baktığı, 475,00 TL kira ödediği, davalı babanın ise, TCDD'den emekli olduğu, aylık 1.765,00 TL emekli maaşı aldığı anlaşılmıştır....
Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden; 12.03.2013 tarihinde kesinleşen karar ile 1000 TL iştirak nafakasına hükmedildiği, eldeki artırım davasının ise yaklaşık 1,5 yıl sonra açıldığı, davacının; dişhekimi olduğu, 600 TL kira ödediği ve 2900 TL maaş aldığı, davalının ise Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde Doçent olduğu, aylık 3135 TL maaş ve döner sermayeden yansıyan kazancı, bir otomobili ve bir dairesi olduğu, müşterek çocuğun ise 2007 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, halihazırda ödenen nafakanın belirlendiği tarihle eldeki davanın açıldığı tarih arasında geçen süre, ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK'in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında; artırılan nafaka miktarı az olup, TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir....
Önceki nafakanın takdir edildiği 15/09/2010 tarihinden bu artırım davası tarihi arasında iki yıldan fazla bir süre geçmiş olup, bu süre içerisinde müşterek çocukların yaşı ihtiyaçları, eğitim giderleri doğal olarak artmış, paranın da alım gücünün en azından enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu bir gerçektir. Yukarıda açıklanan nedenlerle nafakanın uygun bir miktarda artırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde artırım talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
TL döner sermaye ek ödemesi aldığı ve aylık 400,00 TL kira ödediği anlaşılmaktadır.Yukarıda izah olunan nedenlerle; somut davada, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında artırılan nafaka miktarı fazla olup, TMK.4....
Somut olayda; taraflar 26/10/2011 tarihinde kesinleşen karar ile boşanmışlar, huzurdaki nafaka artırım davası 21/05/2015 tarihinde açılmıştır. Ekonomik ve sosyal durum araştırma sonucundan ise davacının ev hanımı olduğu, çocuklarının yardım ettiği, nafaka yükümlüsü davalının ise emekli olduğu, 1.700.00.- TL emekli maaşı aldığı, yeniden evlendiği, bir aracının olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, boşanmadan sonra tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında olağanüstü bir değişiklik olduğunu ileri sürmemiştir. Mahkemece; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle nafaka takdiri sırasında kurulan dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yüksek oranda nafaka takdiri doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerekmiştir....


