Duruşmada sözlü olarak ifade edilen feragat, tarafların huzurunda okunup imzalatılır (HUMK.mad.151/son). Somut olayda; tarafların boşanmasına ilişkin ... 7. Aile Mahkemesinin 2008/837 E. 2008/906 K. Sayılı dava dosyasında yoksulluk nafakası isteminden açıkça vazgeçildiği yönünde bir dilekçe veya tutanağa aktarılmış usulüne uygun feragat bulunmamaktadır. Ayrıca boşanma hükmüne esas alınan protokolün 5. maddesinde "..taraflar birbirlerinden herhangi bir nafaka ve tazminat talepleri bulunmamaktadır." yönünde düzenleme yapıldığı ancak yoksulluk nafakası isteminden vazgeçildiği yönünde bir açıklık bulunmamaktadır. Buna göre deliller toplanıp yoksulluk nafakası miktarı belirlenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.” gerekçesi ile bozulmuştur....
Nafaka talep edilen eşin kusursuz da olsa nafaka ödemekle yükümlü kılınması, yoksulluk nafakasının tazminat ya da cezadan farklı bir nitelik taşıdığını göstermektedir. Yoksulluk nafakasının amacı hiçbir zaman nafaka alacaklısını zenginleştirmek değildir. Yoksulluk nafakasıyla, boşanma sonucunda yoksulluk içine düşen eşin asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanması düşünülmüştür. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasının yanı sıra, nafaka talep edilen eşin de nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması, diğer bir ifadeyle kendi kusurundan kaynaklanmamak koşuluyla yoksul olmaması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, yoksulluk nafakasının sosyal ve ahlâki düşüncelere dayanması özelliği, sadece nafaka talep eden tarafa nafaka verilmesinde değil, aynı zamanda nafaka talep edilen tarafın nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması koşulunda da kendisini göstermektedir....
İstek halinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda arttırılacağının karara bağlanması ancak irat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakası (TMK.md.176/son), iştirak nafakası (TMK.md.182/3), soybağının hükümleri içinde yer alan ana ve babanın çocuğa karşı nafaka mükellefiyetinde (TMK.md.330/2) ve yardım nafakasında (TMK.md.365/son) söz konusudur. Tedbir nafakasının istek olsa bile gelecek yıllarda artış miktarının karara bağlanması mümkün bulunmamaktadır. Bu yasal durum gözetilmeden kadın için takdir edilen tedbir nafakasının her yıl DİE'nin belirlediği TEFE oranında arttırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK.md.438/7)....
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. (TMK m. 175) Açıklandığı üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşulları eşit kusurlu davalı- karşı davacı kadın yararına gerçekleşmiştir. O halde, davalı-karşı davacı kadının dava dilekçesinde nafaka talebinde bulunduğu, bu talebinin yoksulluk nafakasını da kapsayacağı düşünülmeden kadının açıkça yoksulluk nafakası talebinde bulunmadığından bahisle yoksulluk nafakası talebi hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....
197/1 maddesi gereğince hükmedilen tedbir nafakasının, tedbir nafakasının kesinleşmesiyle birlikte yoksulluk nafakası olarak devam edeceği yönündeki belirlemenin maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebileceğinin anlaşılmasına göre davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez (A.A.Ü.T. mad. 9/2)....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve karşı davanın kabulünün, kusur belirlemesinin, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesinin, erkeğin anne ve babası ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki kurulmamasının, kadın yararına nafaka ve tazminatlara ve ortak çocuk yararına nafakalara hükmedilmesinin, tazminatların ve nafakalarının miktarının, erkeğin tazminat taleplerinin reddinin yerinde olup olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen tebligat giderlerinin dosya kapsamına uygun olup olmadığı, tefrik edilen ziynet ve ev eşyası alacakları yönünden inceleme yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır. 2....
Buna göre; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle davalının tesbit edilen mevcut gelir durumuna göre, mahkemece takdir edilen nafaka miktarı az olup, Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece; davalı kocanın tesbit edilen geliri ile orantılı olacak ve onu zarurete düşürmeyecek şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre davacı lehine daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken, az miktarda nafaka takdiri usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 2-) Kabule göre de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nafaka davalarında; davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten (maktu vekâlet ücreti) düşük olmamak üzere, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden nisbi vekâlet ücretine hükmolunur, reddedilen kısım için ise vekâlet ücretine hükmolunmaz (AAÜT. md 9)....
itirazları yersizdir. b-Boşanmanın eki niteliğinde olan yoksulluk nafakası, boşanma kararının kesinleşme tarihine kadar talep edilebilir....
Somut olayda; ergin olan davacının üniversitede okuduğu tespit edilmiş olup, takdir edilen nafaka miktarı hakkaniyete uygun bulunmuştur. Ancak hükmedilen nafakanın niteliği iştirak değil, yardım nafakasıdır. Mahkemece hükmedilen nafakanın iştirak nafakasınını arttırılması olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiş ancak bu husus sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 34.15 TL peşin harcın temyiz eden davalıdan mahallinde alınmasına, 18.09.2013 günü oybirliğiyle karar verildi....
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2.bentte gösterilen nedenlerle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine “davalı-karşı davacının nafaka davasının kısmen kabulü ile davalı-karşı davacı kadın için nafaka dava tarihinden itibaren 150.00 TL.anne yanında bulunan müşterek çocuk için nafaka dava tarihinden itibaren takdiren 100.00 TL.tedbir nafakası takdirine, davacı-davalı kocadan alınıp davalı-davacı kadına verilmesine fazlaya dair istemin reddine” sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu bölümlerinin düzeltilmiş şekliyle, temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1.bentte gösterilen nedenlerle ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 750.00 TL. vekalet ücretinin Dilek'ten alınıp Ali'ye verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.27.04.2010 (Salı)...


