Gerçekleşen bu durum karşısında, müşterek çocuk yararına çocuğun anneye teslim edildiği tarihten itibaren geçerli olmak üzere tedbir nafakası takdiri gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmolunması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Mahkemece, davalı-karşı davacı (kadın)'ın düzenli bir işi olduğu gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebi reddedilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı (kadın)'ın günlük 15.00 TL. yevmiye ile bulaşık yıkadığı ve hafta sonları evlere temizliğe gittiği anlaşılmakta olup, bu nitelikteki işin ve bu miktardaki gelirin davalı-karşı davacı (kadın)'ı yoksulluğa düşmekten kurtaracağından söz edilemez....
Somut olayda; davacının 1,000,00 TL tedbir nafakası istemi ile açtığı davada, dava dilekçesinde, kendisinden ayrı olarak çocuklar için de nafaka talebi olup olmadığı hususunun anlaşılamadığı görülmektedir. Mahkemece bu husus açılığa kavuşturulmadan, yargılamanın devamı esnasında davacı için 300,00 TL, müşterek çocuk Muhammet için ve dava açıldıktan sonra 04/02/2014'de dünyaya gelen müşterek çocuk için ayrı ayrı 200,00'er TL tedbiren nafakaya hükmedilmiştir. Hükümde ise tedbir nafakası miktarı 750,00 TL olarak tayin edilmiş olup, bu kez infazda tereddüt yaratacak şekilde davacı ve çocuklar lehine takdir edilen nafaka miktarları ayrı ayrı belirtilmediği gibi, dava tarihinden sonra dünyaya gelen müşterek çocuk için de dava tarihinden itibaren nafaka takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu açıktır....
nin yaşamının yarısını annesinin yarısını da babasının yanında geçirdiğini, tarafların her ikisinin de doktor olduklarını, gelirlerinin de aynı seviyede olduğunu, nafaka periyodik olarak müvekkili tarafından artırılmasına rağmen aylık 300 TL olan nafakanın ... ....Aile Mahkemesi'nin 2009/908-1092 sayılı kararı ile 600 TL'ye çıkartılmasına karar verildiğini, müvekkilinin mahkeme kararı olmadan son olarak 950 TL katılım nafakası ödediğini, ...'nin bu sene sınavlarda devlet okulu olan ... ... 60.Yıl ... Lisesi'ni kazandığını, bu seneden itibaren davalının özel okul ücreti ödemeyeceğini, davacının 2012 yılında trafik kazası geçirip ... sene yatalak kalarak tedavi görmesine rağmen nafakaları ödemeye devam ettiğini belirterek, iştirak nafakasının 400 TL'ye indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
nun alacaklı olarak 6.313,00 TL birikmiş nafaka talep ettiği ve talep edilen dönemlerin müşterek çocuğun reşit olduğu 29.09.2009 tarihinden önceki 30 ayı kapsadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere iştirak nafakası alacaklısı anne olup borç 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 337/1. maddesi gereği velayet hakkı kendisinde olan anneye ödenmekle sona ereceğinden müşterek çocuk Hasret Şentürk hesabına yapılan ödemelerin nafaka borcundan mahsubu mümkün değildir. Bu nedenle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru değidir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur" (TMK. 330/1). İştirak nafakasının; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle takdiri gerekir. TMK. mad. 176/4 hükmüne göre ''Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir." Aynı şekilde 331. madde uyarınca; "durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır." Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir....
Diğer taraftan iştirak nafakası belirlenirken ana ve babanın ekonomik durumları gözönünde tutulmakla birlikte velayet hakkı kendisine tevdi olunmuş tarafın bu görev nedeniyle emeğinin ve yüklendiği sorumlulukların karşılığı olağan harcamaların da dikkate alınması zorunludur. Ne var ki, nafaka miktarının belirlenmesine esas alınması gereken giderlerinin makul sınırlar içinde kalmasına özen gösterilmesi ve velayet kendisine bırakılmayan tarafın ağır yükümlülüklere maruz bırakılmaması gerekmektedir. Mahkemece, nafaka takdir edilirken; çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçlarının yanında, ana-babanın gelir durumu da gözetilmeli ve nafaka yükümlüsünün (babanın) gelir durumu ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmelidir....
, aylık 4.600,00 TL yardım nafakası ödenmesinin hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmayacağını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir....
TMK 330/1. maddesinde ise "Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur" denilmektedir.. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. ./.....
Ancak, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre, özellikle davacı tarafın zorunlu ihtiyaçları nazara alındığında; takdir edilen tedbir nafakası miktarı az olup, TMK'nun 4.maddesi kapsamında hakkaniyete uygun değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün birinci maddesindeki "aylık 150,00 TL tedbir nafakası takdirine" ifadesinin çıkartılarak yerine "aylık 175,00 TL tedbir nafakası takdirine" ifadesinin yazılması; ikinci maddesindeki "aylık 175,00 TL tedbir nafakası takdirine" ifadesinin çıkartılarak yerine "aylık 200,00 TL tedbir nafakası takdirine" ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 12.7.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık yardım nafakasına ilişkin davanın, huzurevinde kalan ...’in asıl ve birleşen dava açıldıktan sonra ölümü nedeni ile konusuz kalıp kalmadığı ve yardım nafakası talebinin hangi tarihten itibaren hüküm doğuracağı noktasında toplanmaktadır. Öncelikle uyuşmazlığın çözümü için yardım nafakasına ilişkin genel bir açıklama yaptıktan sonra konu ile ilgili yasal düzenlemelerin incelenmesinde yarar vardır. Nafaka, bir kimsenin bakmakla yükümlü olduğu kimseler lehine mahkemece takdir edilen aylık parasal katkı olarak tanımlanabilir. Yardım nafakası ise, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşleri bulunan herkesin bu kişilere olan yükümlülüğünü ifade eder. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 364, 365, 366. maddelerine göre, herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Nafaka davası mirasçılıktaki sıra göz önüne tutularak açılır....


