WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

Yoksulluk nafakası yönünden, TMK'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.'' TMK'nun 176/4. maddesine göre de; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen Dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır....

Bu aşamadan itibaren Aile Mahkemesi hem boşanma dava dosyasına, hem tedbir istekli birleştirilen dava dosyasına ve hem de usulüne uygun olarak açılmış bir mal rejiminin tasfiyesi davası olmadığı halde mal rejimine yönelik dava varmış gibi yargılamalara devam etmiş ve sonuçta davacı ...’un açmış olduğu boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, birleştirilen nafaka dosyasındaki Reyhan Uzun için istenen nafaka davasının yardım nafakasının şartları oluşmadığından reddine, ancak, davacı ... için aylık 160 YTL tedbir nafakasına hükmedilmesine, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın iş bu dosyadan tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.03.2007 gün, 2006/15011 Esas, 2007/3103 Karar sayılı kararıyla formül olarak onanmıştır. Karar düzeltme talep edilmediğinden boşanma kararı ve nafaka ile ilgili karar 30.04.2007 tarihinde kesinleşmiştir....

İstinaf Sebepleri 1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve ispatlanan kusurlarının oldukça ağır olduğunu, hükmedilen yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve maddî manevî tazminat miktarlarının düşük olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak maddî-manevî tazminatlar nafaka miktarlarının artırılmasına karar verilmesini talep ederek; kararı kendisi ve ortak çocuk yararına hükmolunan tedbir ve yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası ve tazminat miktarları yönünden istinaf etmiştir. 2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kadın yararına hükmedilen nafaka ve tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, ödeme gücü bulunmadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak nafaka miktarları ve tazminat miktarlarının düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir. C....

Ancak, dosyanın incelenmesinde; boşanma davası ile birleştirilen ... 3.Aile Mahkemesinin 2008/794 Esas sayılı dava dosyasının tekrar tefrik edildiğine ilişkin ara kararı veya hüküm kararı bulunmamaktadır. Mahkemenin boşanmaya dair kararın gerekçesinde, sözü edilen nafaka dosyasının mahkemenin esas defterinin 2009/1615 sırasına kaydedildiğinin belirtilmiş olması, dosyanın tefrik edildiği anlamına gelmez. Tefrik kararı verilmeden yeni esas numarası üzerinden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2-Öte yandan, usulüne uygun tefrik kararı ile dosya yeni esasa kaydedilmiş olsa bile; davacının gerekli posta giderini ödemesi için mahkemece uygun bir süre verilmesi gerekmektedir (Teb.K.md.5,2; Teb.Niz.m.6/2). Bu husus nazara alınmadan hüküm kurulmuş olması da doğru değildir....

Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Somut olayda;tarafların 1995 yılında boşandığı,boşanma neticesinde davacı lehine aylık 1,50 YTL olarak hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/167 Esaslı dosyası ile açılan nafaka artırım davası neticesinde mahkemenin 31.05.2007 tarihli kararı ile aylık 120 YTL'ye yükseltildiği,yine davacı tarafından 2009 yılında açılan nafaka artırım davasında ise yoksulluk nafakası artırım talebinin davacının kendisine yoksulluk nafakası bağlandığı tarihten sonra babası nedeniyle ...'dan dava tarihi itibariyle aylık 526,19 TL maaş alması nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktadır....

Hal böyle olunca, mahkemece; davacılar lehine, davacıların eğitim ve sosyal durumu ile nafaka yükümlüsü olan davalı babanın tesbit edilen gelir durumuna uygun miktarda nafaka takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddedilerek nafaka takdir edilmemiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İstinaf Sebepleri 1.... erkek vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur değerlendirmesi ve birleşen tedbir nafakası davasının kabul edilen kısmı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı-davacı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; erkeğin kesin süre içerisinde tanık isimlerini bildirmediği, bu nedenle beyanlarının hükme esas alınamayacağı, kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü ile birleşen nafaka davasının reddedilen kısmı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....

Evlilik birliğinin devamında davalı-davacı (kadın) bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığından Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleşmiş olmakla, verilen boşanma kararı, bu sebeple sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davalı-davacı (kadın)'ın hükmün boşanmaya ilişkin kısmına yönelik temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmemiş, boşanma kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması gerekmiştir. b-Davalı-davacı (kadın)'ın, nafaka davası açmakta ve ayrı yaşamakta haklı olduğu toplanan delillerden anlaşılmıştır. Bu durumda davalı-davacı (kadın)'ın nafaka davasındaki kendisiyle ilgili nafaka talebinin kabulü ile Türk Medeni Kanununun 197. maddesi gereğince uygun miktarda tedbir nafakası takdiri gerekirken, bu isteğin reddi doğru bulunmamıştır. c-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz....

O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek asıl dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kadının tedbir nafakası talebinin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK. m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı kadının az kusurlu olduğu, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-karşı davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu