WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Nüfus kütüğüne kızının iki kez kaydedilmiş olması davacı annenin haklarını etkileyeceğinden mükerrer kaydın iptalini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır. Kamu düzenini ilgilendiren böyle bir davayı, kaydının iptali istenen kişinin açması gerekir ise de, dava ekonomisi de gözönünde tutularak mükerrer kaydının iptali istenilen kişinin, davacının yanında yöntemince davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanıp, uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, sıfat yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

in hanesine kaydının yapılmasına, bu hususta nüfus müdürlüğüne yazı yazılmasına, veraset ilamın iptali talebinin reddine karar vermiştir. Hükmü davalı ... temsilcisi temyiz etmiştir. Dava, nüfusta kaydı olmayan kişinin nüfusa tescili, nüfus kaydında düzeltme, tespit, noter tarafından düzenlenen mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin olup; temyiz incelemesine konu uyuşmazlık, yerel yazımdan önce ölmesi nedeni ile nüfusta kaydı bulunmayan kişinin tescili, nüfus kaydında düzeltme ve tespit istemine ilişkindir. Yürürlükten kaldırılan; 1543 sayılı Genel Nüfus Yazımı Kanununun 5. maddesinde "Yazım kurullarının insan oturan yerleri birer birer gezip ev halkından evde bulunanları görmeleri suretiyle yapılır.", 6. maddesinde "Bölgelerinde; yazım yapılacağı ilan edilen günlerde o bölge halkının evlerinde oturmaları mecburidir." Nüfus Yazımı Yönetmeliği'nin 14. maddesinde "Yazılacak kişinin görülmesi esastır....

nun nüfus kayıtlarına baba adlarının “Numan” olarak geçtiğini, bu nedenle adı geçen murisin kızlarının baba adlarının “Nuğman” olarak düzeltilmesini ve murisin nüfus kütüğünde kayıtlı olmayan bu kızları ile yine nüfus kütüğünde kayıtlı olmayan diğer kızı ...'ın babaları olan ...'ın nüfus kütüğüne kızları olarak yazılmasını talep ve dava etmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36. maddesinin 1/a bendine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılması gerekir. Bu yer mahkemesinin yetkisi itiraza tabi olmayıp kamu düzenine ilişkin kesin yetkidir. Dolayısıyla mahkemece itiraz olup olmadığına bakılmaksızın bu husus mahkemece resen gözetilir....

Dava dosyasının incelenmesinden, davanın, şair …'ın vatandaşlıktan çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali istemiyle açılmadığı, bu kararın mernis projesi kapsamında nüfus kütüğüne tesciline ilişkin işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadr. Uyuşmazlığa bu çerçevede bakıldığında, halen geçerli, nüfusa tescili için bir süre öngörülmeyen şair …'ın vatandaşlıktan ıskatına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ilgili mevzuat çerçevesinde takdir yetkisi kullanılarak alınmış olup, Bakanlar Kurulunca kullanılan bu yetkinin mutlak olmadığı, kamu yararı ile sınırlı bulunduğu ve mevzuat ile öngörülen sınırlar içinde kullanılıp kullanılmadığı hususunun ise yargı denetimine tabi olduğu tartışmasızdır....

Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı, doğum tarihleri gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluştur. Bu nedenle de, bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olmaması gerekir. Bu nedenle de, kayıt düzeltme davalarında mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Somut olayda; davacının murisi ...'nun getirilen nüfus kaydı ve veraset ilamına göre ... ve ... oğlu, 1933 doğumlu, ... ili ... ilçesi ... köyü 112 hanede nüfusa kayıtlı olduğu görülmektedir. Çekişme konusu taşınmazlar ise, ... oğlu ... ... adına kayıtlıdır. ...'in bu taşınmazları vekaletname vermek suretiyle ve satın alma yolu ile edindiği, kayıtlardan anlaşılmaktadır....

i, ilkokula başlamadan hemen önce, 17/06/1977 tarihinde kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettirdiğini ileri sürerek, nüfus kayıtlarındaki bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş; mahkemece davanın soybağının düzeltilmesi kapsamında olup davaya bakmanın aile mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur. (Ergun ... Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s.243). “Kayıt düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi” dir (Nüfus Yönetmeliği m.143). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz....

Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Somut olayda, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının, mülkiyet sütununda taşınmaz maliki görünen “... kızı, ...”’ın, Artvin, cilt:60, sayfa:18’de nüfusa kayıtlı olduğu ve doğum tarihinin de 1963 olduğu belirtilmiştir. Davacı ise 16.08.1961 doğumlu olup, .../Ortaköy köyü, cilt:24’de nüfusa kayıtlıdır. Davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesine eklenen nüfus kayıtlarından, ......

Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü kanıta başvurulabilir (YHGK, 11.02.1998, 2-87/77 sayılı kararı). Soybağının reddi davası ile kayıt düzeltme davası, sonuçları (hane dışına çıkarmak) bakımından benzerlik göstermekte ise de, içerik ve yargılama kuralları açısından kendi özel hükümlerine bağlıdır. Soybağının reddinde, kişisel duruma ilişkin nüfus kaydında yer alan bilgi doğru olarak meydana gelmiş ve kütüğe tescil edilmiştir....

Verilen süre içerisinde bildirim yapılmaması halinde mülkî idare amirinin göreceği lüzum üzerine kolluk kuvvetlerince bunların zorla getirilmesi için gereken işlem yapılarak çocuğun aile kütüklerine tescili sağlanır." hükmünün öngörüldüğü, bu yasal düzenleme ve davacının istemi bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; nüfus kayıt ve ölüm olaylarının yazımı görevi idareye ait olup nüfusa tescil edilmemiş kişilerin nüfusa kaydedilebilmesi için mahkeme kararına ihtiyaç bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacının nüfusta kaydının bulunmadığı, anne olduğu iddia edilen ... Varçin'in 01.01.1970 doğumlu ve bekar olarak, yine baba olduğu söylenen ...'nin 01.01.1967 doğumlu ve bekar olarak nüfusta kayıtlı oldukları anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde, nüfusa kayıtlı olmayan davacının anne ve babasının tespiti istenilmektedir....

UYAP Entegrasyonu