WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı zabıta aracılığı ile araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....

Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı zabıta aracılığı ile araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....

Bu durum karşısında yaşının düzeltilmesi istenenin nüfus kaydına göre yaşı 12 olduğundan her iki raporla tespit edilen yaşın bu kaydı doğrulamadığı dolayısıyla nüfus kaydının yanlış olduğu aşikardır. Türk Medeni Kanunu'nun 7. maddesinde resmi sicil ve senetlerin, belgeledikleri olguların kanıt oluşturacakları açıklandıktan sonra bunların içeriğinin doğru olmadığının kanıtlanması, yasalarda başka bir hüküm bulunmakdıkça herhagi bir şekle bağlı olmadığı öngörülmüştür. Mahkemece, açıklanan hususlar dikkate alınarak yaşının düzeltilmesi istenene her iki hastanece verilen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için bu raporların dayanakları olan belgelerle birlikte ...'nün Adli Tıp Kurumuna sevki yapılarak gerçek yaşı saptanıp oluşacak duruma göre kaydının düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir....

in anne adının düzeltilmesi yönünden; 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 14. maddesinde; “(1) Nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlât edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir. (2) Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır. Kaydın açılmasından sonra kişisel durumda meydana gelmiş olan olaylar kişinin kaydına işlenir.” hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda gösterilen Kanuni düzenlemeler ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında, davacıların murisi ...'in nüfus kayıtlarında "..." olan anne adının "..." olduğunun tespiti yönünden davacıların hukuki yararları olduğu gibi, kapalı kaydın düzeltmeye engel olduğu ancak tespit kararı verilmesi yönünden Kanuni bir engelin olmadığı açıktır. Buna göre mahkemece, muris ...'...

Hukuk Dairesinin 01.10.2012 tarihli ve 2012/9161 Esas, 2012/10427 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesinin Nüfus İdaresine verilmiş bir idari görev olduğu, ayrıca Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 31.10.2011 tarihli ve 2011/12054 Esas, 2011/13056 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değilse de bu gibi durumlarda tapu maliklerini davacının murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince tespit kararı verilebileceği anlaşıldığından davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 2014/227 Esas, 2014 /398 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 18....

Somut olayda, davacı, eşi Aynur ile yaklaşık 25 yıl önce kaçarak evlendiklerini, 01.07.1992 tarihinde kızları Kibariye'nin dünyaya geldiğini, kızını resmi evlilikleri bulunmadığından kendi adlarına nüfusa kaydettiremediklerini ve amcası ... ve eşi ...'ın nüfusuna kaydettirdiklerini ileri sürerek, kızı Kibariye'nin babası olduğunun belirlenerek nüfus kayıtlarının değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya içinde mevcut nüfus kayıtlarından, anne-baba adının değiştirilmesi talep edilen çocuğun doğduğu tarihte, iddia edilen anne ve babanın evli olmamakla birlikte daha sonra evlendikleri ve iş bu davayı da baba olduğunu iddia eden davacının açtığı anlaşılmaktadır. O halde, yukarıda açıklanan ilkeler karşısında dava, “Gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davasından ibarettir. Bu nedenle uyuşmazlığın, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir....

Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....

Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez. Şöyle ki; getirtilen kayıtlardan 08.03.1947 tarih ve 48 sıra numarasında bir bütün olarak kayıtlı olan taşınmazın 07.07.1980 tarihinde yapılan tespit ile 23 ayrı parsel olarak tespit gördüğü, bunlardan dava konusu 378 parsel sayılı taşınmazın Arif evlatları ..., ... ve ..., ...evlatları ... ve ... ile ...'...

Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkemece, nüfus araştırmasının usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; mülkiyet aktarımına neden olunmaması için tapuda malik görünen "..." ile aynı kimlik bilgilerine sahip başka kişiler olup olmadığını nüfus müdürlüğünden sormak, yazı cevabında aynı isimli başka kişiler olduğu bildirildiği takdirde bu kişileri kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen taşınmazda herhangi bir hak iddiaları bulunup bulunmadığı konusunda duruşmaya çağırarak beyanlarını almak ve bu araştırmalar sonucu kayıt maliki ile kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen şahsın aynı kişi olduğu hususunda tereddüt duyulması durumunda tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de refakate alınarak taşınmaz başında keşif yapmak, sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen karar bu nedenle bozulmalıdır....

Hâl böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler ve olgular doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, öncelikle ilgili Nüfus Müdürlüğü'nden 1868 doğumlu ...’nin nüfus kaydının (altsoy ve üstsoy kayıtlarını da içerir şekilde) temin edilmesi, dava konusu 1212 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının getirtilmesi, davaya konu taşınmazda tapu kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip kişi yada kişilerin kaydının bulunup bulunmadığının sorulması, bildirilmiş ise tanıkların, yok ise dava konusu taşınmazı bilen yaşlı ve tarafsız kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişilerin katılımı ile taşınmaz başında keşif yapılması, tüm deliller toplandıktan sonra dava konu taşınmazda kayıt maliki olan “...” ile nüfus kayıtlarına uygun olarak kimlik bilgilerinin düzeltilmesi talep edilen “... kızı, ...”...

UYAP Entegrasyonu