Ancak; Tapu kaydında malik olarak yer alan Veli oğlu ...’nun nüfus kaydında adı “...” olup nüfus kaydına göre isminin düzeltilmesi için açılan dava olup olmadığı taraflardan sorulup, var ise tapuda isim tashihine ilişkin kararın kesinleşme şerhli tasdikli bir örneği dosya arasına konulduktan yoksa adı geçen ölü tapu malikinin nüfus kaydına göre isminin düzeltilmesi için tapuda isim tashihi davası açmak üzere davacı tarafa süre verilmesi gerektiği gözetilmeden ve davalılar ile tapu maliki arasındaki hukuki ilişki tespit edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine,30/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Açıklanan nedenle, yersel yazımdan önce ölmüş olan kişinin nüfusa tesciline karar verilmesi doğru değildir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 14. maddesine göre; nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk Vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlat edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir. Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır. Aynı Kanunun 36/c maddesinde tespit davalarının, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalarda karine teşkil edeceği düzenlenmek sureti ile tespit davalarına yer verilmiştir. Dolayısı ile ölü kişinin nüfus kaydına tescil ya da nüfus kaydında düzeltme talep edilmesi durumunda, kapalı kayıt üzerinde herhangi bir işlem (tescil/düzeltme) yapılamaz ise de “çoğun içinde az da vardır” kuralı doğrultusunda tespit hükmü kurulabilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, nüfus sicilinde 10.04.1975 olarak tescil edilmiş olan doğum tarihinin 01.04.1979 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm nüfus idaresi tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Nüfus idaresi tarafından mahkeme kararı temyiz edilmiş ise de, dilekçenin süresinde temyiz defterine kaydının yapıldığını gösteren belge ya da bilgi dosya içerisinde bulunmamaktadır. Sözkonusu dilekçenin süresinde temyiz defterine kaydedilmediğinin inceleme sonucu anlaşılması halinde keyfiyetin tutanakla tespit edilip başkaca işlem yapılmadan; süresinde kayıt yapılmış ise kayıt tarihinin bildirilmesi ve ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, nüfus kaydında 04.05.1974 olan doğum tarihinin Nisan 1977 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı ve nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Davalı nüfus müdürlüğü mahkeme kararını temyiz etmiş ise de, dilekçenin süresinde temyiz defterine kaydının yapıldığını gösteren belge ya da bilgi dosya içerisinde bulunmamaktadır. Söz konusu dilekçenin temyiz defterine süresinde kaydedilmediğinin inceleme sonucu anlaşılması halinde durumun tutanakla tespit edilip başkaca işlem yapılmadan, süresinde kayıt yapılmış ise buna ait belgenin dosyasına konularak temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Eldeki davada dava konusu taşınmazlardaki Hacı Kızı ... isminin ... Kızı ... olarak düzeltilmesi istenmiştir. Mahkemece tanık dinlenmiş Nüfus Müdürlüğü ve Cumhuriyet Savclığı aracılığı ile araştırma yapılmıştır. Taşınmazın tespit tutanakları incelendiğinde senetsizden ... oğlu ... ... karısı ...'ın zilyetliğinde olduğu belirtilerek Hacı Kızı ... adına tespit yapıldığı görülmüştür. Dosya içerisindeki nüfus kayıtlarında ... Kızı ...'ın ... Karısı olduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydında isim düzeltme davalarında en önemli husus isim düzeltme yolu ile mülkiyet nakline sebebiyet verilmemesi gerektiğidir. Hal böyle olunca da dava konusu taşınmazların tapulama tutanağı edinme sütunundaki ... ... karısı ... ile ... Kızı ...'...
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Tapu kaydında isim düzeltme davalarında en önemli husus isim düzeltme yoluyla mülkiyet nakline sebebiyet vermemektir. Bunun içinde ismi düzeltilecek kişi ile kayıt malikinin aynı kişi olduğu hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması gerekir. Somut olayda, dava konusu taşınmazların tapulama tutanağı edinme bölümünde “….ve yine ... ...’in de 1980 yılında ölümü ile veraseti evlatları ..., ..., ..., . ... ve ... ...’e kaldığı ” belirtilmiş olmasına rağmen tapulama tespit tutanağının edinme sebebi bölümünde adı geçen şahıslar ile davacının irtibatı tespit edilmesini temin için ... ’in baba ve kardeşlerini gösterir nüfus aile kayıt tablosu getirtilip, tapu maliki ile ismi düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olup olmadığı hususu yeterince denetlenmemiştir. Mahkemece, ... ’in anne baba ve kardeşlerini gösterir nüfus kayıtlarının getirtilmesi, ......
Mahkemece, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda tapu ve dayanakları incelenmiş, nüfus müdürlüğü ve Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucu taşınmazın .... kızları ..., ... .... ve .....’nin iken paylaşımla .... adına tespiti yapılmış ancak malik sütununa ..... olarak yazılmıştır. Taşınmazın ..... adına tespit edildiği ve kaydın düzeltilmesi gerektiği çekişmesizdir. Ancak, davacının miras bırakanı .. ile kayıt maliki ..... arasında bağlantı sağlanamamıştır. Mahkemece, kayıt malikinin anne baba ve kardeşlerini gösteren nüfus aile kayıt tablosunun getirtilmesi, davacının annesi ..... ile kayıt maliki arasında bağlantının kurulması aynı kişi ise davanın o zaman kabulüne karar verilmesi gerekirken bu yönde inceleme yapılmadan sonuca gidilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 4.5.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir....
Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir....


