Mahkemece, davacıların miras bırakanı olan ... kızı...ın nüfus kütüğünde kaydının bulunmadığı , tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesine ilişkin davalarda amacın tapu kaydındaki malik bilgilerinin nüfus kaydına uygun hale getirmek olduğu, Nüfus Kütüğüne kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin , davacıların miras bırakanı ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde davacıların tapu kayıtlarında intikal yaptırabilmesi için “çoğun içinde azda vardır” kuralı uyarınca bu yönde tespit kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle tapu kaydında malik gözüken ... oğlu...'nın davacının miras bırakanı ... kızı... olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar, davalı kurum tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi ...'...
Ancak malik ...’nin baba adı ve soyadının düzeltilmesi istemi hakkında yeterli araştırma yapılmamıştır. Şöyle ki; dava konusu 70 parsel sayılı taşınmaz 1965 yılında hükmen tescil edilmiştir. Tapulama tespiti, Mart 1939 tarih 14 no'lu, Nisan 1939 tarih 4 no'lu, Eylül 1949 tarih 78 no'lu ve Mayıs 1950 tarih 5 no'lu tapu kayıtlarına dayanılarak yapılmıştır. Bu tapu kayıtları, tedavülleri ve dayanakları ile birlikte tapu sicil müdürlüğünden, davacının murisi malik ...’nin eşi ve kardeşlerini gösterir nüfus kayıtları nüfus müdürlüğünden getirtilmeli ve tapu kayıt malikleri ile irtibatı sağlanmalı, gerekirse diğer tespit malikleri ve tapu malikleri dinlenmeli ve yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda tüm inceleme ve araştırmalar yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir....
mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir....
mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir....
Davacı, annesinin...olduğunun tespiti ve nüfus kaydının bu şekilde düzeltilmesi talebi ile davayı açmıştır. Daha önce aynı taleple dava açarak annelerinin ... olduğunu tespit ettiren ve nüfus kayıtlarını bu şekilde düzelttiren ... ve ..., muris ...in mirasçıları olduğu gerekçesi ile davaya dahil edilerek yargılama sonucunda aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedildiği görülmüştür. Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu, dahili davalıların kabulü ile sonucun değişmeyeceği, tarafların kabulü ile sonuçlanan bir dava olmadığı gibi dahili davalıların işbu davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri değerlendirilmekle, dahili davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. IV....
nın 19.03.2010 gün 2010/1 sayılı davanamesi ile Anakadın Keskin'in 10.06.1995 olan doğum tarihinin düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece doğum tarihinin 24.02.1993 olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: ...'nın 19.03.2010 gün 2010/1 sayılı davanamesi ile aynı yer Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada, Anakadın Keskin'in 10.06.1995 olan doğum tarihinin düzeltilmesi istenilmiş, mahkemece doğum tarihinin 24.02.1993 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Nüfus Müdürlüğünden getirtilen aile nüfus kayıt tablosu ve ekindeki doğum tutanağı içeriğinden yaşının düzeltilmesi istenilen Anakadın Keskin nüfusa 10.06.1995 doğum tarihli olarak kaydedilmiştir....
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; tapu kayıt maliki olduğu iddia edilen ... oğlu ... ... isimli kişinin nüfus kaydı ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilmemiş ve istem konusunda tek tanık dinlenmiştir. Dinlenen tek tanık "davacının babasının adının ... ... olduğunu" belirtmek dışında taşınmazın kime ait olduğuna dair bir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir. O halde mahkemece davacının murisine ait nüfus kaydı ilgili nüfus müdürlüğünden celp edilip dosya içine konmalı, taşınmazın davacının murisine ait olup olmadığını kesin ve şüpheden uzak bir şekilde tespit edebilmek için mahallinde keşif yapılarak mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve ./.. 2011/8274 - 9653 - 3 - tanıklar taşınmaz başında dinlenip sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....
Aynı Kanunun 39 ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddesi uyarınca ''Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.'' “Kayıt düzeltilmesi” aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının "düzeltilmesi” veya “değiştirilmesi”dir. Nüfus kütüklerindeki “doğru olmayan kayıtların” düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan “doğru olmayan kayıtlar” ilgilileri veya Cumhuriyet Savcısı tarafından açılacak olan “kayıt düzeltme davası” ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada “nüfus kaydının düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmaktadır....
Bu durumda, soybağı ihtilafı ortaya çıkmayacağından, açıklanan muhtevadaki davalar, “gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davasından ibaret kalacak ve görevli mahkeme, 5490 sayılı Kanunun 36/1-a maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi olacaktır. Ancak, çocuğun doğduğu tarihte, genetik annenin evli bulunmaması halinde, anne yönünden dava, “gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davası olarak kalmakla birlikte; genetik anne ile evli olmayan genetik baba yönünden, “babalık karinesi” gerçekleşmediğinden, genetik babanın nüfus kaydına işlenmesi talebi “soybağı davası” niteliğini kazanacaktır. Bu takdirde ise uyuşmazlığın, 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca aile mahkemesi tarafından incelenip çözüme kavuşturulması gerekecektir. (Yargıtay HGK 2013/354-1554, 18....
Mülkiyet nakline sebep olunmaması için mahkemece düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmeli, Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmeli, tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalı, açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra neticesine göre bir karar vermek gerektiği halde mülkiyet nakli oluştuğu kuşkusu yaratacak şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....


