e devredildiği tarihteki gerçek değerinin de ne olduğunun bilirkişi raporu ile belirlenmediği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece davalı ... iyi niyetli olarak kabul edilmişse de; davalı ... ile davalı borçlu ...'ın soyadlarının aynı olduğu, dosya içerisinde yer alan bir kısım tapu resmi senetlerinde aynı gayrımenkullerde hissedarlıklarının olduğu anlaşılmıştır. ... yönünden nüfus kayıtları da dosya arasına alınarak davalı borçlu ile akrabalık ilişkisi olup olmadığının değerlendirilmesi, akrabalık ilişkisinin tespit edilmesi durumunda; 6183 sayılı Kanun'un 28. maddesinin değerlendirilmesi, akrabalık ilişkisinin bulunmaması halinde; ... bu gayrımenkul ile ilgili devir tarihlerindeki tapu resmi senetleri dosya arasına alınarak, ilk devir tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi raporu ile belirlenmesi 6183 sayılı Kanun'un 28/2 hükmüne göre işlem yapılması, dava konusu gayrımenkulün, davalı borçlu elinden davalı ...'...
Olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, uzmanlık raporu, cd izleme tutanakları, mağdurların aşamalardaki oluşa uygun beyanları, nüfus kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci ve oluş şekli aynı kabul edilmiş ise de; sanık ... hakkında hukuka aykırı olarak ikinci kez mükerrirliğine karar verildiğinin tespiti ile anılan sanığın birinci kez mükerrir olduğunun belirlenmesi suretiyle bu hususun düzeltilmesine karar verildiği, anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik yardım eden sıfatıyla kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdur ...'...
A.Ş'nin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespiti ve ... A.Ş. ve ...A.Ş.'den tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar ... Şirketi, ...Şirketi, ...Ticaret Limited Şirketi, ...Ticaret Limited Şirketi,... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Görev itirazlarının bulunduğunu, görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın dava açmadan dava şartı arabuluculuk başvurusun yapmadan davayı açtığını, huzurdaki davanın arabuluculuğa tabi olduğunu, davacının müvekkili şirketlere yönelttiği davada hukuki yararının bulunmadığını, davanın usulden reddi ile görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Tic. A.Ş....
***'nın 17 yaş içinde olduğunun tespit edildiği belirtilerek ilgili rapor suretlerinin gönderildiği görülmüştür. Meydana gelen tereddüt nedeniyle Adli Tıp 6. İhtisas kurulundan rapor alınmış olup ; Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 27/01/2016 tarih ve 248 A sayılı mağdur ... *** yönünden düzenlenen raporda sonuç olarak dava konusu olayla ilgili yaş tespiti yönünden yapılan değerlendirmede; 24-03-2009 tarihinde çekildiği bildirilen grafilerin Kurulca yapılan tetkikinde ... ***’nın, 01-03-1992 olarak belgelenen doğum kaydına uygun gelişim gösterdiği, olay tarihi olan 24-04-2007 tarihinde 15 yaşını bitirmiş olup 16 yaşı içerisinde olduğu ve 16 yaşını bitirmediğinin kabulünün uygun olacağının, bildirildiği, mağdur ... *** yönünden düzenlenen raporda sonuç olarak; dava konusu olaya ilgili yaş tespiti yönünden yapılan değerlendirmede; ... ***’in, 27-07-1993 olarak belgelenen doğum kaydına uygun gelişim gösterdiği, olay tarihi olan 24-04-2007 tarihinde ......
Sanık ... ile tanık ... kardeş olduğu ve birlikte işlettikleri mermer dükkanlarının olduğu, katılan ...'...
Dosya kapsamındaki nüfus müdürlüğü yazısı ve nüfus kayıtlarından davalıların "kardeş çocukları" oldukları belirtilmiştir. Davacı, gösterdiği tanık ile ispat etmek istediği vakıayı, dosyadaki başka bir resmi kayıtla ispatlamıştır. Davacı vekili, tanık dinlenen duruşmadan sonra verdiği dilekçede, tanığın, eski sevgilisi davalı ...'ın baskıları sebebiyle bildiklerini söylemekten çekindiğini, tüm gerçekleri mahkemeye anlatmadığını ileri sürmüştür ancak yukarıda da belirtildiği üzere ilgili tanıkla ispat edilmek istenen husus, ispatlandığından, tanık tekrar dinlenmemiştir. Davacı tarafın da bu yönde bir iddiasının olmadığı da gözükmektedir. Davalıların kuzen oldukları cevap dilekçelerinde de açıkça ikrar edilmiştir. Davacı, davalı ...'nın, davalı ...'ın cirosu ile hamil olması nedeniyle, TTK 687. maddesi uyarınca bonoyu ciro yolu ile alırken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin kanıtlamalıdır. Taraflar yakın akrabadırlar....
Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 16/10/2015 tarihli dilekçesinde; tarafların kardeş olduğunu,davalının diğer kardeş ...'e olan tehditleri ile ilgili davada davacının tanıklığı sonrasında kardeşlerin arasının bozulduğunu, 2013 yılından bu yana konuşmadıklarını, davalının, Fransa' da çalıştıkları dönemde inşaat işi yapan kardeşleri ...'...
E. dosya ile ceza davası açıldığını, kazanın oluş şekli ve maddi konuların tespiti yönünden ceza dosyasının sonucunun beklenmesini talep ettiklerini, ceza dosyasında müvekkili/araç sahibi ...'...
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: Tatvan Tapulama Mahkemesinin 25.01.1984 tarihli ve 1983/367 Esas, 1984/82 Karar sayılı kararında davacıların Tarım ve Orman Köyişleri Bakanlığı, ... ve M. ... ..., davalının Hazineye İzafeten Tatvan Mal Müdürlüğü olup, eldeki davanın davacılarının ..., ... ve ..., davalılarının ise Tatvan Hazinesi ve ... olduğunu, dosya arasında bulunan aile nüfus kayıt örneklerinden anlaşıldığı üzere ... ve M. ... ... kardeş olduğu, eldeki dosyasının davacısı ...'in Tatvan Tapulama Mahkemesinin dosyasında davacı konumunda bulunan M. ... ...'in oğlu olduğu, M. ... ...'i vefat ettiği, ...'...
için 20.000 TL, baba ... ... için 20.000 , kardeş ... ... İçin 5.000 TL, kardeş ... ... için 5.000 TL ve birleşen Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/179 esas, 2014/135 karar sayılı dosyada davacı kardeş ... ... için 5.000 TL manevi tazminat' ın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde takdir edilerek manevi tazminat talebinin davalılar sürücü ve işleten yönünden kısmen kabulune, birleşen dosya yönünden tam kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Mahkememiz kararının davalılarca temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 17. HD'nin 21/01/2021 tarih ve 2020/215-2021/340 E/ K sayılı kararı ile; " Davacıların destekten yoksun kalma zararları belirlendikten sonra kusur indirimi yapıldığı, yetiştirme giderinin ise kusur indiriminden sonra düşüldüğü anlaşılmaktadır....


