WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hatalı ödeme yapıldığının öğrenilmesinden itibaren zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına başlayacak olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- Dava, elektronik cihaz sigorta sözleşmesi nedeniyle sigorta şirketi tarafından sigortalıya hasar bedelinin mükerrer ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir....

Dava, takip borçlusu olmayan davacının haciz baskısı altında takip borcuna istinaden ödeme yapmış olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. İİK 72. Maddesine dayalı açılacak istirdat davalarında davacı sıfatı takip borçlusuna aittir. Takip borcunun 3. Kişi tarafından ödenmesi halinde de, borçlu sıfatı bulunmayan 3. Kişiye takip hukukuna özgü düzenleme getiren İİK 72.maddeye dayalı istirdat davası açma hak ve yetkisi vermez. Eldeki davada davacı takip borçlusu olmadığı halde haciz baskısı altında itirazi kayıtla takip borcuna karşılık yapmış olduğu ödemenin tahsilini talep etmiş olmakla, davanın hukuki dayanağı TBK 77. ve devamı maddelerde düzenlenen sebepsiz zenginleşme müessesesidir ve davacının aktif husumet ehliyetine sahip olduğu açıktır....

-TL vekalet ücretinin başvuru sahibinden alınarak sigorta şirketine ödenmesine karar verildiğini, söz konusu vekalet ücretinin ödenmesinin ardında davalı , 07/02/2022 tarihinde saat: 15.12'de ------ İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlattığını, taraflarınca yapılan ödemeye rağmen tebliğ edilen icra emri karşısında, haciz tehdidi altında kalmamak adına işbu karara konu vekalet ücreti asıl alacağı, işlemiş faizi ve ferileri olmak üzere toplamda 570,00-TL, 10/02/2022 tarihinde ''İhtirazı Kayıtlı Vekalet Ücreti Ödemesi'' olarak icra dosyasına ödenmek zorunda kalındığını, yapılan mükerrer ödeme nedeniyle zenginleşen davalı------şirketinden haciz tehdidi altında kalmamak adına yapılan 570,00.-TL'nin iadesi istemi ile taraflarınca 15/02/2022 tarihinde -----....

Dosyanın incelenmesinden, davacının, … şirketlerinden … Sanayi AŞ'nin kanuni temsilcisi olması ve adı geçen şirketten alacağın tahsil edilememiş olması nedeniyle, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumluluğu bulunduğundan bahisle dava konusu ödemeye çağrı mektubunun gönderildiği anlaşılmakta olup, dava konusu kredilerin kullandırıldığı tarihte şirketin kanuni temsilcisi olan davacının söz konusu kredilerden 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulabileceği açıktır....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/524 Esas KARAR NO: 2022/585 DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 30/07/2021 KARAR TARİHİ: 16/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisinin müvekkili, lehdarının ise------ çeklerin müvekkili ile dava dışı lehtar arasındaki sözleşmeye istinaden verildiğini, ancak dava dışı şirketin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, -----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin -------- sayılı dosyası ile müvekkilinin çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespit edildiğini, kararın kesinleştiğini, çeklerin dava dışı şirket tarafından çek tevdiat bordrosu ile davalı da dahil olmak üzere bir kısım bankalara tahsil ciro ile teslim edildiğini, çeklerin temliken değil tahsil amaçlı olarak bankalara...

İstirdat davası, esasen sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen bir paranın geri verilmesi istenir. Yalnız, davanın şartı icra hukukuna dayanmaktadır: Borçlunun, borcu bulunmadığı bir parayı icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/ Hanağası, Emel: İcra İflas Hukuku, Ankara 2018, 4. Baskı, s. 228). İcra ve İflas Kanunu’nda yerini bulan istirdat davasından sonra sebepsiz zenginleşme kavramına ilişkin açıklama yapmak yerinde olacaktır. Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haklı bir neden olmaksızın başkasının mal varlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK 77)....

Ayrıca, özelleştirme sürecinde, taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin listeler hazırlanarak tesbit tutanakları düzenlenmiş olup, dava konusu ödemeye ilişkin dava ve icra dosyası bu tutanaklarda yer almamaktadır. Hisselerin tamamının kamuya ait olduğu 28/06/2013 tarihi öncesi, 04/09/2009 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle davacının (devir öncesi) ....07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne istinaden yine hisselerinin tamamı kamuya ait bulunan davalı ...'tan dava konusu alacağı talep etmesi nasıl mümkün değil ise, 28.06.2013 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tamamen el değiştiren davacının, kendisi tarafından yapılmayan ödemeyi, kesinleşen devre esas bilançolarda yer almaması nedeniyle davalıdan talep etmesi de hukuken mümkün değildir. Aksi düşüncenin kabulü, davacı yönünden sebepsiz zenginleşme, davalı yönünden ise ikinci kez aynı parayı ödeme sonucu doğuracaktır....

Zamanaşımına uğrayan senetler yönünden davalı sebepsiz zenginleşmediğini, usulüne uygun delillerle kanıtlamak yükümlülüğü altındadır. Hamilin keşideciye karşı açmış olduğu sebepsiz zenginleşme talebine ilişkin bonolar yönünden keşideci sebepsiz zenginleştiğini kanıtlayamamıştır. Davaya dayanak belge bono olup, kambiyo senedi niteliğindedir, bu durumda alacaklı ancak vadeden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2.maddesinde öngörülen avans faiz oranına göre faiz talebinde bulunabilir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda, 11.sayfada zamanaşımına uğramamış olan bono bedelleri 26.700,00 TL olup, bunun üzerinden komisyon ve masraf hesaplanmış ise de, altındaki açıklamada sehven 27.300,00 TL yazıldığı görülmüştür....

Konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09/04/2014 tarih ve E:2013/13-1018, K:2014/508 sayılı kararında, ''Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu (818 Sayılı B.K.'nun konuya dair 61 vd.) maddelerindeki (Benzer hüküm 6098 Sayılı TBK.'nun m.77 vd. yer almıştır.) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Bu genel açıklamadan sonra sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi için aranan şartların açıklanmasında yarar görülmüştür. Birinci şart, taraflardan birisinin malvarlığında bir eksilmenin vukubulmasına karşı, diğerinin malvarlığında bir çoğalmanın gerçekleşmiş olmasıdır....

Dava; harici satım sözleşmesine dayalı, ödenen satım bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen değeri ile taşınmaz üzerine yapılan yapılar nedeniyle muhdesat bedelinin ve dikilen ağaç bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, bir kısım davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Bir kısım davalıların temyiz itirazlarının incelemesinde; TMK'nun 6'ncı maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür....

UYAP Entegrasyonu