WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Sayılı dosyasına 31.07.2017 tarihinde 123.073,74 TL ödediği, eldeki davanın ise 12/02/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. 6098 sayılı TBK m. 82.maddesindeki "sebepsiz zenginleşmeden doğan taleplerde zamanaşımı süresi, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıldır. Ancak, zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf her zama n bu borcunu ifadan kaçınabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre, Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tic. Mah....

Davalı / birleşen davacı tarafından fesih tarihinden sonrası için yapılan ödemeleri sebepsiz zenginleşme kapsamında talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Davacı / birleşen davalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, davalı / birleşen davacı tarafından ------- Noterliğinin -------- yevmiye numaralı 17/01/2022 tarihli ihtarı ile haksız tahsil edilen bedellerin iadesi istenilmiş olup, bu ihtar ile zamanaşımı kesilmiştir. Sebepsiz zenginleşme davasında zamanaşımı süresi 2 yıl olduğuna göre ihtardan 2 yıl öncesi olan 17/01/2020 tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden zamanaşımı süresi kesilmiştir. Yapılan incelemede fesih tarihi olan 21/11/2019 tarihi ile 17/01/2020 tarihi arasında davalı / birleşen davacı tarafından yapılan herhangi bir ödeme yoktur. O yüzden zamanaşımına uğrayan bir alacak mevcut değildir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2016/140 Esas KARAR NO :2022/134 Karar DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ:10/02/2016 KARAR TARİHİ:14/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firmanın dava dışı olan ciranta ... ... Tic. San. A.Ş.'ye farklı özelliklerde kablolar sattığını, davacıya olan borçlarına karşılık olarak kendisine ... İnş San Tic Ltd Şti tarafından ciro edilen, keşidecisi ...Müh. Tur. Prj. Dan. Hiz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. lehtarı ... İnş San Tic Ltd Şti 30.11.2015 keşide tarihli ve ... seri numaralı çeki davacıya ciro ettiğini, Davacı şirketin dava konusu çeki 08.2.2015 tarihinde ... Bankası ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Alacak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, haricen satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine dayalı olarak ... parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına kayıt ve tesciline, mümkün olmadığı halde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenen bedelin çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle ulaşacağı alım gücünün hesaplanarak belirlenecek miktarın davalıdan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Mahkemece; davanın kabulü ile, 55.000,00 TL asıl alacak ve 87.025,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 142.025,07 TL'nin asıl alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava;harici taşınmaz satışına dayalı alacak istemine ilişkindir. Tapuda kayıtlı bir taşınmazın harici sözleşme ile satılması, TMK.nun 705, BK.nun 213 (TBK.nun 237), Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanununun 60.maddesi ile ...nun 15.11.2000 tarih, 2000/13-1612 E.-2000/1704 K.sayılı ilamı ile taşınmaz satış devri resmi olmadıkça geçerli değildir. Geçersiz sözleşmelerde; TBK.nun 77-82 (BK.nun 61-66) maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taraflar karşılıklı olarak ancak verdiklerini geri alma hakkına sahiptirler....

Dava mal satışından kaynaklı fatura alacağı istemi olup, alacağın varlığı öncelikle sözleşmenin mevcudiyeti, daha sonra da davacının edimini yerine getirilip getirilmediğinin tespitinden sonra belirlenecektir. Bir başka ifade ile davanın konusu münhasıran para borcuna ilişkin değildir. Sözleşmenin mevcudiyeti tartışıldıktan ve davacının edimini yerine getirildiğinin tespitinden sonra nihayetinde bir paraya hükmedilecek olması uyuşmazlığın esasının para borcu olduğu sonucunu doğurmamaktadır. Aslında tüm borç kaynaklarına göre değerlendirme yapıldığında dahi, neticede bir para ödeme kararına hükmedildiği için, tüm borçların para borcu olduğu gibi bir sonuca ulaşılır. Haksız fiilden kaynaklanan bir borçta sonuçta haksız fiilin varlığının tespiti halinde para borcuna dönüşeceği gibi sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir borçta, sebepsiz zenginleşme koşulların varlığı kabul edildiğinde bir tazmin hükmüne varıldığı için neticede bir para borcuna dönüşecektir....

E. sayılı dosyasında da aynı beyanlarda bulunduğunu, Eldeki dava dosyasının dava dilekçesinde yer alan “havalelerin tek nedeninin, taraflar arasındaki harici protokollerin yürüklükte olması” ifadesiyle kastedilenin bu olduğunu, Sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanılmasının zamanaşımı kaygısına dayandığını ancak davanın ortaklık ilişkisinden kaynaklanan bir dava olduğunu, iddia edilen 02/03/2009 tarihli son ödeme esas alındığında dahi TBK, m. 147/4 maddesi uyarınca alacağın ve davanın tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, Sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanılmış ise de bu açıdan da TBK, m. 82’ye göre iki ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin bulunduğunu ve bu ihtimalde dahi davacının geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde talepte bulunmamış olması ve şirketin eski ortağı ve yöneticisi olması itibariyle zaman aşımı süresinin dolduğunu, 20.09.2018 tarihli ihtarnamesinin TBK 154. maddesine göre zamanaşımını kesen bir işlem olmadığını...

Avalist yönünden yapılan incelemede; Bonodan doğan borç tam olarak ifa edilince, temel borç ilişkisinden doğan borç da sona erer, Buna karşılık bononun zamanaşımına uğraması sebebiyle kambiyo hukukuna dayalı talep hakkının kaybedilmesi hâlinde temel borç İlişkisinden doğan talep hakkı varlığını sürdürmeye devam eder. Bu durumda hamil, uğradığı zararın tazmini amacıyla TTK’nin 732. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme davasından yararlanabileceği gibi kendi cirantası İle arasındaki temel borç ilişkisine de dayanabilmektedir. Temel borç ilişkisine dayalı olarak talebin ileri sürülmesi sadece doğrudan doğruya ilişkide bulunanlar arasında mümkün olduğu için temel borç ilişkisine dayalı olarak düzenleyene talepte bulunabilecek tek kişinin lehtar olduğunu belirtmek gerekir. Buna karşılık lehtar dışındaki bono hamilleri düzenleyen ile temel ilişkiye taraf olmadıkları için bu kapsamda talep hakkına sahip değildir. Zira ciro ile temel borç ilişkisi ciro edilene geçmemektedir....

Burada kanun koyucu, zamana alacak hakkını zayıflatan bir etki tanımıştır. Zamanaşımı, borcun nispi bir sona erme sebebidir. Belirli bir zamanın geçmesi, alacak ve borcu kendiliğinden sona erdirmez; ancak alacaklının elinden, borçlu istemediği takdirde alacağı dava yoluyla takip ve tahsil etme imkanını alır. Zamanaşımı, borçluya sadece bir defi hakkı verir. Borçlu, alacaklıya bu def’i hakkını ileri sürdüğü takdirde, borç sona ermekte, eksik bir borç haline gelmekte ve alacaklının açmış olduğu dava reddedilmektedir. Zamanaşımına uğramış bir alacak, borçlunun zamanaşımı def’inden sonra da alacaklıya bu alacak üzerende eksik bir alacak hakkı verir. Borç eksik de olsa varlığını devam ettirdiğinden, borçlu bu borcu ifa ederse, bir bağışlama teşkil etmediği gibi, sebepsiz bir zenginleşme de teşkil etmez ve dolayısıyla borçlu bunu sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak geri isteyemez. ( Prof.Dr.Fikret Eren 11....

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/439 esas sayılı dosyada;...A.Ş'nin hisselerinin %52'sinin devir alınması nedeniyle talep edilen sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebinin reddine, Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/630 esas sayılı dosyada; ...A.Ş'nin hisselerinin %52'sinin devir alınması nedeniyle talep edilen sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dosyalarda geri kalan talepler açısından sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat talep hakkı ilgili şirkete ait olmakla birleşen 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/439 esas sayılı dosyada; ... Fabrika binasının devir alınması nedeniyle talep edilen sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, ...TEKSTİL'i hile ve manevi baskılarla 37.000.000-TL borçlandırması, ...'...

UYAP Entegrasyonu