Mahkemece; asıl ve birleştirilen davaların, usulüne aykırı olarak gümrük fazla mesai ödemesi için düzenlenen saymanlık işlem fişine dayalı olarak davalılara yapılan ödemelerin haksız kazanç olduğu iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemlerine ilişkin olduğu, maliye uzmanı tarafından hazırlanan ve davaya dayanak alınan inceleme raporunda fazla mesai ücretlerinin kabul edildiği, ancak miktar itibariyle fazla bordro düzenlendiği değerlendirmesinde bulunulduğu, dolayısıyla fazla mesai çalışması yapıldığı hususunun tartışmasız olduğu, yine dava dosyalarında dava konusu yapılan her bir çek tutarı yönünden bu çeklerle tahsil edilen tutarların personele fazla çalışma ücreti olarak dağıtıldığı, bu sebeple çeki düzenleyen ve imzalayanların doğrudan kendileri üzerine kalmadığı hususlarında da ihtilaf olmadığı, bu durumda çek bedelinin keşide eden veya bankadan çeken kişiler üzerinde kalmaması nedeniyle bu şahısların haksız zenginleşmelerinden bahsedilemeyeceği, dava dosyalarında...
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde hem sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bir alacak iddiasında bulunduğunu, hem de işbu alacak hakkının hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını iddia ettiğini, ancak işbu iki durumun aynı anda ileri sürülmesinin yüksek yargı kararları neticesinde mümkün olmadığını, davacı vekilinin alacak talebinin hukuki olarak TBK md. 77 sebepsiz zenginleşme hükümlerinden mi yoksa sözleşmeden mi kaynaklandığının açıkça belirtilmediğini, davada sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre inceleme yapılacak ise sebepsiz zenginleşmeden doğacak alacak talepleri için kanunun öngördüğü zamanaşımı süresi iki yıl olduğunu, davacının alacağı hakkında zamanaşımının def'inde bulunulduğunu ve davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen iş sözleşmesinden doğan en son tarihli faturanın 2019 yılına ait olduğunu, davacı şirketin "08.04.2020 tarihli 13.toplantısında alınan 073 no lu karar ile Ana Posta Hattı Hizmet Alımları ile Tali Posta Hattı Hattı...
Tarafların sorumluluğunun tespitinde sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, sebepsiz zenginleşmenin şartlarını incelemek gerekir. Sebepsiz zenginleşme için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Açıklanan bilgiler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davacının satış bedeli için ödeme yaptığı,satış konusu evin devrinin yapılmadığı,depremde ağır hasarlı hali geldiği, bu nedenle davacının mal varlığında davalı mal varlığı aleyhine bir eksilme meydana geldiği, davalının mal varlığında da, davacı mal varlığı aleyhine bir çoğalma oluştuğu anlaşılmaktadır....
Alıcının satıcıya harici sözleşmede yazılı değer üzerinden ödemede bulunduğunun sabit kabul edilmesi hâlinde dahi, sözleşme ile yüklendiği devir ve teslim borcunu ifa eden satıcının, alıcının bunun karşılığında ödediği satış bedelini geçerli ve hukuksal bir nedene dayalı olarak tahsil etmesi, sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilemeyecektir. Zira sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için kişinin haklı bir neden olmaksızın başkasının zararına mal edinmesi gereklidir (BK m.61). 20. Somut olayımızda; davalının zararı, harici sözleşme gereğince kararlaştırılan satış bedelinin ödenmesinden değil, tapudaki satış ve resmî senedin düzenlenmesi sırasında tapu masraflarından kaçınmaya yönelik eksik satış bedelinin bildirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Başka bir anlatımla davalı sebepsiz zenginleşmemiş ve fakat davacı alıcı ön alım davası sonrası taşınmaz mülkiyetini gerçek bedeli geri alamadan kaybederek fakirleşmiştir....
önüne geçilmesi ve zarar görenlerin gerçek zararlarının üzerinde sebepsiz zenginleşmemesi için önemlidir....
ye ait araç ile davalıya ait 16 ... 232 plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davacı sigorta şirketi tarafından davalı tarafa mükerrer yapıldığı iddia edilen 51.967,00-TL ödemenin TBK ve devamı hükümleri doğrultusunda sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesi istemine ilişkin olduğu, Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan işlerden olmadığı anlaşılmakla bu hususla ilgili yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20....
Çoğun içinde azı var kuralı gereği davacının tapu iptal tescil istemi yerinde görülmediği takdirde bunun bedeline ilişkin alacak isteminin mahsubu yapılan 102.677,10 TL'yi kapsadığı da kuşku götürmez bir gerçektir. İpoteğin dayanağı olan temel borcun 13/03/2007 tarihli tutanak olduğuna ve bu tutanağa ilişkin temin edilen malzeme bedelinin de ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında davacı alacağından mahsup edildiğine göre bu mahsup işleminde ortaya çıkan ve istirdat isteminin sonucunu doğuran 102.677,10 TL'lik miktar yönünden davacının davalılar ... İnşaat ... Ltd. Şti. ve ... Elektrik ... Ltd. Şti.'den alacağı kalmıştır. Eldeki dava ister sebepsiz zenginleşme ister istirdat hükümlerine göre değerlendirilsin, istirdatı gereken alacak yahut fazladan zenginleşilen alacak ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/679 Esas sayılı dosyasında ......
Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebilir. ----- Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak kararlaştırılan cezai şart da ----- geçersizdir. Dava konusu araç satış sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle, -------- olduğu anlaşılmakta olup, bu tür geçersiz sözleşmelerde taraflar sözleşme uyarınca birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteme hakkına sahiptirler. Somut olayda da geçersiz sözleşme nedeniyle herkes aldığını iade ile yükümlüdür. Yine geçersiz olan sözleşme nedeniyle cezai şart talebinde bulunulamayacağı kanaatine varılmıştır....
Bu nedenle mahkemece pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca davacı dava dilekçesinde taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını belirterek, davalının maliki olduğu taşınmazda tadilat ve imalat işleri yaptığını, bedelinin ödenmediğini belirterek sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talepte bulunmuştur. TBK'nın 77 vd maddelerinde sebepsiz zenginleşme hükümleri düzenlenmiş olup, davacı yaptığı imalatlar ile davalının sebepsiz zenginleştiğini iddia ettiğinden davalının pasif husumeti bulunmaktadır....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının yaz okulu için yaptığı 7.500,00 TL ödemenin iadesi talebi yönünden davanın reddine, davacının alttan alınan ders ücretlerinin iadesi istemi yönünden davasının kabulü ile 15.000,00 TL'nin 5.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiyesine ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, eğitim gördüğü dönem içerisinde yaz okulunda ve başarısız olup, tekrar almış olduğu derslere ilişkin olarak davalı üniversiteye mükerrer ödeme yapması nedeniyle eldeki davayı açmıştır....


