YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 ile 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ile gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ait ihbarnamelerin davacının adresinde bulunamadığından bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'ndaki tebligatla ilgili düzenlemelere uyulmaksızın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre mahalle muhtarına imzalatılmak ve haber kağıdı kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği dikkate alındığında, ortada usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligattan ve kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir....
Dosyanın incelenmesinden; davada iptali istenilen ödeme emrinin konusu olan kamu alacağının asıl borçlu yönünden tahsil edilebilir hale geldiği anlaşıldığından; davacı adına, ihbarname gönderilmeden, doğrudan ödeme emri düzenlenip, tebliğ olunmasında, açıklanan hukuki duruma aykırılık yoktur. Bu nedenle, temyize konu direnme kararının açıklanan gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile kararın gerekçesine katılmıyoruz....
İİK. 62. maddesi uyarınca borçlu ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde itirazda bulunarak icra takibini durdurabilir. İİK 67. maddesi uyarınca davacı alacaklı genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir. Davacı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatmadığından mahkemece davada uygulama yeri bulunmayan İİK 168. maddesi uyarınca red kararı vermesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. “ gerekçesiyle hüküm bozulmuştur....
Şti.' nin kesinleşen ve ödenmeyen vergi borçlarından dolayı şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; asıl mükellef adına düzenlenen ödeme emrinin, mükellefin bilinen adresine posta yoluyla tebliğ edilememesi nedeniyle ilanen tebliğ edildiğinin ileri sürüldüğü, ancak ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin belgeler incelendiğinde, asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin bilinen adresine tebliğ edilemediğini gösteren herhangi bir tebliğ belgesinin bulunmadığı, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesindeki usule göre tutulacak tebliğ tutanakları ile tespit edilmeksizin ilanen tebliğ yoluna gidildiği, buna göre asıl borçlu şirket hakkında tüm takip yollarının usulüne uygun tüketilmediği anlaşıldığından şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacının takibe alınmasında ve adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, muhasebe hizmeti verdiği … Turizm Organizasyon ve Animasyon Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi adına tarh edilen 2009 yılının Nisan dönemi gelir (stopaj) vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası ve tarhiyata konu vergi üzerinden hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde öngörülen sorumluluk, beyannameleri imzalayan muhasebecilerin, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından kaynaklanmaktadır....
A.Ş'nin 2004/9-12.aylar , 2005/1-3.aylar , 2006/5-9.aylar , 2007/3-12.aylar , 2008/1-12. aylar arasındaki döneme ilişkin ödenmeyen işsizlik sigorta primi ve gecikme zammı borçlarından dolayı 6183 sayılı Yasa uyarınca Adana Sosyal Güvenlik il Müdürlüğünün 2009/11952 sayılı dosyası ile takip yapıldığı, takip dosyasından borçlu şirket ile şirket ortağı olan davalı.....’a ödeme emirleri tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davanın yasal dayanaklarından 6183 sayılı Yasanın 58. maddesi hükmüne göre; ödeme emrine karşı, böyle bir borcun bulunmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı nedenleriyle ödeme emrinin ilgiliye tebliğinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde iptali için dava açılabilir. Öncelikle, Mahkemenin; davalıya yapılan tebliğin usulsüz olduğu, beyan ettiği öğrenme tarihine itibar edilerek, iş bu davanın 7 günlük yasal sürede açıldığına ilişkin kabulü yerindedir....
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu … tarih ve … , … , … , … , … , … ve … sayılı ödeme emirleri ile ... sayılı ödeme emrinin (… , … , … , … , … , … , … , … , … , … , … ve … takip dosya numaralı amme alacakları için) kısımları yönünden; asıl borçlu şirket tarafından, bu kısımdaki ödene emirleri içeriği amme alacakları için 6736 sayılı Kanun uyarınca yapılandırmadan faydalanıldığı, buna göre ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu tüzel kişilikten tahsili amacıyla tüzel kişilik adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildikten sonra yapılacak malvarlığı araştırması üzerine herhangi bir malvarlığına rastlanılamaması sonrasında davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, bu işlemler yapılmadan düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin ilgili kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin (…, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … takip dosya...
de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle hakkında 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereğince toplam 119.952.187,49-TL'nin tahsiline ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve E. … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ve davacı adına düzenlenen 07/01/2016 tarih ve E.126 sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, verilen bu karar ile ödeme emrinin dayanağı olan ödemeye çağrı mektubuna dair işlemin hukuka uygun bulunduğu, bu durumda, hukuka uygun bulunan ve vadesinde de ödenmeyen alacağın 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsiline ilişkin olarak tanzim edilen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....
Mahkemece, icra takip dosyalarına sunulan hakem heyeti kararının itirazın iptali kararı mahiyetinde olduğu ve hakem heyeti kararında yer alan alacak kalemlerinin icra emri ile uyumlu olduğundan bahisle ve sair gerekçelerle şikayetlerin tamamının reddine karar verilmiştir. ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2003/9496 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; “Mayıs 2003 dönemine ilişkin elektrik alacak tutarı”nın tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yapılan itirazın alacaklı tarafa 24.03.2005 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı tarafça (... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/187 Esas sayılı dosyasında süresinde) itirazın iptali davası açıldığı, ancak Mahkemece, davanın tahkim şartı nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay 19....
D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 1998/1182 Karar No: 1999/926 Temyiz İsteminde Bulunan : … Belediye Başkanlığı - … Vekili : … Karşı Taraf : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı - … Vekili : … İstemin Özeti : … Belediye Başkanlığınca tahsil edilen 1994-1995 yılları çevre temizlik vergisinden … Büyükşehir Belediye Başkanlığına aktarılması gereken payın süresinde ödenmediğinden bahisle düzenlenen ve çevre temizlik vergisi ile buna ilişkin gecikme zammını içeren ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; 2464 sayılı Kanunun mükerrer 44. maddesinde Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan belediyeler tarafından tahsil edilen katı atıklara ilişkin çevre temizlik vergilerinin % 20 sinin münhasıran çöp imha tesislerinin kuruluş ve işletmelerinde kullanılmak üzere büyükşehir belediyelerine tahsilatı takip eden ayın 15. günü akşamına kadar aktarılacağının hükme bağlandığı, kanunda pay tabirinin...


