Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 sayılı Kanun ile devletleştirildiği, 5658 sayılı Kanun'a göre de iade hükümlerine tabi olmaması nedeniyle dayanak tapunun hukuki değerini yitiren bir tapu olduğu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır....
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 sayılı Kanun ile devletleştirildiği, 5658 sayılı Kanun'a göre de iade hükümlerine tabi olmaması nedeniyle dayanak tapunun hukuki değerini yitiren bir tapu olduğu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır....
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 sayılı Kanun ile devletleştirildiği, 5658 sayılı Kanun'a göre de iade hükümlerine tabi olmaması nedeniyle dayanak tapunun hukuki değerini yitiren bir tapu olduğu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır....
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1945 yılında 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirildiği, 5658 Sayılı Yasaya göre de iade hükümlerine tabi olmaması nedeniyle dayanak tapunun hukuki değerini yitiren bir tapu olduğu, 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, Çandır Köyü 525 parsel sayılı, 6679 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre kamulaştırılarak 26/01/1971 tarihinde idari yoldan Hazine adına tescil edilen ve çam, ... ve ... ormanı niteliğindeki ,556 parsel sayılı taşınmaz içinde olduğu halde, mükerrer olarak kişi adına oluşturulan tapunun yolsuz tescil olduğunu ileri sürerek,kerpiç ev ve tarla niteliği ile davalılar adına kayıtlı bulunan tapunun iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptaline ilişkindir....
Mahkemece, çiftlik tapu kaydına tutunan davacı gerçek kişilerin iddiaları ve sundukları deliller, dayandıkları tapu kayıtları yöntemince uygulanmamış, tapu kaydı uygulaması yönünden, Kadastro Mahkemesinin 05.04.2001 gün ve 1996/11-16 sayılı kararı kesin hüküm olarak kabul edilmiş ve bu dosyadaki tapu uygulamasına dayanılmışsa da, bu karar, o davanın tarafı olan tapu malikleri Necip Mümtaz Şerefli ve paydaşları yönünden Kadastro Kanunun 34. maddesi gereğince kesin hüküm oluştursa da, kadastro mahkemesinin sözü edilen 1996/11 E. sayılı dosyasında taraf olmayan Hazine ve bu dosyanın davacıları olan ve zilyetlikle edinme iddiasında bulunan gerçek kişiler yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı gözetilmemiştir. Tapu kaydına dayanan davacıların tapuları hakkında verilen Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.11.1978 gün ve 1977/11819-13674 sayılı ve 16....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Tescil ve Terkin ... ile Hazine ve Kestel Belediye Başkanlığıaralarındaki tapu iptali tescil ve terkin davasının kabulüne dair 1....
Kabule göre ise, davaya konu 216 ada 73 sayılı parsel tapuda orman vasfıyla adına kayıtlı olmasına rağmen, parselin kabule konu krokide (B) harfi ile gösterilen 5523,89 m² yüzölçümlü bölümü dışında geriye kalan bölümü hakkında tapu tescil kararı verilerek mükerrer tapu oluşturulmuş olması ve mükerrer olarak oluşturulan tescil kararında da “orman vasfıyla adına” tapuya tescil denileceği yerde “orman vasfıyla ... Hazinesi” denilerek tescil hükmü kurulması da doğru olmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “TAPU İPTALİ” davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin “06/07/2007” gün ve “2007/6702 - 9667 EK.” sayılı ilamıyla “BOZULMASINA” karar verilmiş, süresi içinde “DAVALI ... VE ARKADAŞLARI VEKİLİ” tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, kadastro sırasında Çandır Köyü 71 sayılı parselin, davalıların miras bırakanları adına tespit ve tescil edilerek kesinleşmişse de aynı yerin çam, ... ve ... ormanı niteliğiyle Hazine adına kayıtlı olan 556 sayılı parselin çapı içinde yer aldığını ileri sürerek 71 parsel sayılı taşınmazın yolsuz ve mükerrer olan tapu kaydının iptali istemiyle dava açmıştır....
adına kayıtlı 10.06.1969 tarih, 54 sıra, 196 cilt, 70 sayfa nolu tapu kaydı ile yine aynı yere ait Maliye Hazinesi adına kayıtlı 10.11.1942 tarih, 32 sıra,115 cilt, 115 sayfa nolu tapu kayıtlarının aynı yeri kapsadığı ve mükerrer olduğu anlaşılmış olup Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere Hazine tapu kapsamının toprak tevzi yoluyla kişilere dağıtmış olması nedeniyle eski tarihli tapuya değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 123 ada 19 sayılı parselde tapuya kayıtlı taşınmazın orman mühendisi bilirkişiler ... ... ve ... 30/11/2010 tarihli raporlarında ve harita mühendisi ......


