WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir. 5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir....

Asliye Hukuk Mahkemesinde Belediye, Orman Yönetimi ve Hazine arasında görülen tapu iptali tescil davalarında (1997/243-397) taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğuna ve orman kadastrosu yoluyla oluşan 3586 sayılı parsel tapusunun geçerli esasa dayandığından mükerrer olarak oluşan 3289 sayılı parsel ve gittilerinin tapu kayıtlarının iptaline karar verildiği, böylece orman kadastrosu sonucu Hazine adına orman niteliğiyle oluşturulan 3586 sayılı parselin tapu kaydının geçerliliğini koruduğu, askı ilan süresi içinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından Orman Yönetimine husumet yönelterek dava konuusu parselin niteliğinin değiştirilmesi amacıyla açılan ve Belediyenin de katıldığı Kadastro Mahkemesinin 1996/63 sayılı davasının reddine dair verilen kararın 20....

Dayanaksız ya da hukuki duruma uymayan kayıtlar düzenlemek, taşınmazın niteliğinde yanlışlıklar yapmak da aynı kapsamda düşünülmüştür. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E., 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E., 2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E., 2010/668 K. sayılı kararı)....

Mahallesi 751 ada 51 parsel sayılı 2383,04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliği ile belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, dava konusu taşınmazın öncesinin eski tarihli belgelerde ... sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ile ... niteliği ile Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ... iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ... kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, 25.02.1992 - 26.03.1992 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiş, çekişmeli parsel ... alanı dışında bırakılmıştır. Mahkemece, ......

Köyü 119 ada 5 parsel sayılı 5.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tespiti 08.06.2007 yılında, bu taşınmaza komşu Hazineye ait, Yenimahalle Mahallesi 112 ada 134 parsel sayılı 5.000,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tespiti ise 1991 yılında kesinleşmiştir. .... Kadastro Müdürlüğünün 16.05.2011 tarihli yazısında davacı Hazine adına kayıtlı 119 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 1.368,76 metrekare yüzölçümündeki bölümünün mükerrer kadastro nedeniyle 112 ada 134 parsel sayılı taşınmaz, 38,84 metrekarelik bölümünün de yol içinde kaldığı belirtilmiş, ... Tapu Müdürlüğünce ...’nün yazısı doğrultusunda işlem yapılacağının davacı Hazineye bildirilmesi üzerine, davacı Hazine tarafından ilgili işlemin iptali için dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir....

, taşınmazların yüzölçümünün kadastro sırasında, toprak tevzi çalışmalarında tevzi edilenden eksik tespit edildiği ve bu eksikliğin 622 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasının hukuken dinlenme imkanı bulunmadığına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir....

çakıştığını, çakışan kısım üzerinde mükerrer kayıt ihdas edildiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu belirterek taşınmazın 328402,87 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile, mera olarak Hazine adına özel siciline kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/1. maddesi kapsamında düzenlenen ve niteliği itibariyle mülkiyet ihtilafından kaynaklanan, mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, taşınmazların sınırında herhangi kayma ve sınır değişikliği olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan çakıştırmada mükerrer olan kısımların tespit edildiği belirtilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/1. maddesinde; evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağı, bu gibi yerlerin ikinci defa kadastroya tâbi tutulması halinde ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı ve Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesine göre işlem yapılacağı, süresinde dava açılmadığı takdirde ikinci defa yapılan kadastronun tapu sicil müdürlüğünce re'sen iptal edileceği belirtilmiştir....

Davacı ...; Tapu Müdürlüğü tarafından mükerrer kadastro nedeniyle 1389, 1976 ve 3562 parsel sayılı taşınmazlarda miktar tenzilleri yapıldığını, ancak ... İlçesindeki tapulama çalışmaları sırasında Hazine adına tescil edilen 55, 58, 155 ve 243 parsel sayılı taşınmazların Hazine mülkiyetinde olmaları nedeniyle 1389, 1976 ve 3562 parsellerle çakışan alanlarının 2981 sayılı Yasa kapsamında belediyelerine devri gerektiğinin kesinleşmiş mahkeme kararları ile tespit edildiğinden, bu kısımların mükerrer tapulama nedeniyle tapu iptali yoluna gidilemeyeceğini ileri sürerek, 55, 58 ve 243 sayılı parsellerin tamamı ile 155 sayılı parselin .... İlçe sınırları içinde kalan kısmının tapu kayıtlarının iptali ve belediye adına tescili isteğiyle eldeki davayı açmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.12.2013 gün ve 408-646 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü. -KARAR- Dava, mükerrer kayıt nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, 2006 yılında satın alarak paydaşı olduğu ... Köyü ... parsel sayılı taşınmazın kadastral tespitinden sonra davalıların paydaşı oldukları ... Köyü ... parsel sayılı taşınmazın kadastral tespiti ve mükerrer kayıt oluştuğunu ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır....

UYAP Entegrasyonu