"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu taşınmazların kadastro tespiti sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, tespite vaki itirazlarının yetkisiz kişi tarafından yapıldığı gerekçesi ile Bakırköy Tapulama Mahkemesince reddedilerek görevsizlik kararı verildiğini, dava konusu taşınmazın Sultan Beyazıt Vakfından mazbut 1 ve 7 kapı nolu atık 176 dönüm Mart 1338 tarih, 37 cilt, 77 sayfa 54 ile 58 nolu Tonaş vakdi istafon vd. ait tapunun Kanarya mevkiinde itiraz olunan 1935 adet parselle ilgili olduğunu, Halkalı 949 parselin ise 11.1.1958 tarih 151 sıra nolu tapu kaydına istinaden Hazine adına tescil edilen taşınmazlar çakışarak mükerrer kayıt oluştuğunu, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, 1782 parselin davalılar adına olan kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir....
parsel sayılı 2092,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, avlulu kargir ev niteliği ile belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, dava konusu taşınmazın öncesinin eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ve tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne; dava konusu parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, 25.02.1992 - 26.03.1992 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiş, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır....
Dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/1. maddesi kapsamında ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesinde düzenlenen ve niteliği itibariyle mülkiyet ihtilafından kaynaklanan, mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır....
Mahkemece; "Beykoz Kadastro Mahkemesinin 05.04.1989 gün 1989/35-34 sayılı kararının tapu sicil müdürlüğünce yanlış infaz edildiği, bu durumun Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/61-1998/554 sayılı kararı ile belirlendiği, hükümde 3 numara ile işaretli yerin tapu sicil müdürlüğünce 37 ada 3 sayılı parsel gibi algılanarak 37 ada 3 parselin tamamının tarla niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, Kadastro Mahkemesinin 37 ada 3 sayılı parsel hakkında iptal kararı vermeden 3 numaralı yer hakkında tescil kararı vererek mükerrer tapu kaydı oluşumuna sebebiyet verdiği, mahkemece hükümde, çekişmeli taşınmazların 1, 2, 3 numara ile işaretli yerler olarak belirtilmesi gerekirken, sehven (maddi yanılgı ile) 1, 2, 3 parseller hakkında hüküm kurulması nedeniyle, kadastro mahkemesinin kararı yanlış anlaşılarak aslında orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen 37 ada 72 sayılı parselin, tarla niteliği ile Hazine adına yanlışlıkla tescil edildiği" gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 37 ada...
Yönetimi, 06/08/2014 tarihli dava dilekçesiyle, ...ilçesi Merkez Beldesi sınırları içinde bulunan ormanların 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosu ve aynı kanunun 2/B madde uygulama çalışmaları 55 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapıldığını ve 08/10/1987 tarihinde düzenlenen askı mazbatasıyla ilan edilerek kesinleştiğini dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığını, ...ilçesi ....köyünde 27 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan ve 26/01/1990 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman tahdit kadastrosunda dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığını, arazi kadastrosunun 2010 yılında yapıldığını, çekişmeli taşınmazın kişi adına tespit edilerek kesinleştiğini, 27 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan kadastronun mükerrer olup yok hükmünde olduğunu ileri sürerek ikinci orman kadastrosunun iptali ile davalı adına yapılan tapunun iptali ve Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır....
Hukuk Dairesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/388 Esas - 2020/1263 Karar sayılı kararıyla, davacının dava dilekçesinde 04/08/1989 tarihli ve 14 ada 7 parsel sayılı tapu kaydına dayanması, aynı dilekçede tapu kaydının geldisinin daha eski tarihli olduğunu ve davacının burayı satın aldıktan 1 yıl sonra kadastro geçtiğini bildirmesi, yine taşınmaz yönüyle mükerrer kadastro olmadığının belirlenmesi ve taşınmaza yönelik kadastro tespitinin 1990 tarihli olması hususları birlikte gözetildiğinde davanın; kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, Davanın açıklanan bu niteliğine göre 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde ön görülen hak düşürücü süreye tabi olduğundan kuşku bulunmamasına, somut olayda; çekişmeli 314 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 1990 tarihinde yapıldığı ve söz konusu tespitin itirazsız olarak 14/08/1992 tarihinde kesinleşmesine ve bu halde tespitin kesinleştiği 14/08/1992 günü ile davanın...
Mahallesi 314 ada 157 parsel sayılı 638,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle A.. K.. adına tesbit edilmiş iken gerçek kişinin davası üzerine hükmen A.. K.. adına tapuya kayıt ve tescil edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli 314 ada 157 parsel sayılı taşınmazın evveliyatı itibariyle orman sayılan yer olması sebebiyle orman sınırları içine alındığını belirterek çekişmeli taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile; davaya konu Osmaniye İli, Kadirli İlçesi, .. M..Mahallesi 314 ada 157 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Nitekim, 22/2-a maddesi Yönetmeliğinin (Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usûl ve Esaslara İlişkin Yönetmelik) 9/a maddesinde, genel mahkemelerden aktarılması gereken davalar, "sınır veya yüzölçümüne yönelik" davalar olarak açıklanmıştır.Uygulama kadastrosu kapsamında aktarılması gereken davalar, genel mahkemelerde açılan “müşterek sınırın değiştirilmesi istemli tapu iptali ve tescil davaları”, “Kadastro Kanununun 41. maddesine dayanılarak açılmış davalar”, “Tapu kaydında yazılı yüzölçümünün düzeltilmesi davaları” ile “3402 sayılı Kanunun 22/1. maddesi kapsamında kalan mükerrer kadastrodan kaynaklanan davalar”dır. Bu durumda, temyiz aşamasında uygulama (yenileme) kadastrosu yapıldığından ve ... Kadastro Mahkemesinin 2016/4 Esasında derdest dava bulunduğundan eldeki 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi uyarınca açılan düzeltmeye itiraz davasının kadastro mahkemesine devrine karar verilmesi gerekmektedir....
suretiyle taşınmaz hakkında mükerrer biçimde feragat nedeniyle davanın reddine dair karar verildiği, şu halde bahsi geçen bu kararın mükerrer nitelikte olduğu, çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline esas kararın önceki tarihli Kaynarca Kadastro Mahkemesinin 2001/22 Esas, 2004/15 Karar sayılı kararı olduğu ve taşınmazın tutanağının 08/11/2004 tarihinde hükmen kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4....
Dava, tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro sonucu Gümüşkavak mahallesi çalışma alanında bulunan 669 parsel sayılı 6.540 m2 yüzölçümündeki taşınmazın hükmen dava dışı Mehmet Kaya ve arkadaşları adına, daha sonra satın alma nedeniyle de davacılar ... ve ... adına tescil edildiği, tapu müdürlüğünce davacılar adına kayıtlı 669 parsel sayılı taşınmazın tamamının ... mahallesi kadastro çalışma alanında 461 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 461 ada 20 parsel sayılı taşınmaz ile mükerrer kadastro durumunun oluştuğu gerekçesiyle 30 gün içerisinde hukuk mahkemelerinde dava açma hakkının bulunduğunın davacı tarafa bildirildiği, davacılar ... ve ...'...


