WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

Genel muvazaa hükümleri ise 6098 sayılı TBK'nın 19.maddesinde (818 sayılı BK 18.madde) düzenlenmiştir. Buna göre tarafların gerçek ve ortak iradeleri esas alınacak olup, davanın konusunu oluşturan şirket hisselerinin devri yönünden TBK'nın 19.maddesi ve 6762 sayılı TTK'nın 520.maddesi kapsamında değerlendirme yapılıp karar verilmesi gereklidir. Çünkü işlemlerin yapıldığı tarihte şirket limited şirket ve hisse devirlerinin yapıldığı tarih itibariyle 6762 sayılı TTK'nın 520.maddesi yürürlüktedir. Sonradan yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'da ise gerek limited şirketlerde gerekse anonim şirketlerde hisse devrinin yazılı yapılması ve ortaklar kurulu tarafından onaylanması yeterlidir. Muvazaa mutlak ve nispi muvazaa olarak ikiye ayrılır; mutlak muvazaa da taraflar herhangi bir hukuki işlem yapmak istemezler, yalnızca görünüşte bir hukuki işlem için gerekli irade açıklamasında bulunurlar....

Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı öncesinde mahkemece alınan raporda davalının şirketin gerçek değeri üzerinden hesaplanan payları alım gücü olmadığının ve taraflarca bedelde muvazaa yapıldığının tespit edildiğini, davalının alım gücü olmadığı gibi miras bırakanın da devir sebebi bulunmadığını, hükme esas alınan raporun gerçek bir incelemeye dayandığını, davalı tanıklarının miras bırakanın mallarını satmak istediğine ilişkin beyanlarının kendi içerisinde tutarsız olduğunu, miras bırakanın sağ olduğu dönemde dahi kendisini şirkette davalı damadının temsil ettiğini, gerek esas gerekse usul bakımından geçersiz işleme dayalı bir devir yapıldığını, davalıların devir tarihinde hangi sebeple böyle bir mal varlığı edindiğinin açıklanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muvazaa iddiasına dayalı anonim şirket hisse devrinin iptali istemine ilişkindir 2....

Şti'nde 75 pay hisse sahibi iken, 18.01.2006 tarihinde 60 pay hissesini davacıdan mal kaçırmak amacıyla davalıya devrettiğini, davalının davacının erkek kardeşi ...'ın oğlu, davacının yeğeni olduğunu, devir tarihinde davalının 22-23 yaşlarında öğrenci olup, bu hisseleri devralabilecek mali yeterliliğe sahip olmadığını ileri sürerek, muvazaa nedeniyle hisse devrinin iptali ve miras hissesi oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hisse devri işleminin muvazaalı olmadığını, davalının şirketin aile şirketi olması nedeni ile lise çağlarından bu yana şirkette çalıştığını, emeği ile şirkete katkıda bulunduğunu, açıköğretim fakültesinde okuduğunu, şirkette çalışırken okumaya devam ettiğini, ayrıca mal varlığının bu hisseleri almaya yeterli olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur....

görünen amaçtan farklı bir doğrultuda muvazaalı bir şekilde biçimde şirket ortaklık yapısını değiştiren hisse devir işleminin mutlak butlan nedeniyle iptali ile devredenlere aidiyetinin tespitine, kaydın terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir....

Davacı şirket tarafından 11/12/2015 tarihli olağanüstü ortaklar genel kurul toplantısında alınan 10/12/2015 tarihli hisse devrinin onaylanmasına dair kararın iptali konusundaki dava davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin .. . . Şişli/İstanbul adresinin bulunduğu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetki alanında olduğundan iş bu talebe bakmaya kesin yetki kuralı gereğince Mahkememiz yetkili değildir. Bu itibarla ... Ltd. Şti.'...

e devredildiğini, ekte mahkemenize sunmuş olduğumuz 02/02/2010 tarihli protokol ile yapılan hisse devir sözleşmesinin muvazaalı olduğu taraflarca açıkça kabul edildiğini, babası muris... o dönemki birtakım borçlarından kurtulmak amacıyla... bu muvazaalı işlemin tarafı olduğunu, yapılan hisse devir sözleşmesi mutlak muvazaa nedeniyle hükümsüz olduğunu, davacının miras payından yoksun kaldığını, davalı gerek Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde vermiş olduğu tanık beyanında gerekse 02.20.2010 tarihli protokolde... tarafından kendisine yapılan %3 oranındaki hisse devrinin muvazaalı olduğunu kabul ettiğini, davalı ile yapılan hisse devir sözleşmesinin mutlak muvazaa nedeniyle hükümsüz olduğunu, sözleşmenin hükümsüz olması, hisse devrinden sonra yapılan sermaye arttırımlarının şirketin geçmiş yıl karı ve geçmiş yıl yedek akçelerinden karşılanan miktarla kötü niyetli olarak yapılması nedeniyle davalının ...-... ... Kalıpçılık İnş. San ve Tic Ltd....

Esas sayılı dosyasında müflis şirket aleyhine takip başlattığı, müdahil ...AŞ'nin söz konusu bononun muvazaalı olarak düzenlendiği iddiasıyla davacı ve müflis şirket aleyhine tasarrufun iptali davası açtığı, tasarrufun iptali davasında müflis şirket hakkında iflas kararı verilmesi nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verildiği, kararın yargılama giderleri yönünden temyizi üzerine Yargıtay 17....

Yukarıda açıklandığı üzere somut olayda, davacının muvazaa iddiasıyla davalılar arasında yapılan şirket hisse devrine yönelik tasarrufun iptali isteğinde bulunduğuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi olup dava, ticaret mahkemesinin görev kapsamı dışında kalmaktadır. Bu durumda Mahkemece davada genel mahkemenin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esası incelenerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir....

ın baba-oğul olduklarını, daha önce diğer davalı ... şirketinde ortak olarak ticaret yaptıklarını, davacı babanın oğlunun yaşlılığında kendine bakacağı taahhüdüne güvenerek şirketteki hissesini bedelsiz olarak oğluna devrettiğini, ancak taahüdünü yerine getirmediğini, bu hisse devir işleminin muvazaa sebebiyle iptali gerektiğini, kaldı ki devir sonrası şirket ana sözleşmesi tadil işleminin de usulünce yapılmadığını ileri sürerek batıl olan hisse devir sözleşmesi nedeniyle davacının şirkette halen ortak olduğunun tespitine, mahkeme sözleşmenin batıl olduğu kanaatinde değilse hukuka aykırı bulunan 29/12/1993 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep ve etmiştir. Davalılar vekili; 1993 yılında yapılan hisse devir sözleşmesinin geçerli olduğunu, davacının bu işleme karşı dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını, hisse devrinin bedel mukabilinde yapıldığını ve sözleşmede bedelin nakden ve defaten ödendiğinin yazıldığını savunarak davanın reddini istemiştir....

Gerçekten de TBK m. 19 hükmünde genel muvazaa düzenlenmiş olup, “…..tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır” hükmü getirilmiştir. Mirasçı sözleşmenin tarafı olmadığından sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığı iddiası her türlü delille kanıtlanabilir. Özellikle, resmi sicillere bağlı tutulan malların muvazaalı devrinde TBK'nın 19. maddesinin uygulanabileceği ve muvazaa iddiasının araştırılacağı yasal ve yargısal uygulama gereğidir. Somut dosya kapsamında davacı tarafça muvazaalı olduğu ileri sürülen limited şirket hisse devrinin iptali ile devreden murise ait payların adına tesciline karar verilmesine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu