‘a vermiş olduğu vekaletname kullanılarak diğer davalı eşi...’e devredildiğini, işlemin gerçekte bir satış değil satış şeklinde gösterilmiş bir bağış olduğunu, açık bir şekilde muvazaalı bir işlem yapıldığını satış bedelinin de ödenmediğini, satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu davalı vekilin, yapılan hatayı düzelteceğini beyan ederek kendisini oyaladığını, eşiyle arası bozulduktan sonra bu imkanın kalmadığını ileri sürerek sözleşmenin geçersizliğine ve tapu kaydının iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar, satış işleminin gerçek olduğunu, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2017/1186 Esas KARAR NO:2022/794 DAVA:Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/11/2017 KARAR TARİHİ:05/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı--- tarih ve--- yevmiye nolu “---imzalandığını, satış vadine konu olan taşınmazın ----Parsel üzerindeki --- bağımsız bölüm şeklindeki-- olduğunu, dava konusu taşınmaz için --- tarihinde---- peşin nakit para, ----tutarında bir adet --- ile toplam --- ödeme yapıldığını, --- hem ispat hem de ödeme aracı olduğunu, taraflar arasında bu hususun ihtilafsız olduğunu, sözleşme uyarınca satış vaadine konu gayrimenkulün teslim tarihinin---- olarak kararlaştırıldığını, yine sözleşme ile belirtilen tarihte taşınmazın anahtar teslim şeklinde teslim edileceğinin, buna aykırılık halinde ise başta cezai şart ve kira bedeli ödeneceğinin...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tazminat-tenkis davası sonunda yerel mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, tazminat, olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan babası ...’ın maliki olduğu ... ili ......
Dava; davalı şirketin ---- kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin olup, Uyuşmazlık:Bu kararların yok hükmünde olup olmadığı, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılık taşıyıp taşımadığı, iptali şartlarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır....
ileri sürerek, davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur....
ün diğer davalıların annesi olduğunu, geçirdiği ameliyatlar nedeniyle bakıma muhtaç olup tüm ihtiyaçlarının davalı ... tarafından karşılandığını, diğer davalı kardeşlerin maddi durumları itibariyle ve davalı ...'in annesine bakması nedeniyle dava konusu taşınmazda 2013 yılında ... lehine intifa hakkı tesis ettiklerini, iddianın aksine ortada bir kötüniyet ve muvazaa olmadığını, asıl kötüniyetle hareket edenin davacı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazda davalılara ait payların kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür....
ın ise 05.01.2011 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile davalı yüklenici şirketten satın ve teslim aldığı ileri sürülerek açılan davalarda, davacı ...'ın sözleşmesinin eski tarihli olması nedeniyle davasının kabulüne karar verilmiş ise de davalı yüklenici şirket yetkilisinin ve davacı ...'ın imzasını taşıyan 06.10.2009 tarihli tutanakta satış bedelinin eksik ifası nedeniyle davacı ...'ın sözleşmesinin feshedilip senetlerinin iade edildiği iddia ve savunma yolu ile ileri sürülüp belgeler ibraz edildiğine göre, tarafların delillerinin toplanıp incelenmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirdi. Ayrıca, davacı ..., 07.06.2009 tarihli harici yazılı satış sözleşmesi ile 15. kat 30 nolu bağımsız bölümü satın aldığını beyan etmiş ise de, davalı yüklenici şirketin davacı ...'...
a ölünceye kadar bakma akti ile temlik ettiğini, murisin bakım ihtiyacı bulunmadığını, asıl amacın kız çocuğu olması nedeniyle kendisinden mal kaçırmak olduğunu, daha önce ölen babası H.. Y..'tan kalan taşınmaz malların taksimi sırasında da kendisine daha az taşınmaz verildiğini ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı; yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığını, evlendiği günden beri annesi ve babası ile birlikte oturduğunu, uzun süredir hasta olan murise kendisi ve eşinin baktığını, bakım akdinin gereklerini en iyi şekilde yerine getirdiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı, hasta olan murise ölünceye kadar davalı ve eşi tarafından bakılarak her türlü ihtiyacının karşılandığı, ayrıca yapılan aktin ivazlı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir....
” nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, bu pay yönünden mirasbırakan ......
a ödendiği, davaya konu bağımsız bölümlerin satış vaadinin kredi sözleşmelerinin kat ihtar tarihi olan 30/04/2001 tarihinden önce 27.04.2001 tarihinde gerçekleştiği, satış vaadinin yapıldığı tarihte davalı ...'ın borçlarının banka tarafından kat edilmediğinden davalı ...'ın borçlarını ödeyip ödemeyeceğinin belli olmadığı bir dönemde davalı ... ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin yapılması nedeniyle davalı ...'ın borçlu ...'ın borçlarını bilecek durumda olmadığı, Mahkememizce davalıların nufus kayıt örnekleri üzerinde yapılan incelemede tarafların akrabalık bağının da tespit edilemediği, dinlenen tanık beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirirldiğinde davalıların davacı bankaya zarar vermek için mal kaçırma kastı ile hareket ettiklerine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 17....


