WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

KARŞI OY YAZISI Dava, inanç sözleşmesi iddasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Mahkemece, dava konusu 61 parsel sayılı taşınmazın 16.07.1991 tarihinde temlik edildiği; temlikin teminat amaçlı olduğunun 03.11.1992 tarihli teminat sözleşmesi ile anlaşıldığı gerekçesiyle verilen kabul kararı, karar düzeltme isteği üzerine sayın Daire çoğunluğunun anılan belgenin “… temlikten sonra düzenlendiği…” görüşüyle davanın reddi gerektiğinden söz edilerek bozulmuş, mahkemece hükümde direnilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inanç sözleşmesinin geçerlilik şartı olmayıp bir kanıtlama aracı olduğu, öğretide ve uygulamada oybirliğine yakın bir çoğunlukla kabul edilmektedir. (Örneğin Bkz. Açıklamalı-İçtihatlı İnançlı İşlem ve Muvazaa davaları Eraslan Özkaya 2. Baskı sayfa 34; İnançlı İşlemler Güray Öztürk Yetkin Yayınları 1998, sayfa 58, 89, 160, 167; Doç. Dr. Ergün Özsunay-Türk Hukukunda Ve Mukayeseli Hukukta İnançlı Muameleler, Cezaevi Matbaası 1968 basım....

engel bulunmadığı, yine bedelde muvazaa iddiasının da dinlenemeyeceği zira kişinin kendi muvazaasını 3 üncü kişilere karşı ileri süremeyeceği, tapudaki satış bedeli ve alıcıya düşen masraf toplamı olan 612.000,00 TL'nin davacı tarafça depo edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne; ... ili, Merkez ilçesi, ......

Davalı tarafın, tarafların iradelerinin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kurulmasına yönelik olduğu -muvazaa iddiası- yönünden yapılan değerlendirmede, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin başka bir amaçla -taşınmaz satış vaadi amacıyla- kurulduğunun iddia edildiği, taraflar arasındaki muvazaa iddiasında ispat yükünün davalıya ait olduğu ve yazılı delil ile ispatı gerektiği, davalının bu iddiasını yazılı delil ile ispat edemediği anlaşılmıştır....

Öte yandan, bilindiği ve 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere ''muris muvazaası, mirasbırakanın danışıklı olarak mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapuda kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklaması halinde, saklı pay sahibi olsun yada olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların görünürdeki satış sözleşmesinin BK'nın 18 inci maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabilmelerine olanak veren hukuki bir olgu'' olarak tanımlanmaktadır. Kural olarak Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları konuları ile sınırlı, gerekçeleri ile aydınlatıcı ve sonuçları ile bağlayıcıdır....

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil,olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir. Davacı, muris eşi ...’in, 2731 ada 17 parsel sayılı taşınmazını çocuksuz olması nedeniyle ölümü halinde eşine ve kız kardeşlerine kalmasını istemediğinden davalı yeğenlerine temlik ettiğini,çekişme konusu taşınmazla ilgili yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ise mirasçılardan mal kaçırma ve muvazaa iradesini gizleme amacı taşıdığını ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı olan 193/316 payın 1/2’sinin, davalı ... adına kayıtlı olan 123/316 payın 1/2’ sinin iptali ile adına tesciline,olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesini istemiştir....

Gerçek kişi davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların dayandıkları gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olup mevcut olmayan bağımsız bölümün satışının vaat edildiğini, zira dava konusu taşınmazda hiçbir zaman kat irtifakının / kat mülkiyetinin kurulmadığını, 1 ve 3 No'lu bağımsız bölümün satış vaatlerinin hissedarların tümü ile değil sadece hissedar ... ile yapıldığını, müvekkillerinden ... ile düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin zorunlu unsurları taşımadığını, müvekkillerinin murisi Mahmut Mavuş'un ölümünden sonra mirasçıları arasında elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğundan, ifa olanağının paylı mülkiyete geçildiği anda doğacağını, bu aşamada tescil isteminin ifa imkansızlığı sebebi ile mümkün olmadığını, davanın hukuki dayanağının bulunmadığını, taşınmaz bedelinin davacı tarafça ödenmemiş ve sözleşme şartlarının yerine getirilmemiş olması nedeniyle de ifa olanağının bulunmadığını, davacı Hikmet Yıldız yönünden sözleşmenin 10 yıllık zamanaşımına uğradığını beyan...

Davalı vekili, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının davayı açarken hangi hukuki gerekçeye dayanarak açtığının belli olmadığını, davacı taraf aile konutunun devrinin iptali hukuki nedenine dayanmakta ise işbu davada görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğunu, davacı muvazaa hukuksal nedenine dayanmakta ise dava dosyasına konu satışın gerçek bir satış olup muvazaa iddiasını kabul etmediklerini, davalı ile davacının muris eşi arasındaki alışveriş nedeniyle muris eşinden 441.000,00-TL alacağı bulunduğunu, davaya konu taşınmaz satışı ile ilgili olarak müvekkilinin davacı bankadan konut kredisi kullandığını, bu kredi ile ilgili olarak bankanın yetkili eksperleri ile konuta gidildiğinde davacı tarafın bizzat orada hazır bulunduğunu ve satış işlemini öğrendiğini, bu hususta hiçbir itirazının olmadığını, satışın gerçek satış olduğunu bildiğini, davacının öncelikle davasını yasal hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığını, davacının eşinin kredi taksitlerini ödemesinin kendi...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.10.2010 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptali ve tescil, 2. kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında noterde yapılan 16.07.2001 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalının 95 ve 421 parsel sayılı taşınmazlarda murisi ...'...

ye atanan kayyımın onayı olması gerekirken bu hususlar yerine getirilmeden yapıldığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 443 üncü maddesi uyarınca şirket aktifinin neredeyse tamamının devri nedeniyle ortaklar kurulundan karar alınması gerektiğini, temlik ve tescillerin yolsuz olduğunu, bedeller arasında aşırı fark olduğunu, tarafların akraba olduğunu, davalıların alım güçlerinin bulunmadığını, iki adet villa dışında tüm varlığın elden çıkarıldığını ileri sürerek 29.02.2000, 09.05.2000, 25.05.2000, 31.05.2000 ve 14.09.2000 tarihli işlemlerin yolsuz tescil ve muvazaa nedeniyle geçersizliğinin tespiti ile davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaline ve şirket adına tesciline, olmadığı takdirde muris muvazaası nedeniyle geçersizliğin tespitine ve iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı ... Şanlı Ünal, bedelini ödemek suretiyle dava konusu 1663 parsel sayılı taşınmazı ......

bir irade beyanında bulunarak, kandırılmış da olabileceğini, terekedeki diğer tüm taşınmazların psikolojik baskı amaçlı sattırıldığını, mirasbırakanın kooperatif payını devretmesi halinde, 01.04.1974 tarihli İBK'nın uygulama yerinin bulunmadığına işaret edilmekle birlikte, BK m.18 (TBK m.19)in (genel muvazaa), yazılı belgeyle ispat edilmesi halinde, mirasbırakanın yaptığı muvazaalı kooperatif payı devrinin geçersizliğine karar verilebileceğini, Yargıtay içtihatlarına göre tapu iptali kararı verilmesi gerektiğini, muvazaa iddiasının kanıtlandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6....

UYAP Entegrasyonu