WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Miras taksim sözleşmesinin hak sahibine tescil isteme yetkisi tanıdığını, miras taksim sözleşmesinin yerine getirilmemesi durumunda mahkemeye müracaatla hakkın istenebileceğini, miras taksim sözleşmesinin yazılı olması ve tüm mirasçılar tarafından imza edilmesinin yeterli olduğunu, miras taksim sözleşmesinin iptali yönünde bir başvuru da olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3.Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemine ilişkin olup; ehliyetsizlik iddiası yönünden verilen ret kararı süresinde istinaf edilmemiş ve temyiz konusu da yapılmamıştır. 3.2. İlgili Hukuk 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun'un 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237....

ın muvazaa iddiasına konu sözleşme tarihi itibari ile davacı şirketin temsile yetkili kişi olduğu konusunda çekişme bulunmadığı, davacı şirketin organının eliyle gerçekleştiği ileri sürülen muvazaa iddiası yönünden üçüncü kişi konumunda olduğunun kabulü mümkün olmadığından muvazaanın yazılı delille 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 201 inci madde ve devamı uyarınca ispatlanması gerektiği, ilk satış işleminden sonra da taşınmazdaki hisselerin satılarak el değiştirdiği dikkate alındığında üçüncü kişi konumunda bulunan diğer kayıt maliki davalıların kötü niyeti veya muvazaa iddiasını bilebilecek durumda olduğu ya da bildiği hususu da ispat edilememiş olduğu, sonuç olarak ortada şirket zararı olduğu iddiası bakımından davalının yönetici sorumluluğu kapsamında da bu talebini ileri sürme imkanı bulunmadığı, davacılar ... ve Andre Albert Joseph Simper yönünden de davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, davacı şirket yönünden davanın sübuta ermemesi gerekçesiyle davanın reddine karar...

Mah. 125 ada 41 ve 42 parsel sayılı taşınmazın önceki maliki olduğunu, taşınmaz üzerine davalı lehine tesis edilen ipotek nedeniyle İstanbul 10. İcra Müdürlüğü 2017/2711 E. sayılı takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ve durdurulduğunu, henüz itirazın iptali davası açılmadığını, dava konusu ipoteğin tesisine ilişkin belgelerin şirketi temsile yetkili kişileri tarafından düzenlenmediğini, ... ve ...'ın şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin bulunmadığını, bu sebeple temsile yetkisi bulunmayan kişiler tarafından yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğunu, şekil eksikliği ve konusunun imkansız olması muvazaa içermesi nedeniyle ipotek şerhlerinin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava konusu taşınmazların maliki olmadığını, davacının satıp devrettiği taşınmazlarla ilgili olarak ipoteğin terkinini talep etmek konusunda herhangi bir sıfatının bulunmadığını, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile İstanbul 10....

Öte yandan, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değerinin, çekişme konusu taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçıların paylarına isabet eden toplam değer olacağı da kuşkusuzdur....

Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların satış ve devrinin yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın, bedelde bir muvazaa olduğunu ileri sürmekte ve taşınmazların gerçekte çok daha yüksek bedelle satılması gerektiğini ifade ettiğini bu hususun mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile aydınlanacağını, taşınmazların emsallerinin üzerinde bir bedelle devredilmiş olduğunu, dolayısıyla ortada gerçek değerinin altında bir satış söz konusu olmadığı için bedelde muvazaa iddiasının da gerçekliğinin söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazların satış bedelinin tamamı müvekkili şirkete ödendikten sonra bir süredir alacaklarında sıkıntı yaşayan ... Tic. A.Ş. şirketine müvekkili şirket tarafından borç olarak kısmen aktarıldığını, ...'...

ya satıldığını öğrendiğini,davalının ablasının eşi olan bu kişinin emekli inşaat işçisi olduğunu, konutu alacak mali gücü bulunmadığını, mal kaçırma kastıyla yapılan işlemin amacını Faik'in bilmemesinin mümkün olmadığını, taşınmazın satış işleminin muvazaa nedeniyle (sükna hakkını elinden almak maksatlı yapıldığından) iptali ile davalı ... adına tesciline, müvekkilinin oturma hakkının tapuya tesciline, iptale gerek görülmediği takdirde sadece müvekkilinin oturma hakkının tesciline karar verilmesini talep etmiştir....

Gelinen bu noktada, önalım hakkına konu edilen pay satışının, geçersiz de olsa arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanıyor olması nedeniyle gerçek ya da muvazaalı satış olup olmadığı ve bu durumun davacının hukukunu etkileyip etkilemeyeceği üzerinde durulması gerekir. Bilindiği üzere, herhangi bir sözleşmede muvazaa, o sözleşmenin taraflar için söz konusu edilebilir. Yani ancak, taraflar bir sözleşmede muvazaa yapabilirler. Sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişinin muvazaasından söz edilemez ve taraf muvazaasından sorumlu tutulamaz. Davacı önalım hakkına konu pay satışında taraf değildir. Esasen önalım davalarında satışın tarafı olmayan davacı yönünden muvazaa savunması dinlenemez. Tersine bazı durumlarda davacı muvazaa iddiasını ileri sürebilir. Örneğin tapuda bağış olarak yapılan işlemin gerçekte satış olduğu iddia edilerek muvazaa iddiasında bulunulabilir, ispat halinde de önalım hakkını kullanabilir....

İcra Müdürlüğünün 2010/1198 Esas sayılı dosyasının eldeki dava ile ilgisi olmadığını, satış yapılan parselden feragat olmayacağını, feragat sözleşmesinin de iptali gerektiğini, ivazsız yapıldığını, murisin banka hesabına para gönderilmediğinin sabit olduğunu, davalı tanığı Suat'ın beyanlarının muvazaanın kanıtı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptali ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile tescili istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 528 inci maddesi “Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.” hükmünü düzenlemiştir. 3.2.2....

ATM nezdinde E.2011/... sayılı ile tasarrufun iptali davasının açılmış olduğu görülmektedir. İnceleme konusu olayda davacı tarafça ayrıca muvazaa iddiasına dayanılmaktadır Sıra cetveline itiraz davası yönünden incelendiğinde davalının alacağının kaynağına davacı tarafça itiraz edilmediği sadece davalı ile dava dışı borçlu yönünden ve aralarındaki dolaylı organik ilişki yönünden muvazaa iddiasında bulunulmaktadır. Bu konuda davacı taraf temlik işleminin muvazaa nedeni ile iptali yönünden dava dışı temlik eden banka ve davalı tarafı taraf göstererek dava açabilecektir, öte yandan sadece davalının taraf olarak gösterildiği huzurdaki sıra cetveline itiraz davasında davacının muvazaa yönünden İddiası dinlenemeyecektir. Ayrıca davacı taraf şartlarını yerine getirmek koşulu ile temlik işlemine karşı hukuki menfaati olmak şartı ile Tasarrufun iptali davası da açabileceği tespit edilmiştir....

-MUHALEFET ŞERHİ- Dava, ölünceye kadar bakım akti örtüsü altında muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, somut olayda murisin iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, muris doğrudan satış göstermek suretiyle muvazaa yapabildiği gibi, ölünceye kadar bakım akti yapmak suretiyle de muvazaa yapabilmektedir. Her iki halde de çözümlenmesi gereken husus murisin gerçek iradesinin ne olduğudur. Murisin gerçek iradesinin tespiti hususunda belirlenen ilkeler bakımından Sayın çoğunluk ile aramızda bir uyuşmazlık bulunmamakla beraber somut olayda murisin iradesinin ne olduğu hususunda farklı düşünmekteyiz....

UYAP Entegrasyonu