WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

dayalı rücuen tazminat nedeniyle tasarrufun iptali” olarak tanımlamış, davalılar arasındaki muvazaalı ilişkinin ispatı için delillerinin toplanmasını istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Şanlıurfa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen, tarafları, tarih ve numarası yukarıda yazılı hükmün incelenmesi sırasında Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 23.6.20411 gün, 6382-7430 sayılı, 14.Hukuk Dairesinin 28.9.2011 gün 8656-11086 sayılı kararlarıyla meydana gelen görev uyuşmazlığının giderilmesi istenilmekle, 2797 sayılı Yasa uyarınca toplanan Başkanlar Kurulu’nca dairelerin görevsizlik kararlarıyla dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: Asıl dava, satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali, birleşen dava ise satış vaadi sözleşmesine dayalı cebri tescil istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliği itibariyle,hükmün temyiz inceleme görevi 14.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ:14.Hukuk Dairesinin görevsizlik kararının KALDIRILMASINA,dosyanın bu Daireye gönderilmesine 9.2.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....

Av. ... aralarındaki iş makinesinin satışının muvazaa ve ehliyetsizlik nedeniyle iptali davası hakkında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen 15.05.2014 gün ve 2014/10 E.-2015/486 K.sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Heyetçe incelenmesine gerek görülen 28.10.2013 tarihli noter satış sözleşmesinin okunaklı ve tasdikli bir örneği, yine satışa esas alınan 30 Eylül 2013 tarihli ...'a verilen vekaletnamenin okunaklı ve tasdikli bir örneği ile ....'nin şirket ana sözleşmesinin okunaklı ve tasdikli bir örneğinin eklendikten sonra yeniden gönderilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davacı-birleşen davanın davalısı Asıl davada, davalı şirket ile 7 adet daireyi satın almak amacıyla noterde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi imzalayarak satış bedeli olan 337.000TL’yi ödediği halde dairelerin tapularının devredilmediğini, açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek, 337.000TL’nin davalı şirketten tahsilini istemiş, davalı şirket ise birleşen karşı davasında, bedelsizlik ve muvazaa nedenlerine dayanarak dava konusu taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin iptalini istemiştir. Davacı-birleşen davanın davalısı Recep ile davalı-birleşen davanın davacısı şirket arasında 24.1.2002 tarihinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği taraflar arasında çekişmesizdir. Sözleşmede 337.000TL’nin nakden ve tamamen ödendiği belirtilmiştir. Sözleşme resmi şekilde düzenlenmiş olup geçerlidir....

Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak, davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu ... no’lu parselden davalı .../... payı 15.000 TL bedelle paydaş ...'den 22/08/2007 tarihinde, .../... payı 10.000 TL bedelle paydaş ...’dan 06/08/2007 tarihinde, .../... payı 50.000 TL bedelle paydaş ... ve .../... payı da 50.000 TL bedelle ...'tan 02.01.2008 tarihinde satın almıştır. Davacı tapuda satış bedellerinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçekte payın 31.050 TL bedelle satın alındığını iddia etmiştir. Davacı, bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir....

Davacılar bedelde muvazaa iddiasında bulunduklarına göre bu iddialarını kanıtlamaları gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadıklarından bedelde muvazaa iddiasının tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Ancak mahkemece tanıklar dinlenilmeden sadece keşif sonrası bilirkişi raporu ile yetinilmek suretiyle bedelde muvazaa iddiası kanıtlandığından bahisle, davacılara bilirkişi raporundaki bedel üzerinden önalım hakkının kullandırılıp bu değerler üzerinden depo kararı verilmiştir. Mahkemece, davacıların bedelde muvazaa hususunda gösterdiği tanıklar dinlenip, taraf delilleri toplanıp ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı görülmüştür. Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır....

Mahkemece, davacının bedelde muvazaa iddiası kabul edilerek tapu masrafları ile birlikte 224.606,25 TL bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2017 tarihli, 2016/14061Esas; 2017/4519Karar sayılı ilamıyla “... Davacılar, satış sözleşmesinin tarafı bulunmadığından bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür. Ancak davacıların tanıklarından birisi dava konusu taşınmazda kiracı olup satış bedeli konusunda bilgisi olmadığını bildirmiş diğer tanık ise 200.000-210.000 TL'ye satıldığını duydum şeklinde duyuma dayalı beyanda bulunmuştur. Hükme esas alınan ve birbiri ile çelişkili olan raporlardan ikincisi esas alınarak 220.000,00 TL ön alım bedeli olarak kabul edilerek davacıya masrafları ile birlikte depo ettirilmiştir. Keşif ile belirlenen bedel tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli olmayıp, davacının diğer kanıtlarını doğrulamak bakımından önem taşımaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.09.2006 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.02.2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı paydaşı olduğu 1402 ada 2 parsel sayılı taşınmazda Muhterem Bıçkıcı’nın 1197/2400 payını davalıya satması nedeni ile, muvazaa iddiası ile Önalım hakkına dayanan tapu iptali ve tescil istemi ile dava açmıştır. Davalı vekili, bedelde muvazaa olmadığını ve fiili taksim iddiasında bulunarak davanın reddini savunmuştur....

Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Davacının, önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunması halinde bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalıya çekişme konusu hisselerin mülkiyetinin naklini sağlayan resmi senet içeriğinden payların toplam 550.000 TL bedelle satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı payın gerçekte daha düşük olduğunu önalım hakkına engel olmak için bedelin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini iddia etmiştir. Davacı, satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür....

Gazetecilik şirketine kayyum olarak atandığını, atamadan sonra şirket bünyesinde yapılan araştırmada geriye dönük olarak birtakım muvazaalı işlemler yapıldığı ve kayyum atanan şirketin malvarlığının boşaltıldığının anlaşıldığını, şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın 20/11/2015 tarihinde davalıya muvazaalı şekilde satıldığını ve satış bedelinin ödenmediğini tespit edildiğini ileri sürerek araç satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunun tespitine ve dava konusu aracın teslimi ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, satış tarihinde anılan şirkette çalışmadığını, işten ayrılırken şirketten alacağı bulunduğunu ve bu alacağa karşılık dava konusu aracın kendisine verildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir....

UYAP Entegrasyonu