bir zararın bulunması gerektiği ve muvazaa nedeniyle de gerçek bir zarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle davalı Hazine ile ......
Bir asıl işin yasa kapsamında işveren tarafından alt işverene verilmesinin düzenlenmesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/7 maddesi ve Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca muvazaa iddialarının araştırılmasına engel teşkil etmez. Söz konusu hükümde sayılan işlerin alt işverene verilmesine dayanılarak iş sözleşmesinin feshi, muvazaa iddiasının ispatı hâlinde geçersiz olacaktır. Muvazaa Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesi arzu etmedikleri görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir. Üçüncü kişileri aldatmak kastı vardır ve sözleşmedeki gerçek amaç gizlenmektedir. Muvazaanın ispatı genel ispat kurallarına tabidir. İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve 4857 sayılı İş Kanununun 2/7 maddesinde bu konuda bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir....
nın tek imza ile yetkili ve sorumlu olarak şirketin ana sözleşmesinin 10 maddesine göre müdür olarak atandığını, müdür olan davalının şirkete ait tek taşınmaz olan gayrimenkulünü davalı şirkete 85.000,00 (seksenbeşbin) TL'ye satarak bedelini nakden ve peşinen almış olduğunun resmi senette yazılı olduğunu, ancak satış bedelinin şirket hesabına yatırılmadığını, ayrıca bu bedelin rayicin altında olduğunu ve ...'nın yetkisiz olarak bu işlemi yaparak yasaya ve ana sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek gayrimenkulün tapu kaydının ehliyetsizlik ve muvazaa nedeniyle iptali ile müvekkilinin ortağı bulunduğu ... Ltd. Şti. adına tapuya kayıt ve tesciline, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı...Ltd. Şti. vekili; davacının şirket adına tescil talep etme hak ve ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, ana sözleşme ile yetkili müdür olarak atanan ...'...
Muris muvazaasında, miras bırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, miras bırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda tam muvazaa özelliği de taşınmaktadır. 11....
temyiz dilekçesinde; ortada muris muvazaası veya muvazaalı bir işlemin bulunmadığını, mahkemece davanın nitelendirilmesin de hataya düşüldüğünü, zamanaşımı itirazının haksız olarak reddedildiğini, davacıların kendisine satış ve devir yetkisi içeren vekaletnameler verdiklerini, bu vekaletnamelere dayanarak yapılan işlemlerde muvazaa olmadığını, gerçek satış işlemleri yapıldığını, diğer davalı eşi ...’in Ceylanpınar ilçesinde davaya konu taşınmazda 2001 yılından beri lokanta işletmeciliği yaptığını, işyerinin mülkünün satılacağını öğrenince satın almak istediğini, davacılarla bu hususu görüştüklerinde davacıların da yabancıya satılacağına davalıya satılmasına rıza gösterdiklerini, anlaştıkları bedeli davacılara ödediklerini, daha sonra davalı eşi ... ile boşanma aşamasına geldiklerini, eşinin Ceylanpınar’dan gidecek olması nedeniyle dava konusu taşınmazları satmayı düşünmesi üzerine dava konusu yerleri tekrar eşinden satın aldığını, delil listesinde tanık olarak ismini bildirdiği ...’ın...
Muris muvazaasında, mirasbırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, mirasbırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda tam muvazaa özelliği de taşınmaktadır. 12....
Diğer yandan 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; “Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanunu'nun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Medeni Kanunun 507 ve 603. maddelerinin sağladığı haklara etkili olmayacağına” karar verilmiştir. 17....
Diğer yandan 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; “Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanunu'nun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Medeni Kanunun 507 ve 603. maddelerinin sağladığı haklara etkili olmayacağına” karar verilmiştir. 17....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 2. maddesinde fesih halinde davacının talep edebileceği masrafların neler olduğunun belirtildiği, davacının belgelendirebildiği tek masrafının noter masrafı olduğu, bunun da kendisine ödenmiş olduğu, davacının haksız fesih sebebiyle müspet ve menfi zarara uğradığına dair belge sunamadığı sözleşmeye konu taşınmazların davalı ...'a satışının muvazaalı olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat, alacak, feshin haksızlığının tespiti; birleşen dava muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ile tescil taleplerine ilişkindir....
Noterliğinin … tarih ve … yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesinin muris muvazaası nedeniyle geçersiz olduğu ileri sürülmekteyse de; UYAP üzerinden yapılan incelemeden, davacı tarafından muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davasında, … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile muvazaa iddiasının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görüldüğünden, davacının bu yöndeki iddiasına itibar etme olanağı bulunmamaktadır. Son olarak, bakılan davada, dava konusu taşınmazın, satış vaadi sözleşmesi bulunan mirasçılara satışına ve tapu verilmesine dair Şişli Belediye Encümeni işleminin incelenmesi suretiyle yapılacak yargılama sonucunda verilecek karardan, taşınmazın kendilerine satılmasına karar verilen …, … ve …'ın menfaatleri etkileneceğinden, yukarıda belirtilen Kanun hükümlerinde öngörülen davanın ihbarı için geçerli koşulların oluştuğu anlaşılmaktadır....


