Arsa sahipleri ile yüklenici arasında düzenlenen 26.04.2010 tarihli inşaat sözleşmesinin geriye etkili şekilde feshedilmiş olması nedeniyle davacının, 11.11.2010 ve 20.12.2010 tarihli satış vaadi sözleşmeleri ile davalı yüklenici şirketten temlik aldığı beş adet bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescil talebinin dayanağı kalmadığından mahkemece tescil talebinin reddinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Diğer taraftan, HMK'nın 177/1 maddesi gereğince ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. 04.02.1948 günlü ve 10/3 sayılı ve 13.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarında da açıklandığı gibi bozma ilamından sonra ıslah talebinde bulunulamaz....
Şti. arasında varsa muvazaa olgusu net bir biçimde tespit edilerek sonucuna göre davalı şirketin işletme devri nedeniyle sorumlu olup olmadığı belirlenmelidir" gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek devam edilen yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosya kapsamında, davacı işçinin dava dışı ... Un Fabrikası San. Tic. Ltd. Şti. tığı, iş sözleşmesinin feshi üzerine dava dışı şirketten bir kısım işçilik alacaklarını talep ettiği ve Mahkemece taleplerinin kısmen kabul edildiği, davacının anılan kararla lehine hükmedilen alacaklarının tahsili için davalı şirkete yönelik olarak ilamsız icra takibinde bulunduğu, davalının itirazı üzerine durdurulan icra takibine karşı itirazın iptali davası açtığı görülmüştür. Davalıya ait fabrikanın müştemilatları ile birlikte, iş sözleşmesinin feshinden sonra dava dışı ... Un Ltd. Şti. tarafından yine dava dışı ...'...
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine ve bir kısım hisselerin ise muvazaalı temlik edildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu 2686 ada 2 parsel sayılı 2418 m2 arsa cinsli taşınmazda tapuda 07.12.1993 tarih, 57021 yevmiye nolu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tarafı satıcı Mehmet oğlu ... 7/40 oranında ve bu sözleşmenin içerisinde satıcı ...'ın oğlu dava dışı ve tapuda Mehmet oğlu ...30.07.2010 tarih 6291 yevmiye nolu işlem ile 7/40 oranında ve diğer davalı Beysoylar İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 13/20 oranında paylı maliktirler. Davada dayanılan 07.12.1993 tarih, 57021 yevmiye nolu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde satıcı ...'ın miras payının da davacı adına tescili istendiğine göre tapu maliklerinden satıcı ...'ın oğlu Mehmet oğlu ...'...
Muris muvazaasında, mirasbırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, mirasbırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda "tam muvazaa" özelliği de taşınmaktadır. 12. Muris muvazaasını öteki nispi muvazaalardan ayıran unsur ise mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla yapılmasıdır....
Birlikte görülüp sonuçlandırılması gereken taleplerden yukarıda belirtilen olağanüstü genel kurul kararına konu 10/12/2015 tarihli limited şirket hisse devri sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali açısından aktif dava ehliyeti bulunduğu cihetle bu talep yönünden aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi ise usul ve yasaya aykırı olup bu talep yönünden istinaf nedenleri yerinde olmakla kararın bu talep yönünden kaldırılması gerekmiştir. Taleplerden birisi hakkında yetkisiz olan mahkemenin birlikte görülüp sonuçlandırılması gereken diğer talep açısından da yetkisiz olduğu kabul edilmelidir....
in diğer davalı şirkete araç devrettiği ve bedeli karşılığı taşınmazların satın alındığı iddiasını ispatlayamadığı, dava konusu taşınmazların davalılar arasında gerçek satış yapılmadan devrinin gerçekleştirildiği ve gerçekte mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmiş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ilçesi ..Mahallesinde bulunan 1946 ada 1 parselde bulunan 1,2,3 no'lu bağımsız bölümlerin davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir....
takdirde tespit edilen 275.000,00 TL'yi depo etmeye hazır olduklarını beyan ederek satış bedelinin 275.000,00 TL olduğunun kabul edildiğini, bedelde muvazaa iddiasının ispatlanamamış olması nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir....
Birleşen davada davalı şirket vekili; muvaza nedeniyle hisse devir sözleşmesinin iptali davasında husumetin kendilerine düşmediğini, hisse devir sözleşmesinin tarafı olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada dahili davalı ... vekili; muvaza nedeniyle hisse devir sözleşmelerinin iptali istemine muvafakatının bulunduğunu beyan etmiştir. Birleşen davada dahili davalı ... vekili; hisse devir sözleşmelerinin iptali halinde telafisi imkansız zararların oluşacağını beyan etmiştir....
Karar sayılı kararı ile; tapu iptali ve tescil davasında dava konusu edilen taşınmaz satıcısı ...'in tapuda düzenlenen satış sözleşmelerinin tarafı olması nedeniyle bedelde muvazaa iddiasında bulunamayacağı, bedelde muvazaa iddiasının ancak sözleşmenin tarafları dışında üçüncü kişiler tarafından açılan bir davada ileri sürülmesi gerektiği, üçüncü kişinin yararlanabileceği bedelde muvazaa iddiası yönünden akdin tarafı davacı ...'in bedelde muvazaa iddiasını ileri sürmesi mümkün olmadığından taşınmazın satışı da resmi şekilde yapıldığından satış senedindeki satış değerlerinin esas alınması gerektiği, davacının toplam satış bedelinin 825.000,00.TL olduğu iddiasının yerinde görülmediğinden davacı ...'in bedelsizliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasının koşulları oluşmadığından davasının esastan reddi gerektiği, her iki davacının terditli olarak açtıkları taşınmazın satış bedeline yönelik alacak davaları açısından yapılan değerlendirmede; davacı ......
Muris muvazaasında, miras bırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, miras bırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda “tam muvazaa” özelliği de taşınmaktadır. 24. Muris muvazaasını öteki nispi muvazaalardan ayıran unsur ise mirasçıları aldatmak amacıyla yapılmasıdır....


