nun ödediği bedeli tasfiyede talep etmesinin mümkün bulunduğu, BK'nun 18. maddesi uyarınca görünüşteki satış sözleşmesinin tarafların gerçek iradesini yansıtmaması-muvazaa nedeniyle gizlenen bağış sözleşmesinin ise şekil şartına uyulmamasından dolayı batıl olduğu, dava değeri 10.000,00 TL olarak belirtilmesine rağmen satış sözleşmesinde satış bedeli rakamla 165.000,00 TL olarak ifade edilmiş olup sözleşme değerinin bu çelişki nedeniyle anlaşılamadığı, muvazaalı sözleşmede zikredilen rakama itibar edilmesinin de doğru olmayacağı, dava değerine davalı vekilinin itiraz etmemesi sebebiyle dilekçedeki rakamın dava değeri olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne,....plakalı aracın ...'ya ait 1/2 hissesinin iptaline, hissenin tasfiye halinde .....adına tesciline karar verilmiştir. Kararı, davalı ... temyiz etmiştir....
e geri verilmediği sonucuna varıldığını, taşınmazın satış vaadi sözleşmesine konu edilerek verilen paranın teminatı olduğunu, borcun ödenmesiyle de satış vaadi sözleşmesinin hükmünü yitirdiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre de; satış vaadi sözleşmesinin gerçekte taşınmaz mülkiyetinin ileride devri amacıyla değil de alacağın teminatı olarak yapılması halinde muvazaa nedeniyle geçersiz olan bu sözleşmeye dayanarak mülkiyetin naklinin talep edilemeyeceğini, teminat amacıyla kurulan bu sözleşmeye dayalı tescil hükmü de kurulamayacağını, muvazaanın varlığı yönünden Mahkemece araştırma yapılması gerektiğini, somut uyuşmazlıkta sözleşmenin sadece görünürde bulunduğunu, asıl iradenin tescile değil, teminata yönelik olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur. III....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar K.davalılar .... vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.1999 ve 7.2.2000 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali tescil, karşı dava ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptalinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptal tescil isteminin reddine, karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 8.6.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar-karşı davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne dava değerinin duruşmalı işlerdeki belirlenen değerden düşük olmasından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, karşı dava ise dayanılan satış vaadi sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali istemine ilişkindir....
Öğretide nispi muvazaa olarak tanımlanan; tarafların gerçekte bir hukuki işlem yapmak isteyip bunu saklamak için başka bir hukuki işlem gerçekleştirmeleri halinde; görünüşteki işlem tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığından ve tarafların iradeleri görünürdeki işlemin hukuki sonuçtan yoksun olmasına yönelik olduğundan sonuç doğurmayacağı için; gizli işlem ise şekle aykırılık nedeniyle geçersizdir. Bu husus 01.04.1974 gün ve 8/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; tüm mirasçıların görünürdeki satış sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerinin kabulü ile de teyid edilmiştir. Yapılan açıklamaların ışığında somut olayın irdelenmesinde; mirasbırakan sağlığında dava konusu taşınmazları noterde düzenlenen miras taksim sözleşmesi ile davalılardan O... A...'a bırakmış iken sonraki tarihlerde tüm malvarlığını üçüncü kişilere satış yoluyla devretmiştir....
KARAR Davacılar, murisleri Rabiş Çetin'nin, davalı ile aralarında düzenledikleri 8.6.1998 tarihli düzenleme şeklindeki ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile eşi Hüsnü Çetin'den kendisine intikal eden tüm taşınmazları davalıya devrettiğini, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazalı olarak yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, aynı taşınmazlarla ilgili olarak davalı tarafından ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/83 esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olan tapu iptal ve tescil davasının reddedildiğini ileri sürerek, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptaline, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise tasarrufun miras hisselerine göre tenkisine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, sözleşmenin muvazaalı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir....
Dava, yüklenicinin temlikine ve muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkindir. Öncelikle dava dışı, davacının kardeşi e davacının sözleşme imzaladığı sırada davalı şirketin yetkilisi olan dinlenerek beyanları alınmalı ve ait 01.11.2007 tarihli satış sözleşmesinin aslı temin edilerek, bu sözleşmede, dava dışı 18 nolu bağımsız bölümün 100.000 Dolar satış bedeli ile satılmış olduğu, bakiye 1000 Dolar borcun bulunduğu yazılmış olup, ödenen miktar gösterilmemiştir....
Muris muvazaasında, miras bırakan ile sözleşmenin karşı tarafı, aralarında yaptıkları bağış sözleşmesini genellikle satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile gizlemektedirler. Başka bir anlatımla, miras bırakan ile karşı taraf malın gerçekten temliki hususunda anlaşmışlardır. Görünüşteki ve gizlenen sözleşmelerin her ikisinde de samimi olarak temlik istenmektedir. Ne var ki, görünüşteki satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesinin vasfı (niteliği) muvazaalı sözleşme ile değiştirilmekte, ayrıca gizli bir bağış sözleşmesi düzenlenmektedir. Görünüşteki sözleşmenin vasfı (niteliği) tamamen değiştirildiğinden, muris muvazaası aynı zamanda “tam muvazaa” özelliği de taşınmaktadır. 24. Muris muvazaasını öteki nispi muvazaalardan ayıran unsur ise mirasçıları aldatmak amacıyla yapılmasıdır....
Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 12. maddesinin birinci fıkrasında "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir", üçüncü fıkrasında "bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkin ise, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da dava açılabilir” hükmüne yer verilmiştir. 01.04.1974 tarih ve 1974/1-2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre, bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmesi halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar görünürdeki satış sözleşmesinin danışıklı (muvazaalı) olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de biçim koşulundan yoksun bulunduğunu ileri...
Noterliğinin 14.05.2004 tarih ... yevmiye sayılı araç satış sözleşmesinin, İzmir 28.Noterliğinin24.05.2004 tarih ve ... yevmiye sayılı ... plakalı araç ile ilgili olarak yapılan araç satış sözleşmesinin ve Bornova 6. Noterliğinin 28.06.2004 tarih ve yevmiye sayılı araç satış sözleşmelerinin İPTALİNE, muvazaa sebebimiz yerinde görülmediği takdirde ise; İ.İ.K’ nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali kararı verilerek Yukarıda tarih ve yevmiye numaralan yazılı bulunan araç satış sözleşmeleri ile yapılan satışın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
nin borcu karşılayacak miktarda malı bulunmadığından alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemlerin iptal edilebilir hükmünde olduğunun ihtar edildiğini, ancak bugüne kadar bir sonuç alınamadığını, ... ... adına olan Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Kurtuluş Mah., ... ada 5 parsel sayılı toplam 1.395m² arsa üzerindeki 1-2-3-5-7-9-11 ve 13 no’lu bağımsız bölümlerin henüz 3.kişilere devredilmediğini ancak bağımsız bölümlerin muvazaa nedeniyle tapu kayıdının iptali ile ... Proje Tasarım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tapuda kayıt ve tesciline, tapu iptal edilmeksizin haciz ve satış yapılmasına, fazla hakların saklı tutulmasına yargılama giderlerinin ve avukat ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, iddianın sürülüş biçimine göre tasarrufun iptali davasıdır....


