WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Şirket Hisse Devrinin İptali ve Tescil" davasıdır. Somut olayda ; önceki davacı ... tarihsiz hisse devir senediyle, davalı şirketteki %15 oranına isabet eden 3.000 TL. değerindeki 300 hissesinin kendisinin bilgi ve rızası dışında ...'ye devredildiğini, imzanın kendine ait olmadığını, hisse devir bedelinin de kendisine ödenmediğini beyan etmiştir. Davacı ... 15.08.2021 tarihli temlikname ile bu davadaki bütün haklarını temlik alan ...'ye temlik etmiştir. Davacı tarafından bu dava ......

Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini öte yandan muris muvazaası iddiasının ise yersiz olduğunu, hisse devrinin TTK'deki düzenlemelere uygun olarak yapıldığını, satışın şekil şartlarına ve usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının şirket hisse devri sırasında şirket ortağı olduğu ve hisse devrinden haberdar bulunduğu, her ne kadar hisse temlikinin satış olduğu söylenmekte ise de; bağış olarak yapıldığının kabulü gerektiği, bağış olarak yapılan tasarrufun muvazaa sebebiyle iptalinin alacağın temliki hükümlerine göre yapılmış olması sebebiyle hükümsüz bulunmadığı, ancak mirasbırakanın ölümünden sonra tenkise tabi tutulabileceği, davanın mirasbırakanın ölümünden sonra bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçeleri ile reddine karar verilmiştir....

Diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin yüzde elli hissesi için ödenmesi kararlaştırılan meblağın şirketin tamamının gerçek değerinin çok üzerinde olması karşısında, dürüstlük kuralı gereğince söz konusu hisse devır sözleşmesinin geçerli sayılmayacağı ve davacının hataya düşürülmüş olduğunun kabulünün gerektiği, dava konusu bonoların ise hisse bedeli karşılığında verildiği, taraflar arasında bonoların düzenlenmesini gerektirecek başkaca hukuki bir ilişki bulunmadığı gerekçesiyle,davalılar ... ve ... hakkında açılan hisse devrinin iptali davasının kabulüyle 15.12.2004 tarihli hisse devrinin iptaline, davacının dava konusu bonalar nedeniyle davalı ...'a borçlu bulunmadığının tespitine, davalı ... hakkında açılan hisse devri iptali davası ile davalılar ... ve ... hakkında açılan menfi tespit davasının husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davalılar ... ve ......

ya devredilmesi ve bu devir belgesinin sahte imza ile yapılması karşısında geçersiz olduğu iddiasıyla, davacının 1/8 miras payına isabet eden (280.000/8=) 35.000 hissenin davacı adına tescili ve b)Davalıların davacı şirketin paralarını haksız olarak almaları nedeniyle, şimdilik 30.000 TL.'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi (alacak) talebine ilişkin olduğu sonucuna varılmıştır. Şirket hisse devrinin iptali ve davacı adına tescili yönünden yapılan değerlendirmede; Mahkememizin 24/03/2021 tarihli duruşmasında 7/a nolu ara kararı ile davalılardan ... hariç, diğer davalıların husumet ehliyetinin ne olduğu davacı tarafa sorulmuş, davacı taraf bu konuda bir açıklama yapmadığı gibi, dava dilekçesi ve diğer tavzih beyanlarında da hisse devrinin iptali yönünden sadece ...'ya karşı dava açıldığı açıkça beyan edilmediğinden, hisse devrinin iptali davasının da bütün davalılara karşı açıldığı sonucuna varılmıştır....

Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2012 tarih ve 2011/144-2012/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili,müvekkilinin davalı şirketteki hisselerini Bakırköy 30.Noterliğinin 21/08/2010 tarih ve 19267 no'lu hisse devir sözleşmesi ile diğer davalıya devrettiğini,ancak hisse devrinin pay defterine işlenmesi,yeni şirket müdürünün seçilmesi ve ilanların yapılmasına yönelik işlemlerin davalılar tarafından yerine getirilmediğini,hisse devri itibari ile müvekkilinin şirketle hiçbir ilgisi kalmadığını,devrin sicil kayıtlarına işlenerek ilanının sağlanmasına yönelik işlemlerin de hisse devrinin şirket pay defterine işlenmemiş olması nedeniyle sonuçsuz kaldığını...

ın mirasçıları olan birleşen davalıların ortak olduğu, pay defterinde davacıların murisinin hissesinin 3. bir şahsa devir edildiğinin kayıtlı olduğundan bu hisse devri iptal edilmediği müddetçe davacıların murisinin kurucu hissedar olduğunun tespitinde hukuki yararın bulunmadığı, birleşen dava yönünden birleşen davalılar vekilinin zamanaşımı itirazında bulunduğu, hisse devrinin yapıldığı 12.12.1964 tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 126/4. maddesine göre birleşen davanın 5 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığı, sürenin 12.12.1964 tarihinde başladığı, birleşen davanın zamanaşımından reddine karar verildiğinden davacılar murisinin her ne kadar kurucu hisse sahibi ise de pay defterine kayıtlı yönetim kurulu kararına dayalı bir hisse devrinin bulunduğu ve hisse devrinin iptali için açılan dava da reddedildiğinden davacılar murisinin hissesinin devri ile ortaklık sıfatı ve ortaklık sıfatına bağlı olarak da hisse senetlerinden ... bütün hakların sona erdiği, davacıların...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Dava, kooperatif hisse devrinden muvazaa nedeniyle iptali istemine ilişkin olup, dosyanın Yargıtay geliş tarihi itibariyle temyizen inceleme görevi Yargıtay 4.Hukuk Dairesine verilmiştir. SONUÇ:Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece bozma ilamına uyularak dava konusu yapılan hisse devrinin davalı şirketin anonim şirket olması ve hisse senedi çıkartıldığına ilişkin bilgi olmaması sebebiyle herhangi bir şekle bağlı olmadan yapılabileceği, davacıların hisse devrinin yönetim kurulu kararı alınarak yapıldığı, o zaman diğer davacılar küçük olduğu için davacı ...'un hem kendi .../... -2- adına hem de diğer davacılar adına yönetim kurulu kararını imzaladığı, bu karardaki imzaların sahteliğinin ileri sürülmediği, bu nedenle yapılan hisse devrinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, tapu iptali ve tescil talebiyle ilgili açılan dava açısından ise davacıların kendi adlarına tescili isteyemecekleri, ancak davalı şirket adına isteyebilecekleri gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.05.2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur....

İlk Derece Mahkemesinin 11/09/2025 tarihli Değişik İş kararında; "...Talep, tapu iptali ve tescili davası öncesinde uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydına devir ve satışı önleyici tedbir konulması içeriklidir. HMK'nun 389/1 maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/3.maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır....

Her ne kadar davacı, dava dilekçesinde hisse devir sözleşmesi, hisse devrinin onayına dair genel kurul kararının sahteliği iddiasında bulunmuş ise de, duruşmadaki beyanında, hisse devrine ilişkin noter sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş olup, yokluğunda yapıldığı için sahtelik iddiasında bulunduğu hisse devrinin onaylanmasına dair iptali istenen genel kurul kararının, TTK nun 595. ve müteakip maddelerine uygun olduğu, keza limited şirket hisse devri sözleşmenin yapılması ile değil, hisse devrinin genel kurul tarafından kabulü ile geçerli hale geldiğinden, henüz genel kurul toplantısı yapılıp hisse devri onaylanmayan hisseyi devralan paydaşın genel kurula katılma hakkı bulunmadığından, yokluğunda hisseyi devreden şirket ortağının katılımı ile alınan genel kurul kararının iş bu nedenle usul ve yasaya uygun olduğu, yoklukla malul olmadığı kanaatine varılmıştır....

UYAP Entegrasyonu