Mahkemece, davanın muvazaa sebebiyle hisse devirlerinin iptali istemine ilişkin olduğu, tanık beyanları ile borçlu Hikmet'in şirkete ait arsayı haciz ve icra takiplerinden koruma amaçlı olarak hisseleri devrettiğinin belirtildiği ve hisse devirlerinin mal kaçırma amacı ile yapıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve Mehmet ... mirascıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. ../... -2- 2015/13378 2017/1108 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ... ve Mehmet ... mirascıları vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-BK’nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali davasından amaçlanan davacı alacaklıya alacağını tahsil etme imkanı olduğundan davanın kabulü halinde İİK’nun 283/1 maddesinin kıyasen uygulanması gerekmektedir....
Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 24/11/2016 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle iptal istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/03/2018 günlü karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 13/09/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali ve satış yetkisi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2016/13 Esas KARAR NO: 2021/392 DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payının Devri İşleminin Önalım Hakkı Nedeniyle İptali) DAVA TARİHİ: 23/12/2015 KARAR TARİHİ: 11/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payının Devri İşleminin Önalım Hakkı Nedeniyle İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --------- ortağı olduğunu, ---------- ana sözleşmeye, prosedüre aykırı davrandığını, kendisine bildirim yapılmadan ve onayı alınmadan ----- hisse adedini ---- bedel olarak toplam --------karşılığı şirketin ---------- devrini yaptığını ve fakat kendisine hiçbir yazılı ya da noter kanalıyla bildirimde bulunulmadığını, yönetim kurulunun hisse devrini gizli olarak pay defterine işlediğini, kendisine ön alım hakkını kullanmaması için kasten bildirim yapılmadığını ve şirketin bağlı olduğu ve mevzuat gereği izni alınması gereken -------- da şirket hisselerinin izninin alınmış...
Bardakçı'nın, davalı ortakların şirket yönetiminde yasa dışı bir takım usulsüz işlere girişmeleri nedeniyle şirketteki hissesini diğer davacı ...'a geri almak ve menfaatinden faydalanmak üzere devrettiğini, hisse devrinin sahte imzalarla ortaklar kurulu tarafından tescil ettirildiğini, hisse devri sırasında müvekkili ...'nin iradesinin sakatlandığını, hisse devir işleminin yok hükmünde olduğunu, sahte imzalarla kararlar alınarak ve reçeteler düzenlenerek müvekkili ... Bardakçı'nın kişilik haklarının zedelendiği, maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek limited şirket hisse devrinin iptali ile davacı ...'nin davalı şirket ortağı olduğunun tespitine, şimdilik her bir davacı için 1000,00'er TL olmak üzere toplam 2000,00 TL maddi tazminatın ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile, hisse devrinin hükümsüzlüğünün tespitini, davalı şirketin 2008 yılı kar payından müvekkili ...'...
ya yapılan hisse devrinin iyiniyet kurallarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, ... numaralı üyelik üzerindeki devir işleminin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif temsilcisi, davalı ...'nın 2011 yılında kooperatife başvurduğunu, davacıya ait kooperatif hissesinin devrine ilişkin sözleşmeye dayanarak üyeliğe kabulünü talep ettiğini, ...'in borçları nedeni ile talebin işleme konulamayacağının bildirdiğini, davalı ...'nın noter devir sözleşmesinden sonra doğan borçları kabul edip ödeyeceğine ilişkin beyanda bulunduğunu, yapılan genel kurul toplantısı ile talep doğrultusunda karar verildiğini, davalı ...'nın davacıya ait birikmiş ....640,00 TL'yi kooperatif hesabına yatırdığını, bunun üzerine davacı adına kayıtlı hissenin davalı ... adına kaydına ve davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.12.2013 tarihli ve 2011/480 E., 2013/392 K. sayılı kararı ile; vade tarihinin bulunmaması ve düzenlenme tarihinde oynama bulunması nedeniyle icra takibine dayanak belgenin bono niteliğinde olmadığı, davanın hisse senedi alım satımı nedeniyle oluşan alacak nedeniyle açılan dava olduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca senedin zorla imzalatıldığı iddiası ile başlatılan soruşturmada yeterli delil bulunmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği, zorla belge alımına dair hususun kanıtlanamadığı, ancak hisse devir sözleşmesinde hisse devrine ilişkin bedelin peşin olarak ödendiğinin belirtildiği, tarafların noter önünde düzenlenen satışa dair belgenin gerçeği yansıtmadığı hususunda muvazaalı işlemlerine dayalı olarak hak iddia edemeyecekleri, davacının bononun hisse bedeli karşılığında verildiğini kanıtlayamadığı, dayanak senedin delil başlangıcı niteliğinde olup tek başına alacağın varlığını ispatlayabilir niteliğinin bulunmadığı, alacağın varlığının başkaca...
CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle ; Davacıların iddialarına göre hisse senedi devir işleminin 1997 yılından önce gerçekleşmiş olması nedeniyle, gerek 5 yıllık gerekse 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, hisse devrinin yasaya uygun olarak müvekkilinin alacağına karşılık yazılı sözleşmeyle yapıldığını ancak aradan geçen zaman nedeniyle yazılı sözleşmenin bulunamadığını, davacıların murisinin elinde kalan %0,11 payın yönetim kurulunda yer almak maksadıyla bırakıldığını ve kendisine sonradan yapılan ödemelerin iyiniyet ödemesi kapsamında olup kâr payı ödemesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davacıların murisi ile davalı arasında yapılan anonim şirket hisse devrinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı, tespit ve tescil istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; ... San. Tic....
Davalı vekili, davacıların iddalarına göre hisse senedi devir işleminin her halükarda 1997 yılından önce gerçekleşmiş olup, gerek 5 yıllık gerekse 10 yıllık bütün zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, hisse devir sözleşmesinin yasaya uygun olduğunu, davacılara babalarının hissesi oranında yapılan bir ödemenin mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
Muvazaa iddiasına dayanak bir delil dosyada mevcut değildir. Ayrıca davacı sadece hisse devrinin geçerli olduğunun tespiti için bu davayı açmıştır. Elbette davalı şirketin devri kabul zorunluluğu yoktur. Sadece usulüne uygun ( resmi biçimde devrin yapılması ve şirketin ana sözleşmesinde şahsi ya da fiili bir sınırlamanın bulunup bulunmadığı yönünden) tespitine ilişkindir. Yasa gereği şirket satın alanı kabul edebileceği gibi hisseyi ondan satın alabilir ya da 3. Kişinin alması için yönlendirebilir ya da şirketi feshe ve tasfiyeye götürebilir. Bu nedenle davalı savunmaları yerinde görülmeyerek geçerli hisse devrine binaen davanın kabulü ile----- kayıtlı olan davalı şirketteki davacıya ait %50 hissenin 14.03.2019 tarihi itibariyle dava dışı ---- devredildiğinin tespitine, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALILAR : 2- 3- VEKİLİ : DAVALI : 4- DAVA : Hisse Devrinin İptali DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : {}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; -{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}- DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davacı müvekkillerin davalı ... Ltd. Şti.'nin kurucu ortakları olduklarını, diğer davalılar tarafından usul ve yasaya ve ahlaka aykırı bir şekilde şirketin ellerinden alındığını, şirketi geri kazanmak için ve şirketin fiili ve gerçek durumunun tespiti ile ... Şirketinin hisse dağıtımın iptali ve hisse durumunun yeniden düzenlenmesini talep etmek için işbu davayı açtıklarını, davacı ... davalı ......


