Mahkemece, 152 ...... 21,24 ve 26 ...... sayılı taşınmazlar yönünden kabul nedeniyle davanın kabulüne, diğer ......ler bakımından ise muvazaa iddiasının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1515 ...... 9, 1393 ...... 3 ve 4, 1355 ...... 81 ...... sayılı taşınmazların ...... mirasbırakan ...... adına kayıtlı iken ölümüyle mirasçıları ............ adına intikal ettiği, davacıların mirasbırakanı ...... ile birlikte anılan diğer mirasçıların 1975 yılında miras paylarını satış suretiyle davalılara devrettikleri, ...... mirasbırakan ...... tarafından davalılara yapılan bir temlikin bulunmadığı, mirasbırakan ......’un 01.07.2004 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı ..................’nin kaldıkları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulam...... ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür....
TBK 77. maddesi uyarınca haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının mal varlığından veya emeğinden zenginleşen bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. TBK 78. maddesi uyarınca borçlanmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren kimse buna ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. TBK 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüte düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır. TBK 125. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler....
(TBK md. 614 (BK) md. 514)). Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz. Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK md. 19 (BK md. 18))....
ileri sürerek dava konusu 36776 ada 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 no’lu dairedeki 1/3 payın, 11 no’lu dairedeki 10/77 payın ve 1 no’lu dairenin tamamının TBK 19. maddesi gereğince muvazaa nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde taşınmazların rayiç bedellerinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL’nin 19.09.2002 cayma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödenmesini, satış vaadi sözleşmesinde yer alan cezai şarta ilişkin düzenleme gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000 TL’nin 19.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ...’tan tahsilini istemiştir....
Ancak, dava BK'nun 19.maddesine dayalı muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacının bu davadaki amacı, yaptığı icra takibi nedeniyle alacağını tahsil edebilmek için yapılan taşınmaz satışının kendisi yönünden geçersizliğini sağlamak olduğu, davacının bu hakkının ayni değil şahsi sonuç doğurduğu, davada muvazaanın ispatı halinde tapunun iptaline değil (olayda kıyasen uygulanması gereken İİK'nun 283/1. maddesi uyarınca) iptal ve tescil olmaksızın, taşınmazın haciz ve satışına karar verilmesi gerekir....
Tolon vekilinin karar düzeltme talebi üzerine; Dairemiz’in 01/06/2015 tarih, 2015/5605-2015/8012 sayılı ilamında; Gerek yerel mahkeme gerekse Dairemizin bozma ilamında hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığı (iptali istenen tasarruf 19.11.2003 tarihinde yapılmış olup eldeki dava İİK'nun 284 maddesinde öngörülen 5 yıllık hakdüşürücü süre geçirilerek 15.8.2011 tarihinde açılmıştır.) dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre davanın niteliği itibarıyla TBK 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu, böylece mevcut delillerin TBK'nun 19. maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmesi ve delillerin bu doğrultuda değerlendirilmesi yönünde Dairemiz’in bozma ilamının yalnızca gerekçesi değiştirilerek karar düzeltme talebi kabul edilmiştir....
nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. HMK'nin 33. maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Somut olayda, dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir....
‘e yapılan temlikin ise gerçek satış olduğunu, ...’in düğününde takılan takılar ile oğlunun doğum ve sünnetinde takılan takıları bozdurarak satış bedelini ödediğini, tarafların annesi Melek’in beyanlarında bu durumu belirttiğini, her iki temlikte de amacın mal kaçırmak olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, ecrimisil ve olmadığı takdirde tenkis istemlerine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir....
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/11532 E. , 2012/16204 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin 27.04.2006 tarihli harici satış sözleşmesiyle minibüs aldığını, davalıya satış bedeli olarak 40.000 TL'nin ödendiğini, araç müvekkilinin elindeyken davalının borçları nedeniyle haczedildiğini, davalının aracın satış bedelini iade etmemesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
ya satış tarihinin 20.04.2011 günü olduğu, davanın ise 21.06.2016 tarihinde açılmış olması nedeniyle, İİK'nın 284. maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, ayrıca TBK. 19. maddesindeki muvazaa hukuksal nedenine dayalı olarak her zaman dava açılabileceği, tasarrufun iptali davasının hak düşürücü sürenin geçmiş olmasından dolayı reddi halinde dava tüm davalılar açısından aynı nedenle reddedildiğinden davalılar lehine takdir edilecek vekalet ücretinin maktu olarak hesaplanmasının gerekmesine göre davalı ... vekili ile davacı vekilinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....


