Karar sayılı ilamı ile muvazaa nedeniyle açılmış bulunan davanın kanuni dayanağının BK'nun 19.maddesi olduğu, davacının boşanma davası açtığı eşi ile diğer davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen muvazaa işleminin davacı yönünden haksız eylem niteliğinde bulunduğuna göre uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkemeler olduğu ve BK’nun 19.maddesine göre açılan davaların Asliye Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, mahkemece davanın görev nedeni ile reddi ile dosyanın Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile Aile mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna karar verilmiş olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olduğu yönündeki heyet görüşüne katılmakla birlikte görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görevli mahkemenin tespitine dair görüşüne katılmıyorum.13/05/2024 Üye ... (Muhalif) e-imza...
---- uyguladığını, aynı zamanda, dürüstlük kuralını, şirkete sadakat borcunu ve şirket çıkarlarını ihlal ettiğini, şirket ana sözleşme ----- kendileri lehine kesinleştiğini, ---- yaptığı ana sözleşme değişikliği ve ----kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle, iptal edilmekte akabinde aynı değişiklikleri yine aynı kanunsuzlukla tekrarladığını ve azınlık pay sahipleri olarak davacıların yönetime katkılarını kabul etmediğini ve hiçbir zaman kar dağıtmayarak yıllardır zarara uğrattığını, ----- devam edebilmek ve ana sözleşme ---- sınırlamasını yok etmek için bu defa eşi ------ yok saymak istediğini, muvazaalı yaptığı bu işlemlere karışı------muvazaa sebebiyle hisse devrinin iptali,---- dosyası ile ------ onaylanması ile ilgili ----- toplantısında alınan kararlar aleyhine de iptal davası açıldığını, ----- dosyaya ait bilirkişi raporunda açık bir şekilde muvazaanın varlığının tespit edildiğini ve ----- karar aşamasında olduğunu, gündemin ---- ve kar/zarar hesaplarının okunmasının müzakere...
ya vermekle yükümlü olduğu teminat senedinin işleme konulması ile alakalı bir mesele olduğu, “Şirket Hissesi Satış Sözleşmesi” bir borçlar hukuku sözleşmesi olup taraflardan birinin bu sözleşmeye aykırı davranmış olmasının, TTK m. 490 uyarınca usulüne uygun bir şekilde yapılan pay devrinin geçerliliğini etkilemeyeceği, dava dilekçesinde taraflar arasındaki devir işleminin irade fesadı ve/veya muvazaa nedeniyle sakat olduğu yönünde bir iddiaya da rastlanılmadığı, davacı ... ile davalı arasındaki pay devrinin geçerli olduğu, dava dilekçesinden davacı ...'nun tazminat taleplerinin yasal dayanağının anlaşılamadığı, davacının gerek pay sahibi, gerekse yönetim kurulu üyesi sıfatı ortadan kalktığından TTK m. 553 vd. hükümleri uyarınca tazminat talep edemeyeceği, davacı ......
in her iki parseldeki devir işleminin tarafı olduğu, davacı tarafından, kendi tarafı olduğu işlemin muvazaalı olduğunun ileri sürülmüş olduğu, TBK 19. maddesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca resmi işlemin tarafı olan bir kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacak olması (Yargıtay 6.HD 2011/14696 E., 2012/2940 K.,27/02/2012 T. ilamı ve bu minvalde benzer kararları) nedeniyle bu iki taşınmaza ilişkin muvazaa iddialarının reddinin gerekmiş olduğu, diğer muvazaa iddiasının bulunduğu ... ada ... parseldeki ... numaralı bağımsız bölümün 1/2 hissesine ilişkin olarak ise davalı ...'in beyanı, davalı ...'in gerçek satışı ve bedel ödendiğini ispat edememesi, devir sırasında davalı ...'in davalı ...'in eşi olması nedeniyle bu taşınmaz devrinin muvazaalı olduğu..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur....
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacının birbirinden bağımsız birden fazla talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürerek yığılma şeklinde açtığı davada şirket hisselerinin ve tapu kaydının iptali istemlerini muris muvazaası hukuksal nedenine dayandırdığı, istemin; devirlerin iptali ile terekeye iadesi, miras payı oranında davacı adına tescili ile olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkin olduğu, diğer taleplerin ise haksız fiil borç kaynağına dayandığı, haksız fiil borç temeline dayanan talepler yönünden TTK m.4 ve 5 hükümleri gereğince mutlak ve nispi ticari dava hükmünde olmadığı dolayısı ile bu davaların görülmesinde HMK m.2 hükmü gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, davacının hisse ve tapu kaydı devrinin iptali ve tenkis koşullarının bulunup bulunmadığı yönündeki iddialarını değerlendirme görevinin de HMK m. 2 hükmü uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu zira bu iddialar yönünden görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçütün...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle muvazaa hukuksal nedenine dayalı şirket hisse devrinin iptali, miras payı oranında davacı adına tescili, mümkün olmazsa denlekleştirilmesi, bu mümkün olmadığı taktirde saklı pay oranında tenkis istemine istemine ilişkindir. Dava şartlarının bulunması davanın esasının incelenmesi için gerekli olduğundan davanın başından sonuna kadar var olmalıdır. Bu nedenle davanın başında öncelikle dava şartları incelenir....
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hem hisse devri ve hem de müdür atamasında imzasının olduğu, ... Akaryakıt Otomotiv Ltd. Şti'nin mahkemece tahliye edildiği, ... A.Ş'nin tahliyeden sonra mülk sahibinden petrol istasyonunun kiraladığı davalıların dahil olduğu muvazaa olduğu iddiası ispatlanamadığı, şirketin dağıtılacak bir kâr payı olduğunu ve bunun da ortaklara dağıtılması yönünde bir karar alındığına dair dosyada delil olmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, dava dışı şirkete ait işletmenin devrinin muvazaalı olması nedeniyle iptali ve davacının hissesine isabet eden payın devir işlemini yapan davalılardan tahsili istemine ilişkin olup devir işletmesinin tarafları olan ... Akaryakıt Otomotiv Ltd. Şti. ile ... A.Ş'ye husumet yöneltilmemiştir....
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre; 1-Davacı tarafça açılan hisse devri iptali ve tapu iptal tescil davaları yönünden açılan davaların görev nedeniyle REDDİNE, a-6100 sayılı HMK'nun 20....
Davacı yan TTK 408/2-f maddesi uyarınca taleplerinin kabul görmemesi halinde TBK 19 maddesi uyarınca devrin muvazaalı olduğunu, şirket yönetim ------- edilebilecek kardan mahrum bırakmak amacıyla bu devirleri yaptığını, mal kaçırma amacı güttüğünü, davalı--- olduğunu,--- devredildiğini ileri sürmüştür------- irade ile beyan arasında istenerek meydana getirilen uygunsuzluktur. Mutlak ve nisbi muvazaa olarak ikiye ayrılmakta olup --- tarafların bir sözleşme yapmak istemedikleri halde 3.kişileri aldatmak maksadı ile aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan görünüşte bir sözleşme yapmaları halidir. Nisbi muvazaa da ise taraflar bir sözleşme yapmayı ister ancak yapmak istedikleri sözleşmeyi açıkça yapmayıp gerçek iradelerine uygun olmayan görünüşte yaptıkları başka bir sözleşme ile gizlerler. Somut olayda da davacılar davalı ---- açtıkları davada muvazaa iddiasına dayanmıştır....
Arasında Gözle Görülür Farklar Olması Nedeniyle Yönetim Kurulu Kararı’nda Yer Alan Murise Ait Görünür İmzanın Bilirkişi İncelemesine Gönderilmesine, Sahte İmza Nedeniyle Yönetim Kurulu Kararının Geçersizliğinin Tespiti İle şirket hisselerinin mirasçıların yasal payları oranında mirasçılara dağıtılmasına, bu hususun ticareti sicil gazetesinde tescil ve ilanına, Mahkemeniz Aksi Kanaatte İse Murisin Vefatından 3 Ay Önce Yapmış Olduğu Hisse Devri İşleminin TBK 19 Genel Muvazaa Hükümleri Gözetilmek Suretiyle İptaline, şirket hisselerinin mirasçıların yasal payları oranında mirasçılara dağıtılmasına, bu hususun ticareti sicil gazetesinde tescil ve ilanına, neticeten haklı davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar Verilmesi..." taleplerine ilişkindir....


