Şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık halinde kurucu unsurlarını, örneğin irade beyanının, icap kabulün bulunmaması halinde hukuki işlem şeklen dahi meydana gelmemektedir; İsviçre, Alman ve Türk Hukukunda hukuki işlemin şekli unsurlarını tespit eden emredici hukuk kurallarına aykırılık sebebiyle hukuki işlemin mevcudiyet kazanmaması halinde hukuki işlemin yokluğundan söz edilir. (Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü Prof.Dr. Erdoğan Moroğlu 1993), (N.Yavuz a.g.e. Sh.773. HGK.07.02.1990 gün ve 602 E. 56 K.) Butlan sebeplerine gelince, genel olarak butlan halleri, Borçlar Kanununun 19 ve 20.maddelerinde belirtilmiştir. Bu hükümlere göre; konuları bakımından imkansız veya emredici hukuk kurallarına yahut ahlak ve adaba aykırı olan hukuki işlemler butlan nedeniyle geçersizdir. Kanunen uyulması zorunlu olan ve aksi kararlaştırılamayan hukuk kuralları, emredici özellikleri itibariyle mutlak ve nisbi emredici hükümler diye iki gurupta toplanırlar....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 18 ada 12 parsel sayılı taşınmazda bulunan 37 ve 38 nolu bağımsız bölümlerin aleyhinde yapılan icra takibi sonucunda yapılan ihale ile satıldığını, ihalenin feshine ilişkin açılan davanın reddine karar verildiğini,taşınmazın tapu kaydında iki ayrı bağımsız bölüm olarak kayıtlı olduğunu, ancak fiilen tek bir bağımsız bölüm halinde kullanıldığını, alınan rapor ve yapılan satışın usulsüz olduğunu, bilirkişiler aleyhine ceza yargılamasının yapıldığını, davalıların da taşınmazı görmeden ve niteliklerini dahi bilmeden gerçekte tek bir bağımsız bölüm olan yeri iki ayrı daire gibi satın aldıklarını, yapılan işlemlerin mutlak butlan ile batıl olduğunu ileri sürerek davalılar adına oluşan kaydın iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır....
CEVAP 1.Davalı-davacı erkek tarafından, davacı davalı kadın tarafından açılan boşanma davasına yasal süresi içerisinde cevap verilmemiştir. 2.Davalı-davacı erkek vekili birleşen dava dilekçesinde özetle, davacı-davalı kadının mental retardasyon hastalığı nedeni ile kısıtlandığını, müvekkilinin evliliği yaparken karşı tarafın akıl hastası olduğunu bilmediğini, davacı-davalı kadının akıl hastası olduğunu ve bunun süreklilik arz ettiğini yeni öğrendiğini, taraflar arasında davacı-davalı kadının akıl hastası olması nedeni ile sorunların çıktığını belirterek, evliliğin mutlak butlan sebebi ile iptaline olmadığı takdirde tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3.Davalı-davacı erkek vekili 15.01.2020 tarihli celsedeki imzalı beyanı ile mutlak butlan nedeni ile evliliğin iptali taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. V....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava ile tasfiye payı alacağının tahsili ve tasfiyeye ilişkin genel kurul kararının iptalinin istendiği, kooperatif genel kurul kararlarının iptal edilene kadar geçerli olduğu, genel kurul kararlarının iptali yönünde başka dava açılmadığı, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların mutlak butlan nedeni değil iptal nedeni olacağı, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davanın hak düşürücü sürede açılmadığı, öte yandan, davacının eda davası ile tasfiye payı alacağını talep hakkı var iken, tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, fakat 2001 ile 2009 yılları arasındaki genel kurullara çağrılmadığı gibi hazirûn listesinde de adının yazılmadığını, çağrının usule uygun yapılmadığını ileri sürerek, 2001 ile 2009 yılları arasındaki genel kurullarının mutlak butlan nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evliliğin İptali -Boşanma Taraflar arasındaki "boşanma" davası ile davalı tarafından bağımsız olarak açılan "evliliğin nispi butlan sebebiyle iptali ve ziynet alacağı" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından her iki dava ve ziynetler yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.11.2013 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekilleri gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....
sözleşmesinin gerçek iradeyi yansıtmadığından baştan itibaren yokluğuna, mümkün olmadığı takdirde butlan sebebi ile iptaline karar verilmesini istemiştir....
Somut olayda ---- tutanağının --------- ortak aidatına en fazla aylık % 1,5 oranında gecikme faizi işletilebileceği, bu bakımdan dava konusu aylık % 8 faiz kararının %1,5’i aşan kısmının emredici kanun hükümlerine aykırılık sebebiyle geçersiz (batıl) sayılacağı açıktır.------alınan bu karar mutlak butlan ile batıl olduğundan kooperatif ortağının muhalif kalma ve muhalefet şerhini tutanağa geçirme şartları olmaksızın bu hükmün batıl sayılmasını talep edebileceği açıktır. Yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü bu kararın mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları ise iptaline karar verilen------Maddelere ilişkin olup bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler denetime elverişli bulunmuştur. Keza 10. Maddeye dair itirazları hususunda da yukarıda birkaç yüksek mahkeme kararı alıntılanmış ve kabul gerekçesi izah edilmiştir. İtirazlara bu nedenle itibar edilmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi ile tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-karşı davalı erkeğin bu davadan önce 27.02.2013 tarihinde açtığı ve reddedilen butlan sebebiyle evliliğin iptali davasında davalı kadının tazminat ve nafaka talebinin olmadığını beyan etmesi o dava için sonuç doğurur....
ın eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple davacılar hakkında takipsizlik kararı verildiğini ve ...’ın bu eylemi sebebiyle hakkında iftira suçundan hapis cezası verildiğini, bu süreçte muris ... ...’ın da vefat ettiğini, belirtildiği üzere murisin gerçekte %97 hisse sahibi olduğu dikkate alındığında davalı şirketlerin 28/12/2015 tarihinde yapılan genel kurullarının yasaya aykırı olduğunu, genel kurulda alınan kararların butlanla sakat olduğunu, ...'ın temsil yetkisi olmadığından alınan kararların yok hükmünde olduğunu belirterek, her iki şirketin genel kurur kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


