TL’ye yükseltmiş, birleşen diğer davada; davalının uzun süreli kiracısı olduğu aracın tam kusurlu olarak muris yayalar ... ve küçük...’a çarpması sonucu murislerin vefat ettiğini, davalının işleten olarak sorumlu olduğunu, muris ...’ın davacı ...’nın eşi, diğer davacıların annesi, muris...’ın davacı ...’nın çocuğu, diğer davacıların kardeşi olduğunu, müvekkillerinin elem çektiğini, destekten yoksun kaldığını, asıl ve birleşen diğer davadaki zorunlu trafik sigortasınca 27.3.2007 tarihinde 41.602,23 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, bakiye alacağı talep etmek durumunda kaldıklarını beyanla, yasaca yapılacak tüm indirim nedenleri göz önünde tutulduktan sonra fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla muris ...’ın ölümü nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat ile davacı baba ... için 20.000,00 TL manevi, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 12.000,00’er TL manevi tazminatın, muris...’ın ölümü nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat ile davacı baba ... için 20.000,00 TL...
ihtiyari mali mesuliyet teminatına ilişkin dava değerini her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00 TL, toplam 30.000,00 TL’ye, davacı ...’nın oğlu için 51.709,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, kasko poliçesinde kişi başı 4.000,00 TL ferdi kaza teminatı için muris ... yönünden talebin devamı ile maddi tazminat talebini toplam 353.709,00 TL’ye yükseltmiştir. 27.04.2016 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile davacı ...’nın eşi için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 193.967,02 TL’ye yükselterek toplam 358.946,73 TL talep etmiştir....
KAMULAŞTIRMASIZ EL KOYMA NEDENİYLE TAZMİNAT 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 640 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki "Kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; K..l Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.04.2005 gün ve 2004/169 E- 2005/288 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 06.03.2006 gün ve 2005/13231-2006/2263 sayılı ilamı ile; (...Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Dava; muristen intikal eden kısmi pay için dava açılmıştır. 4721 sayılı T.M.K.'nun 640. maddesi uyarınca miras bırakandan intikal eden pay için iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerlidir....
Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. a- Mahkemece; davalı ... şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak maddi tazminattan sorumlu tutulmuş olduğuna davacı ... için hükmedilen maddi tazminat 150.000,00 TL olan poliçe limitini aştığına göre, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca bu davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin limitin toplam tazminata, oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekirken, tamamından ve yine manevi tazminat yönünden ise harçtan sorumlu tutulması, b-Yine, AAÜT 6/1 maddesi hükmü “ anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan...
Davacının ölümü üzerine davacının mirasçıları tarafından açılan davada, muris ...’in bu kaza nedeniyle öldüğüne ilişkin bir iddia olmaksızın kazada yaralanan ... adına manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Oysa ki, TMK'nun 25/4. maddesinde "Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez." düzenlemesi getirilmiştir. Kişilik hakları şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Muris ... tarafından sağlığında davalılara karşı manevi tazminat davası açılmamıştır. Murisin sağlığında talep etmediği manevi tazminat, onun ölümünden sonra mirasçıları davacıların açtıkları birleştirilen davada talep edilemeyecektir. Şu halde mirasçı davacılar tarafından açılan birleştirilen davada talep edilen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir....
Mahkemece toplanan delillere göre; takibe konu senet borçlusu muris ... adına atılan imzanın ... eli ürünü olup olmadığının kesin bir biçimde tespit edilemediği, bu durumun borçlu lehine yorumlanması gerektiği, dolayısıyla takibe konu bonodan dolayı davacıların sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların takibe konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların şartları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, muris ...'nın keşidecisi olduğu bir bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteminde bulunmuşlardır. Muris ...'nın mirasçıları arasında davacıların yanı sıra dava dışı ...'nın da bulunduğu dosya arasındaki veraset ilamından anlaşılmaktadır. Keşideci murisin vefatı üzerine terekesi elbirliği(iştirak) halinde olduğundan mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Dava dışı mirasçı ... davaya muvafakat etmediğini bildirmiştir....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT-TENKİS Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, bedeli mirasbırakan babaları ... tarafından ödenerek satın alınan dava konusu 541 ada 56 parselde kayıtlı 7 no’lu bağımsız bölümün ½’ şer paylarla mirasbırakan ile davalı ikinci eşi adına, 8 no’lu bağımsız bölümün ise tamamının davalı adına tescil edildiğini, 7 no’lu bağımsız bölümün bilahare satıldığını ve parasının davalıda olduğunu, mirasbırakanın başkaca taşınmazları satılmak suretiyle sözkonusu taşınmazların edinildiğini, davalının alım gücü bulunmadığını, mirasbırakan ile davalının birlikte hareket ederek mirastan mal kaçırdıklarını ileri sürerek dava konusu 7 no’lu bağımsız bölümün değerinin ¾ miras payları orarında tenkis hükümlerince yasal faiziyle birlikte ödenmesini, 8 no’lu bağımsız bölümün muris muvazaası nedeniyle tapu kaydının iptaliyle miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı taktirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin ¾ ünün yasal faiziyle birlikte...
Bunun yanı sıra geride mirası reddetmemiş mirasçı da bulunduğundan davalı vekilinin bu savunmasına itibar edilmeyerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş olup, davacılar vekilinin kötü niyet tazminat talebi bakımından mirasın reddi olgusunun takip tarihinden sonra ortaya çıkmış olması ve takibin açıkça kötü niyetli olduğunun kanıtlanamamış olması nedeniyle, davacılar vekilinin kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Davanın kabulüne, ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ile davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleştirilen dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir....
Kanun ile (madde 31) TTK' nun değişen ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin yasal düzenlenmesi uyarınca dava dilekçesi davalı tarafa tebliğe çıkmadan önce arabuluculuk son tutanağının sunulması hususunda davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verilmiş, ancak davacı vekili 16/11/2023 tarihli dilekçesinde muhatap olacak bir tarafın olmaması nedeniyle işbu davayı açtıklarını, arabuluculuktan beklenen menfaatin sağlanması ya da arabuluculuk sürecinin başlaması ve sürecin devamı söz konusu olamayacağından arabuluculuk başvurusu yapılamadığını beyan etmiştir. 7445 sayılı kanun ile;6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir....


