Bu belge 5070 sayılı yasa hükümlerine göre Elektronik olarak imzalanmıştır....
Bu durumda, mahkemece; davacının yaptığı ödemelerden zamanaşımana uğramayan miktarların tespiti amacıyla, ilgili icra dosyalarının getirtilerek uzman bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki alacak, kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Noterliğinden gönderilen ihtarname ile tek taraflı olarak feshedildiği, sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracak, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebilecekleri, taraflar sözleşmede aksi öngörülmediği sürece sözleşmeye dayalı talepte bulunamayacakları, her bir dava yönünden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye yapılarak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Kaldırma kararından sonra Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ( Eski esas ... Esas, ......
İcra Müdürlüğü'nün 2006/2105 E.Sayılı dosyası ile sözleşmeden doğan veya sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan 34.120 TL alacak, 94.360 TL cezai şarttan doğan toplam 128.480 TL alacak için icra takibine girişildiğini, ancak davalıların haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durmasına neden oldukların ileri sürerek itirazın iptali ile davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini Alacak davasına dönüştürmüştür. Birleşen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/585 Esas 2011/799 Karar sayılı dosyasında davacı; vekili dava dilekçesi ile, davacı tarafından davalılar aleyhine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/265 E.Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davada gelinen aşamada dosyanın tamamen ıslahı ile alacak davasına dönüştürüldüğünü, bu nedenle dava açma zorunluluklarının doğduğunu belirterek dosyanın ... 2....
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; İİK’nın 89/5. maddesinde TBK’nın 77. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine atıf yapıldığı, davanın TBK’nın 77. maddesinde düzenlenen süre içerisinde açıldığını, davada ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının menfi tespit isteminde bulunan davacı ile asıl borçlu arasındaki alacak borç durumunu ortaya koyup kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından ispat külfetinin yerine getirilmediği, davacının maaş haczi nedeniyle 1.906,49 TL'de sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.481,64 TL'nin 31.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK’nın 89/5. maddesine göre açılmış istirdat davasıdır. Üçüncü kişi kötüniyetli olan takip alacaklısına karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı meblağı geri alabilir....
Davalı vekili, davanın hukuki niteliğinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan alacak davası olduğunu, davanın, olaya uygulamnması gereken 818 sayılı Borçlar Kanununun 66. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davaya konu poliçenin bedelsizliğine dayalı olarak davacı tarafından açılan Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/220 esas ve 2010/184 karar sayılı ilamının 12.10.2010 tarihinde kesinleştiğini, davacının bu tarih itibariyle sebepsiz zenginleşmeden haberdar olduğunu, davaya konu poliçenin ciroyla davalıya devredildiğini, davalı bankanın poliçeyi iyiniyetli olarak ciro yolu ile teslim aldığını, iyi niyetinden dolayı haklarının korunması gerektiğini, davalı bankanın taraf olmadığı bir sözleşmeden mal alım satımından kaynaklanan hukuki ilişkiden doğan ihtilafları bilebilecek durumda olmadığını, bu ihtilafların iyi niyetli 3. kişi konumundaki bankayı bağlamayacağı belirterek davanın reddini istemiştir....
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenen paranın denkleştirici adalet ilkesi gereğince iade edilmesi suretiyle haksız değer kaymalarının önlenmesi amaç edinilmiş olup; mahkemece, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ve denkleştirici adalet ilkesinin esas alınması suretiyle bedelin iadesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; denkleştirici adalet uygulanırken Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince, satış bedelinin, ifanın imkansız hale geldiği tarih belirlenmek suretiyle bu tarihte, ifanın imkansız hale geldiği tarihin saptanamaması halinde ise dava tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücünün; çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, ÜFE, TÜFE, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs) ortalamaları alınmak suretiyle belirlenmesi ve bu yöntemle belirlenecek miktara hükmedilmesi gerekir....
Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 22.01.2019 tarih, 2016/1259 E. ve 2019/14 K. sayılı kararı ile 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 inci maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine atıf yapıldığı, davanın anılan maddede düzenlenen süre içerisinde açıldığını, davada ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının menfi tespit isteminde bulunan davacı ile asıl borçlu arasındaki alacak borç durumunu ortaya koyup kanıtlaması gerektiği, davalı tarafından ispat külfetinin yerine getirilmediği, davacının maaş haczi nedeniyle 1.906,49 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.481,64 TL'nin 31.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. B....
Dava konusu uyuşmazlık; sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı muhtesat bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunun 722/1.maddesi gereğince; “Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin ya da bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. 2.fıkra hükmüne göre; Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. 3.fıkra hükmüne göre de; Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir." Aynı Kanunun 723.maddesi gereğince ise; “Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür....


