tarafında, C ile gösterilen 82 m² tabanlı 2 katlı binanın davacı ... tarafından, D ile gösterilen 120 m² taban alanlı 3 katlı binanın davacı ... tarafından yapıldıklarının tespiti ile bu kişilere ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılardan Çağrı tarafından temyiz edilmiştir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat tespiti davaları, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tapu maliklerine karşı açılır. Dosya kapsamına göre, davalı ...'nın ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacılar tarafından meydana getirildiğini açıkça kabul ettiği sabittir. Bu nedenle eldeki temyize konu davada muhdesatların davacılar tarafından yapıldığını açıkça kabul eden ...'ye husumet yöneltilmesi doğru olmamıştır....
Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK mad. 722, 724 ve 729). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın, arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir. Muhdesatın mülkiyetinin aidiyeti isteğiyle açılan bu tür davalarda, güncel hukuki yararın mevcut olması ve iddianın kanıtlanması durumunda muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin veya aidiyetinin tespitine karar verilmesi gerekir....
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesine dayalı, kadastro tespiti öncesi yapılan muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyan” imkanı veren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/II. maddesi "sahibi lehine muhdesatın tespitine ve bunun kütüğün beyanlar hanesine yazılmasına" imkan sağlamaktadır. Anılan hüküm uyarınca “Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir”. Bu şekilde bir belirtmenin yenilik doğurucu bir sonucu olmadığı, esasen var olan şahsi hakka aleniyet kazandıracağı ve muhdesat sahibi lehine kanıt oluşturacağı kuşkusuzdur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu kural olarak kadastro bölge ve çalışma alanlarında üzerinde çalışma yapılan taşınmazlara uygulanır....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/3 D.İş sayılı dosyasında muhdesat tespiti yaptırdıklarını ve ... bilirkişi raporunda gösterilen (A) harfli 2543 m2'lik taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında kendisi adına tesbit edilerek tapu kaydı oluşan ... Köyü 101 ada 156 parsel sayılı taşınmazla bir bütün olarak zeminde kullanılmasına rağmen (A) harfli taşınmazın ... yatağı olarak tescil harici bırakıldığını belirterek adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davacının talep ettiği (A) harfli bölümün ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti KARAR Hükmün davacılar dışında ayrıca davalı vekili tarafından da 31.08.2015 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 434/2. maddesine göre, temyiz isteği harca tabi ise harcın yatırıldığı tarihte hükmün temyiz edildiği kabul edilir. Temyiz harcının kaynağı HUMK'nun 434/2 maddesi (HMK'nun 344. m.) ve 10.05.1965 tarih ve 1965/1 Esas, 1965/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kurulu Kararıdır. Bu İçtihatı Birleştirme Kararına göre, temyiz yoluna başvurmada maktu ilam harcının tamamının ya da nispi ilam harcının 1/4'ünün peşin olarak alınması gerekir. Davalı vekili tarafından da Yerel Mahkeme hükmü temyiz edilmiş ise de temyiz karar harcı ile temyiz başvuru harcının yatırıldığına ilişkin herhangi bir tahsilat ya da para makbuzu dosya arasında bulunmamaktadır....
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%.....) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır. Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir....
Dava, muhdesat tespitine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir. 2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik karar düzeltme itirazlarına gelince; Mahkemece, her ne kadar dava değeri, taşınmaz değerinin tamamı kabul edilerek davalı lehine vekalet ücreti hesaplanmış ise de, muhdesat tespiti davalarında dava konusu, tespiti talep edilen yerdeki davalıların payıdır. Somut olayda davacı zemin katın yarısının ve 3. katın kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiş, hükme esas alınan 25.12.2015 tarihli inşaat bilirkişi raporunda zemin katın 50.000 TL, 3. katın ise 45.000 TL değerinde olduğu belirtilmiş, dosyadaki tapu kaydından ise davalıların toplam payının 2/3 olduğu anlaşılmıştır....
Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalı payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir....
Muhdesatın tespiti talebine dair vekalet ücreti ile yargılama giderleri yönünden; Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat tespiti davaları, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tapu maliklerine karşı açılır. Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taraflar arasında dava konusu edilen taşınmazla ilgili 19.10.2020 tarihinde açılan ortaklığın giderilmesi davasının 23.02.2021 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında; davalının, davacı tarafın muhdesat iddiasını kabul ettiği, davacının bu davanın ön inceleme duruşmasından önce, muhdesat iddiası ileri sürülmeden ve bu yönde davalı tarafın beyanı alınmadan 18.11.2020 tarihinde eldeki muhdesat tespiti talepli davayı açtığı" gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....


