Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir. Bilindiği üzere, muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Yargılama harç ve giderlerinin bu değer esas alınarak hesap edilmesi gerekir. Hal böyle olunca, mahkeme tarafından, yukarıda açıklanan hususlar gözardı edilerek bilirkişi raporunda belirtilen yapı değeri üzerinden harcın ikmali için davacılara süre verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, az yukarıda açıklanan esaslara göre harcın ikmali için davacılara süre ve imkan tanınması, ondan sonra harcın ikmali halinde işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir....
MUHDESAT TESPİTİ DAVASI 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 12 ] "İçtihat Metni" Toplanan delillerden davaya konu binanın üzerinde bulunduğu fındık bahçesi ve kargir ev nitelikli 106 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 08.07.2004 tarihinde davalılar M. Y., G. S., davacı S. S. ve O. S. adına tespit edildiği, tutanağın beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki evin O. S.'a ait olduğunun gösterildiği, tespitin 09.12.2004 tarihinde kesinleştiği ve bu şekli ile tapuya tescil edildiği, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Tespit tutanağı içeriğinde davaya konu binanın 1967 yılında yapıldığı yazılı olup bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık evin kimin tarafından, kim adına ve hesabına yapıldığı noktasındadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat tespiti ....... ile....... ve müşterekleri aralarındaki muhdesat tespiti davasının reddine dair ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.02.2014 gün ve 401/128 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, ... Köyü ...pafta... parselin muris babaları ........'...
ın hissesini, üzerindeki dava konusu ev ile birlikte satın aldığı anlaşıldığına göre, birleşen davada davacı vekilinin muhdesat tespiti talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. 4. Birleşen davada tarafların davalı / davacı sıfatları ters yazılmış ise de bu husus mahallinde her zaman düzeltilebilecek hususlardan olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır....
Bu durumda mahkemece ölü olduğu anlaşılan ... oğlu ...’in mirasçılık belgesi getirtilmeli mirasçılarının usulünce davada yer almaları sağlanmalı ve ... oğlu ...’in de dahili davalılardan ... ile aynı kişi olup olmadığı belirlenerek taraf teşkili tam olarak sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davacı vekilinin muhdesat tespiti ile ikinci kademedeki tazminat isteklerine ilişkin bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacının tapu iptali ve tescile yönelik talebinin reddine ilişkin karar temyiz incelemesi neticesinde kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'in muhtesatın tespiti ve tazminat taleplerine yönelik davasının reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ... vekili temyiz etmiştir. Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinde belirtilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat Tespiti ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesat tespiti davasının kabulüne dair ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.03.2014 gün ve 20/31 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan ...Belediyesi vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, 542 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1998 yılında davacı tarafından ...Belediyesi'nden satın alındığını, taşınmazın davacı tarafından satın alınmasından sonra bu taşınmaz üzerine kişisel emek, malvarlığı ve birikimleri ile iki bodrumlu, iki katlı evin 2000-2001 yıllarında inşa ettirilip yaptırıldığını, ... tarafından 24/11/2005 tarihinde yapılan imar düzenlemesi neticesinde, davalılara ait taşınmazlar ile birleştirilerek 663 ada 8 parsel numarası aldığını, bu parsele davacı ile davalıların yapılan imar düzenlemesi neticesinde hisseli olarak...
Dava; Muhdesat Tespiti isteğine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Ortalıklığın Giderilmesi Davası davalısı ve temyize konu dosyanın ise davacısı ... Ortaklığın Giderilmesi Davasındaki 25.01.2011 tarihli keşifte “...taşınmaz üzerindeki tüm evler ve 2. kısımdaki bir kısmı kapalı depo babam tarafından yaptırıldı, 2. kısımdaki kümeslerin bulunduğu depo benim tarafımdan yaptırıldı. 3. kısımdaki depoların tamamı ... tarafından yaptırıldı.” şeklindeki beyanda bulunmuştur. Yine iş bu Muhdesat Tespiti Davasında ise ... 13. celsede “ikamet ettiğim ev, damlar, garaj, ahır vs. ...’ın ikamet ettiği ev, işçi evi ve tüm yapıların 1983 yılından önce yaptırdığıma tüm malzeme ve işçilik bedellerini ödediğime...” şeklinde yemin etmiştir....
KARŞI OY Muhdesat tespiti davası bir tespit davası olarak, mülkiyete yönelik bir dava niteliğinde değildir. Bu tespit davası HMK'nun 106/2. maddesi gereğince hukuki yarar bulunması koşuluyla dinlenebilir. Kadastro tespitine itiraz davasında şerhin tespitinin de istenmesi Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi çerçevesinde şerhin tesciline yönelik bir talep olup, Kadastro Mahkemesi şerhin tesciline ilişkin talebi reddetmiştir. Bu nedenle Kadastro Mahkemesi kararının bu tespit davası için kesin hüküm teşkil ettiği söylenemez. .//.. Mahkemenin yapacağı iş; açıldığı bildirilen Sulh Hukuk Mahkemesi'ndeki ortaklığın giderilmesi davasını getirterek taşınmazın üzerindeki muhtesatın aidiyetinin taşınmazın malikleri arasında çekişmeli olup olmadığının ve bu tespit davasını açmak üzere süre verilmiş olup olmadığını belirleyip, süre verilmiş ise işin esasını incelemekten ibarettir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekir. 18.02.2016...
Dava, ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu muhdesatların üzerinde bulunduğu 424 ve 405 parsel sayılı taşınmazlar davacı ile davalılar adına tapuda elbirliği mülkiyet şeklinde kayıtlıdır. Dava mirasçılar arasında görülmektedir. Muhdesat tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların miras paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilerek, davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının payları oranında sorumlu tutulmaları gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu miktarın da payları dikkate alınmaksızın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır....
Dava;muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.Dava konusu taşınmaz paylı mülkiyet şeklinde taraflar adına kayıtlı bulunmaktadır. 1-Dosya içeriğine toplanan delillere göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku'nda, muhdesattan,bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler)....


