değer başka bir taşınmaz verilemeyeceğinin kesinleşmesi halinde davanın esasına girilerek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirme yapılıp, buna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz edilen kararın davalılar yararına bozulması gerektirmiştir....
(HMK. m.26, 25, 31 ve 33) Davalı ... hakkında sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan bir dava ile öte yandan 20.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile ...’ya karşı açılan katılma alacağına yönelik davanın kural olarak; birlikte görülmesi mümkün değildir. Çünkü sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak açılan davanın genel Mahkemeler'de, katılma alacağı isteğine ilişkin davanın ise Aile Mahkemesi'nde görülüp bakılması gerekmektedir. Ne var ki, davanın ve kararın bütünlüğü ilkesi ile her iki davalıya karşı açılan alacak davasının aynı araçtan kaynaklanması ve alacağın tek olması durumu gözetilerek her iki davanın zorunlu olarak Aile Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Aksi halde farklı kararların ortaya çıkması söz konusu olabilecektir. Davacının dava dilekçesinin iyi ele alınmadığı ve formüle edilmediği açıktır. ...e karşı açılan dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir....
Sayılı dosyası ile rücuan talep edilebilir alacak tutarının, asıl alacak 23.891,00 TL işlemiş faiz alacağı 6.144,24 TL olmak üzere toplam 30.035,24 TL olduğu hükme elverişli aktüer raporundan anlaşılmakla davanın kabulü ile takibin 23.891 TL asıl alacak ve 6.144,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.035,24 TL üzerinden devamına, asıl alacak 23.891 TL ye takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacağın varlığı ve miktarı yargılama neticesinde belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
Taraflar sözleşme gereğince yapmış oldukları edim ve kazanımları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerekir. Taraflar arasındaki protokol ve taraf beyanları dikkate alındığında davacıların, dava konusu taşınmazları davalı bankaya olan kredi borcuna karşılık devrettiği sabit olduğundan davacıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilecekleri bir alacak ve/veya taşınmaz da bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki ---------- sözleşmesinin ---- yapılmaması sebebiyle geçersiz olup, davacıların bu hukuksal sebebe ---- hakkına) dayanarak talepte bulunmasının hukuken mümkün olmadığı, davacıların başkaca bir talebi de bulunmadığından (sebepsiz zenginleşmeye dayalı bedel iadesi vs.) davanın reddine karar verilmiştir....
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır....
Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak geri isteyebilirler. .Geçerli bir sebebe dayanılmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerine kayan değerlerin iadesi "denkleştirici adalet" düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından yararlanarak kendi malvarlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder. Ödenen satış bedelinin iadesine karar verilirken satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi uygun olacaktır. Diğer taraftan, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m.6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir....
Geçersiz sözleşme nedeniyle verilenlerin geri istenmesi hâli 6098 sayılı Kanun'un sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkilerini düzenleyen 77 ve devamı maddeleri çerçevesinde çözümlenir. Kanun’un 77 nci maddesine göre haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğar. Anılan madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekmektedir....
Dava; harici satım sözleşmesine dayalı, ödenen satım bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen değeri ile taşınmaz üzerine yapılan yapılar nedeniyle muhdesat bedelinin ve dikilen ağaç bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, bir kısım davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Bir kısım davalıların temyiz itirazlarının incelemesinde; TMK'nun 6'ncı maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür....
halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı ve varsa miktarına ilişkin olarak re’sen seçilecek bir mali müşavir, bir işletmeci ve bir ticaret / borçlar mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi ile davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor tanzimi için bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişiler mali müşavir bilirkişi ..., Doç Dr. ..., turizmci Öğr....


