WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Asıl davada davalı kooperatif vekili, davacı temerrüde düştüğünden feshin haklı nedenlere dayandığını, sözleşmedeki ifa süresi 30.11.2002 tarihinde sona erdiği halde 18.12.2002 tarihinde yaptırılan tespite göre inşaatların %45,5 seviyesinde bulunduğunu savunarak, asıl davanın reddini, birleşen davasında ise feshin haklı nedenlere dayandığının tespiti ile yüklenicinin üçüncü kişilere satmış olduğu daireler nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak şimdilik 2.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise kabulü ile kooperatifin taraflar arasındaki inşaat sözleşmesini haklı olarak feshettiğinin tespiti ile 2.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalı yükleniciden tahsiline dair verilen kararın asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 15....

Mahkemece, davacının 16.6.1988 tarihli ipotek belgesine dayanarak alacak isteminde bulunduğu, dava tarihine kadar BK’da düzenlenen 5 ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. HMUK. 76 maddesine göre maddi olguları bildirmek 2007/7155-9247 taraflara, bunların hukuki niteliklerini saptamak ise hakime aittir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının 16.6.1988 tarihli harici taşınmaz satım sözleşmesi gereğince davalı yana ödediği miktar nedeniyle davalıların sebepsiz zenginleşmesine dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır....

Özellikle, uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve kiracı tarafından kullanılmak suretiyle istifade edilen giderler nedeniyle sebepsiz zenginleşme borçlusunun giderlerin yapıldığı tarihte zenginleştiği, giderleri yapan kişinin de o anda fakirleştiğinden söz edilemez. Malvarlıklarındaki azalma ve çoğalmanın, diğer bir deyişle sebepsiz zenginleşme olgusunun dava konusu taşınmazın karşı tarafa teslim edildiği tarihte gerçekleşeceği açıktır. Dolayısıyla, giderlerin yapıldığı taşınmaz malike teslim edilmediği sürece iade borcunun doğduğundan da bahsedilemez. 24. Hâl böyle olunca, Özel Dairece, kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masrafların mülga 818 sayılı BK’nın 414. maddesi kapsamında vekâletsiz iş görme hükümlerine istenebileceği belirtilmiş ise de, kiracının yaptığı kullanım amacına uygun hâle getirmeye yönelik değişiklikler ile yapılan yararlı ve zorunlu giderler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilmelidir....

Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu olayda davalı kusurlu olduğunu, davalının kendini telefonda tanıtan ve gerçek kimlik bilgilerini vermeyen kişiye döviz satmakta herhangi bir sakınca görmeyerek, döviz sattığı yani kendisinden beklenen özenli ve basiretli tacir davranışı sergilemediğini, bu itibarla bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğini,neticede davalı hesabına para gönderen şahısların dolandırıldığı ve bu dolandırma eylemine kimlik tespiti yapmadan döviz satan davalının basiretsiz ve özensiz davranışı ile aracı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bankacılık hizmetinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. 2....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin yargı yoluna yönelik itirazının davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanan alacak davası olması ve görevli yargı yolunun adli yargı olması nedeniyle yerinde olmadığı, her ne kadar Kırıkkale İdare Mahkemesi'nin 2015/23 E. sayılı kararı kesinleşmemiş ise de, faaliyet durdurma tarihinin 16.07.2015 olduğu, bu tarihten itibaren akdin ifasının imkansız hale geldiği, dava tarihi olan 17.07.2017 tarihi itibariyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı davalarda düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle Kırıkkale İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, davalı Belediyenin davacıya M plaka hat tahsis işlemi yaptığı, bu işlem karşılığında hayatın olağan akışına göre talepte bulunandan belli bir meblağ almasının gerektiği ve davacı tarafından davalı Belediyeye toplam 157.000,00 TL ödendiği, ödeme makbuzunda paranın ne amaçla ödendiği...

Dava, daha uzun süreli tesis edilen intifa hakkının rekabet kurulu kararı gereğince süresinden önce terkin edildiği iddasına dayalı irtifa hakkının kullanılmayan kısmına ilişkin bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini amaçlayan davadır. Mahkemece verilen kararın gerekçesinde bu davanın kabulü için davadan önce intifa hakkının terkin edilmesinin ön koşul olduğunu ve tapu kaydında taşınmaz üzerinde takyidatın devam ettiğini belirterek ipotegin terkin edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece getirtilen tapu kaydında intifaya ilişkin bir kayıt bulunmamasına ve tapu kaydında 05/01/2016 tarihli ipotek kaydı bulunmasına rağmen dava konusu edilmeyen ipotekten bahsedilerek hüküm tesisi doğru olmamıştır....

ne ödediğini ve temel ilişki kapsamındaki alacak borç ilişkisinin sonlandığını TMK. nun 6. maddesi ve HMK m. 200. uyarınca usulen yazılı belgeyle ispat edemediği; bu nedenle, davacının, yetkili bono hamili olarak bono keşidecisi davalı şirkete karşı eTTK.nun 644. maddesindeki sebepsiz zenginleşme hükümlerine uyarınca bononun zamanaşımı süresi dolduktan sonra 1 yıllık süre içinde davalı tanzim eden şirkete karşı takip ve dava hakkının bulunduğu, anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının iş bu davayı açmakta haklı ve hukukî yararı bulunmaktadır. Diğer yandan talebin sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak niteliğinde bulunması nedeniyle takip öncesi dönem için temerrüt faizi talep edilmesi ancak borçlunun temerrüde düşürülmesi halinde söz konusu olur. Somut olayda davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından işlemiş faiz talebinde bulunulamaz....

Davacı tarafça; dava konusu çek bedelleri nedeniyle lehtara karşı borçlu olunmadığı, çeklerin davalı banka tarafından tahsil cirosu ile temlik alındığı, borçlu olunduğu sanılarak davalı bankaya ödeme yapıldığı iddia edilerek, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak ödenen çek bedellerinin iadesi talep edilmektedir. Davalı taraf ise; çeklerin temlik cirosu ile alındığı, davacı ile lehtar arasındaki sözleşmesel ilişkiden kaynaklı defilerin kendilerine karşı ileri sürülemeyeceği, çek bedellerinin ödendiği ve tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettikleri savunulmaktadır. Davacının, dava konusu çeklerin lehtarı olan dava dışı ------ borçlu olmadığı-------- Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ile sabittir. Ancak işbu savunmanın davalıya karşı ileri sürülebilmesi için, çeklerin davalı tarafından tahsil cirosu ile alındığının ispatı gerekmektedir....

Sebepsiz zenginleşme, 6098 sayılı TBK’nun 77 ve devamı (mülga 818 sayılı BK’nun 61 vd) maddelerinde düzenlenmiş olup, madde hükmü uyarınca "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Buna göre; sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşme halinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisi doğmakta olup, bu borcun konusu malvarlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesidir. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade borcunun kapsamı ve yapılmış olan giderlerden hangilerinin geri istenebileceği, giderlerin niteliğine ve zenginleşen kimsenin iyiniyetli ya da kötüniyetli oluşuna göre farklılık göstermektedir....

¸e-imza* ¸e-imza* *Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır....

UYAP Entegrasyonu