Davalı banka, iade edilen harçların davacının da sorumlu olduğu kredi borçlarına mahsup edildiğini, kredi riskinin tasfiyesi ile sonuçlanan son teklif alınırken, işbu teklif tarihi itibariyle yeniden borç tespiti yapıldığı, borç tespiti yapılırken ise işbu harç tutarların zaten daha önce kredi borcundan düşülmüş olduğunun görüleceğini, harç iadesi tutarlarının, ipotek veren 3. kişi konumundaki davacıya ödenmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını savunmuştur. Mahkemece verilen 15.05.2014 tarihli kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.12.2014 tarihli kararında da davalının bankacılık uygulaması gereği kredi ödemelerinin doğrudan kredi hesabına yapılamadığı, kredi borçlusunun mevduat hesabına aktarılıp oradan mevduat hesabından virman yapılmak suretiyle kredi borcundan mahsup edildiği yönündeki itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2016/140 Esas KARAR NO :2022/134 Karar DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ:10/02/2016 KARAR TARİHİ:14/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firmanın dava dışı olan ciranta ... ... Tic. San. A.Ş.'ye farklı özelliklerde kablolar sattığını, davacıya olan borçlarına karşılık olarak kendisine ... İnş San Tic Ltd Şti tarafından ciro edilen, keşidecisi ...Müh. Tur. Prj. Dan. Hiz. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. lehtarı ... İnş San Tic Ltd Şti 30.11.2015 keşide tarihli ve ... seri numaralı çeki davacıya ciro ettiğini, Davacı şirketin dava konusu çeki 08.2.2015 tarihinde ... Bankası ......
Öyleyse, ortaklığın giderilmesi davasında satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ise-satış henüz yapılmamış olsa bile- muhtesat tespiti davasının artık dinlenmesinde hukuki yarar kalmayacaktır. Zira, artık hak iddia edenin genel hükümlere dayalı (sebepsiz zeginleşme. TBK.md.77 vd.) bir eda davası açma imkanı devreye girecektir). Ayrıca, paydaş veya miras ortağı olmayanın (üçüncü kişilerin) ortaklığın giderilmesi davasında taraf sıfatı olmayacağından; muhtesat tespiti davası açma hakkının da bulunmadığının da kabulü gerekir. Bu konuda Kamulaştırma Kanunu'nun 19. maddesine 2004 yılında eklenen ” ......
Bu anlamda kendisini borçlu sanarak ödeme yapan gerçek borçludan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği bedeli, 818 sayılı Kanun'un 66 ncı (6098 sayılı Kanun md. 82) maddesinde düzenlenen özel zamanaşımı süreleri içerisinde talep edebilir. Zira alacak hakkı sebepsiz zenginleşmeden doğmuş olup burada özel hüküm mevcudiyeti sebebiyle genel zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Bununla birlikte başkasına ait bir borcu kendisinin borçlu olduğu zannında olmaksızın ödeyen kimse, ödemiş olduğu bedeli aradaki sözleşme hükümlerine göre talep etmesi durumunda, gerçek borçlu ile aradaki sözleşme ilişkisine ilişkin kanunlarda özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiş ise ödediği bedeli 818 sayılı Kanun'un 125 inci (6098 sayılı Kanun md. 146) maddesinde düzenlenen on yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde talep edebilir. Zira burada alacak hakkı taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiden doğmakta, alacak talebi de sözleşmeye dayalı olarak ileri sürülmektedir....
Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanılarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bu günün geçmesi ile haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüte düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır." Resmi şekilde düzenlenmeyen protokol taraflar arasında taşınmaz devri bakımından hüküm ifade etmeyecek ise de o zaman taraflar bu sözleşmeye dayalı olarak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri isteme hakkına sahiptirler. TBK'nın 117. Maddesinde açıklandığı gibi sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olacaktır. Somut olayda da davalının davacı adına protokol gereğince ......
İstinaf kararı doğrultusunda dosyanın incelenmesinde 03/05/2018 tarihli tensip tutanağının 2 nolu ara kararı ile davanın alacak davası mı yoksa itirazın iptali davası olduğu talep sonucunda anlaşılamadığından talep sonucunun açıklanması yönünde davacı vekiline süre verilmesi neticesinde davacı vekilinin süresinde olarak 14/05/2018 tarihinde UYAP sistemi üzerinden dava dosyasına sunmuş olduğu dilekçesi ile davanın alacak davası olduğunu ve davaya alacak davası olarak devam olunmasını talep ettiği görülmektedir. 6098 sayılı TTK m.778/1-h düzenlemesi ile m.749'a yapılan atıf kapsamında bonoya konu alacağın vade tarihinden itibaren 3 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, keza m.778/1-d düzenlemesi ile de m.732'ye yapılan atıf kapsamında 3 yıllık sürenin dolması nedeniyle zamanaşımına uğrayan bir bonoya konu alacaktan dolayı bono keşidecesinın 3 yıllık zamanaşımını takip eden 1 yılda sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olacağı ve 1 yıllık süre içerisinde dava açılması halinde sebepsiz...
Öyleyse, ortaklığın giderilmesi davasında satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ise- satış henüz yapılmamış olsa bile- muhtesat tespiti davasının artık dinlenmesinde hukuki yarar kalmayacaktır. Zira, artık hak iddia edenin genel hükümlere dayalı (sebepsiz zeginleşme, TBK.md.77 vd.) bir eda davası açma imkanı devreye girecektir). Ayrıca, paydaş veya miras ortağı olmayanın (üçüncü kişilerin) ortaklığın giderilmesi davasında taraf sıfatı olmayacağından; muhtesat tespiti davası açma hakkının da bulunmadığının da kabulü gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti, Alacak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili, dava konusu 210 ada 64 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan çatı katının tuğla ve beton kısmı dışında dava dilekçesinde 42 bent halinde sayılan iş ve buzdolabı vs menkul eşyaların davacılardan ... tarafından yapıldığı/satın alındığı, yine taşınmazda bulunan 9 bent halinde sayılan oturma odası vs eşyaların davacılardan ...'e ait çeyiz eşyaları olduğunu ileri sürerek, davacı ... tarafından kendi emek ve sermayesi ile yaptırılan işlerin dairenin değerine yaptığı katkının tespitine, satış veya paylaşımda ekonomik değerin davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, dilekçede açıklanan ev eşyalarının davacı ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/137 Esas KARAR NO: 2021/767 DAVA: Alacak (Sebepsiz Zenginleşmeye Dayalı ) DAVA TARİHİ : 14/09/2011 KARAR TARİHİ: 08/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ----davacı şirketin, ----- aldığı dağıtıcı lisansı doğrultusunda ---- faaliyet gösterdiğini, ------- imzaladığını, davacı şirketin, davalı şirket adına kayıtlı bulunan ---- numaralarında kayıtlı bulunan taşınmazın ---- başlamak üzere onbeş yıl süreli intifa hakkını aldığını, davacı şirketin bu taşınmazın -- olarak kullanılması ve işletilmesine yönelik olarak da davalı şirketle ---- tarihli ---- sözleşmeleri imzaladığını, davalı bayi şirketin, intifa hakkı davacıya ait olan taşınmazı ve üzerindeki---------olarak işletmeye başladığını ve sözleşmelerin feshedildiği----- faaliyette bulunduğunu, ---- müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını ve böylece davalı...
Bu kez, davalı taraf vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. 1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davacı tarafın şirket ortağı olmadığının tespiti ile alacak davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir....


