Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; davacı, her ne kadar diğer davalı şirketten daire satın aldığını iddia etmiş ise de, bu konuda noterden düzenlenmiş resmi belge ibraz edemediği, davacı davalı şirketten daire satın aldığını ispat edemediğinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya yaptığı ödemeleri geri isteyebileceği, ancak resmi satış akdi olmadığından bundan doğan zararı talep edemeyeceği gerekçesiyle, davacının şirkete karşı açtığı alacak davasının kabulüne, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava kooperatif üyeliğinin tespiti ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece üyeliğin tespitinin reddine ve tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Bununla birlikte dava sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak ikame edilmiş ve haciz baskısı altında ödendiği iddiasıyla takip dosyasına yapılan ödemenin davalı/takip alacaklısından tahsili talep edilmiş ise de davacı, takip dosyasının tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olup İcra İflas Kanunu'nun 9 ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeler borca mahsuben yapılmış sayılmaktadır. Buna göre takip dosyasının tarafı olmayan davacı üçüncü kişilerin, ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunmakla birlikte, somut dava yönünden davalı takip alacaklısının sebepsiz zenginleşen konumunda olmadığı görülmektedir....
Esas ...Karar sayılı ilamı ile bozulduğunu, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada vade farkına yönelik ek rapor alınarak müvekkili tarafından fazladan ödenen meblağın tespiti amacıyla ek rapor alınmasına karar verilmeyerek davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, vade farkı faturasının davalı şirkete iade edilmesine rağmen davalının vade farkı faturasını da icra takibi yoluyla tahsil ettiğini ve sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin haciz tehdidi altında takibe konu bedeli ödemek zorunda kaldığını belirterek, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 25/04/2018 tarih, ... Esas ... Karar sayılı bozma ilamındaki gerekçeler göz önüne alınarak vade farkı faturasına dayalı olarak müvekkilinden haksız tazmin edilen 7.182,00-TL'nin günümüz şartlarına uyarlanaraksebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı şirketten tahsili ile müvekkili lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava, taşınmaz satım sözleşmesi uyarınca yapılan erken ödemelerden dolayı faiz indirimi yapılmamasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında,------ Noterliğinin 29/08/2016 tarihli ------yevmiye nolu Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin imzalandığı ve davacı şirketin bu sözleşmeye istinaden 58.600.000,00 TL bedelli ödemeyi yapmadığı, davacı şirketin, yapmış olduğu ödeme taksitlerinin erken ödendiğini, bu nedenle erken ödeme dolayısıyla davalının sebepsiz zenginleştiği tutar kadar indirim yapması gerektiğini iddia ve beyanla işbu davanın açıldığı görülmektedir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca borcun üç kaynağı vardır. Bunlar; sözleşme, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmedir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir....
Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasındaki tapulu taşınmaza ilişkin adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, iadesi talebine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve ardından gelen maddelerindeki (TBK'nın 77 ve ardından gelen maddelerindeki) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır....
Dava sözleşme tarihine göre uygulanması gereken 818 sayılı mülgâ BK 355 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu hastane yazılımı ve bakımı işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış haksız fesih sonucu irad kaydedildiği belirtilen teminat mektubu ve ödenmeyen bakiye iş bedeline ilişkin alacak davasıdır. Mahkemece hakediş bedeli yönünden de dava reddedilmiş ise de mahkemece bu konuda yeterince araştırma yapılmamıştır. Oysa ki; davalı idare tarafından haklı nedenle sözleşme feshedilmiş olsa da fesih tarihine kadar yapılmış olup iş sahibinin kabul ettiği işlerin bedelini yüklenici sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince isteyebilir. Bu konuda değerlendirme yapılıp yüklenicinin isteyebileceği alacak miktarının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir....
Davacı bu durumda ancak temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabilir. Somut olayda TTK'nın (644) 732. maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamaz. Davacı dava dilekçesinde de, açıkca sebepsiz zenginleşmeye dayanıp, temel ilişkiye dayanmadığından mahkemece davanın reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir. " denilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5867 Esas, 2021/4925 Karar sayılı kararında da benzer açıklamalarda bulunulmuştur. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/12374 Esas, 2017/6660 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; keşideci ile aralarında temel ilişki bulunan lehtar, ancak temel ilişkiye dayalı olarak alacak talebinde bulunabilir....
Belirli bir zamanın geçmesi, alacak ve borcu kendiliğinden sona erdirmez; ancak alacaklının elinden, borçlu istemediği takdirde alacağı dava yoluyla takip ve tahsil etme imkânını alır. Zamanaşımı, borçluya sadece bir defi hakkı verir. Borçlu, alacaklıya bu def’i hakkını ileri sürdüğü takdirde, borç sona ermekte, eksik bir borç haline gelmekte ve alacaklının açmış olduğu dava reddedilmektedir. Zamanaşımına uğramış bir alacak, borçlunun zamanaşımı def’inden sonra da alacaklıya bu alacak üzerende eksik bir alacak hakkı verir. Borç eksik de olsa varlığını devam ettirdiğinden, borçlu bu borcu ifa ederse, bir bağışlama teşkil etmediği gibi, sebepsiz bir zenginleşme de teşkil etmez ve dolayısıyla borçlu bunu sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak geri isteyemez. (Prof.Dr.Fikret Eren 11. Baskı sayfa:1232 v.d) Diğer taraftan, İhtirazi kayıt; “muayyen haklarını kullanmak hususunda serbestîsini muhafaza etmek isteyen tarafın bu husustaki vaki beyanı” olarak tanımlanabilir....
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, süresi içinde ibraz edilmemesi nedeni ile zamanaşına uğrayan çekin 75.000,00TL çek nedeniyle alacak davasıdır. İşbu dava konusu çekte davalı ... keşideci, diğer davalı .... Ltd Şti ile lehdar/ilk cirantadır. Çeki elinde bulunduran hamil davacı, keşideci ...'a karşı 6102 sy. TTK'nın 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde talepte bulunabilir. Buna göre keşideci davalı ... sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Nitekim Yargıtay ... Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ... Esas ... Karar sayılı içtihadı da bu yöndedir; "Dava süresinde ibraz edilmeyen zamanaşımına uğramış çek nedeniyle icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davalı dava konusu çekte keşideci olup davacı ise ciranta olduğundan davacı ile davalı arasında temel bir ilişki bulunmamaktadır. Bu durumda davacı TTK'nun 644 maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak davalıdan alacak isteminde bulunabilir"....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 15.11.2012 tarihli protokolun bir miktar taşınmaz mülkiyetinin müvekkil tarafından davacı tarafa naklini (devrini) düzenlendiğini, mülkiyet nakline ilişkin sözleşmelerin geçerliliğinin resmi şekle tabi olup ya tapu memuru huzurunda yada noterde yapılmasına bağlı olduğunu ancak taraflar arasında akdedilen 15.11.2012 tarihli protokolun resmi şekle uygun olarak yapılmadığı cihetle hukuken geçersiz olup bu geçersiz sözleşme gereğince taraflar ancak birbirlerinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri isteyebileceğini, sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade (alacak) istemleri de sebepsiz zenginleşildiğini öğrenmeden itibaren 2 (iki) yıl olduğunu, davacı tarafın, müvekkili tarafından davacıya tahsis edileceği bildirilen 6.852,16 m2 lik taşınmaz yerine ancak 4.696,32 m2 lik taşınmaz mülkiyeti devredilebileceğini aradaki fark olan 2.155,84 m2 lik taşınmazın devredilmeyeceğini, yani müvekkil OSB...


