İstinaf Nedenleri Davalı vekili, hatalı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, hukuki yarar, taraf sıfatı ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığı ve değerlendirilmediği, davacı tarafından sebepsiz zenginleşme davası açıldığı, istirdat davası açılmadığı iddia edilse de, sebepsiz zenginleşme davasını ortada bir icra takibi veya cebri icra tehdidi olmamasına rağmen, ödeme yapan kişilerin açabileceği, davacının kambiyo senetlerine mahsus takip dosyasına istinaden ödenen paranın iadesini istediğinden, sebepsiz zenginleşme davası açamayacağı, istirdat davasının da hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacı hakkında genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesine dayalı bir icra takibinin hiçbir zaman yapılmadığı, menfi tespit davasında verilen ilamın genel kredi sözleşmesine istinaden gönderilen ihtarnameden kaynaklı olarak davacının bir borcunun bulunmadığına ilişkin olduğu, mahkemece sanki takibe konu senede ilişkin olarak...
Asliye Ticaret Mahkemesindeki menfi tespit davasının icrası için yapılan bir ilamsız takip olmadığını, menfi tespiti icraya koymadıklarını, davanın niteliği gereği de (borçlu olmadığının tespiti, ilama dayalı bir alacak değildir) söz konusu ilamın, işbu davada delil niteliğine haiz olduğunu,Yukarıda anlatılan tüm nedenlerle, yerel mahkemenin Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/376E....
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı tüzel kişi tarafından eski yetkilisine karşı sebepsiz zenginleşmeden dolayı alacak talebine ilişkin dava açılmışsa da davalı gerçek kişinin Bakırköy .......
Mahkemece, davanın kabulüne, dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz'in 2012/676 E, 1557 K. sayılı ilamıyla, davacının yatırdığı aidatın, bankadan çekilen krediyi de kapsaması halinde, alacak hesabında aynı kaleme iki kez yer verilmiş olacağından, bu konunun da tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiği, davacının ayrıldığı, hatta alacağın muaccel olduğu tarihten sonra yaptığı kredi borcu ödemelerinin de alacak miktarına dahil edilmesinin doğru olmadığı, davacının vergi dairesine yaptığı ödeme miktarı, borcun sebebi, gerçek yükümlüsü ve kim tarafından ödeme yapıldığı vergi dairesinden sorulması, borcun gerçek yükümlüsünün tespiti ve davacının ne sıfatla ödeme yaptığı belirlenmesi ve bu doğrultuda, konusunda uzman bir bilirkişiden, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesi ile...
zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsili gerektiğinden bahisle davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 23/01/2018 tarihli ve 2016/12043 Esas 2018/569 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.Onama ilamına karşı dava vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Dava, hukuksal nitelikçe sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemine ilişkindir.Davacı; açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında davalıya ait taşınmazın bir bölümünün kamulaştırılmasına karar verildiğini, mahkemece belirlenen kamulaştırma bedelinin davalıya ödendiğini, ancak kamulaştırma ilamının infazı için yapılan işlem sırasında kamulaştırılan bölümün (kısmen) üçüncü kişi adına tescil edilmiş olduğunun bildirilmesi nedeniyle bu ödemenin sebepsiz hale geldiğini ileri sürmekte; davalı ise iş bu davanın bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını savunmaktadır.TBK'nun 82 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; sebepsiz zenginleşmeden doğan...
Yapılan tüm bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacılar vekili bilirkişi raporları doğrultusunda davasını ıslah edip hükme esas alınan ve davacıların davalılara yaptıkları ödemeleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istemelerinin mümkün olduğunu bildiren bilirkişi raporu uyarınca karar verilmesini talep etmesine göre davacılar vekilinin davada sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine de dayandığının kabulü gerekir....
Ltd.Şti. daire bedeli iki adet" ibaresinin bulunduğunu, bu şekilde gönderilen havalenin davalı şirket tarafından teslim alınması ile birlikte taraflar arasında akdi ilişkinin doğduğunu, ancak davaya konu olan iki dairenin müvekkili lehine tapuda tescil edilmediğini ileri sürerek, iki dairenin müvekkili lehine tescilini ve kooperatif üyeliğinin tespitini, aksi halde ödenen 140.000,00 TL paranın bankaya yatırıldığı tarih olan 20.08.2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....
¸e-imzalı *Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - MUHDESATIN AİDİYETİ Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili ile muhdesatın aidiyeti istekli davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın değişik gerekçeler ile reddine hükmedilmiş, verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine istinaf dairesince 08.09.2017 tarihli ek karar ile temyiz talebinin miktar yönünden reddine ilişkin olarak verilen ek karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü; Taraflar arasında görülen dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile muhdesatın aidiyeti isteğine ilişkindir. Kadastro sunucunda, ... İlçesi, ......
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."...


