Şti. ile dava dışı üçüncü kişilerin kötü niyetli olduğunun iddia ve ispat edilemediği , TMK 1023 hükmü göz önüne alındığında söz konusu taşınmaz ile ilgili ipoteğin terkini işlemlerinin iptali talebinin reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış davacının alacak talebi ile ilgili her iki davalı yönünden davanın reddine , ipoteğin terkini işlemlerinin iptali talebi ile ilgili davanın davalı ... İnşaat Ltd. Şti. yönünden ve ... İnşaat Ltd. Şti. adına kayıtlı İzmir İli/... parselde kayıtlı taşınmaz yönünden kabulüne ,diğer davalı ... İnşaat Ltd. Şti. ile İzmir ili/Bornova ilçesi ,.... parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine karar vermek gerekmiştir " gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi Raporu: Bağımsız Denetçi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... 02/06/2021 tarihli raporunda ; 2011 yılına ait ticari defterlerin, 6762 sayılı T.T.K 69. madde uyarınca ve VUK. 221. ve 222....
Mirasın kazanılması (intikali) müessesesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 599. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar. Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler". 31. Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesinin bu hükmü ile miras hukukunda, mirasın kazanılması (intikali) ile ilgili iki önemli ilkeye vurgu yapılmıştır. Bunlardan ilki, “kendiliğinden (otomatik) iktisap ilkesi”; diğeri ise "küllî halefiyet ilkesi”dir. 32....
Roma hukukunda dahi kabul edilen bu kaide günümüz hukukunda aynen uygulandığı gibi 4721 sayılı TMK m.2 hükmünün somut olayda gerçekleşen bir yansımasıdır. Esasen sadece bu hal dahi davacının takip tarihi itibariyle takibi başlatmakta kötü niyetli olduğunu göstermektedir....
Roma hukukunda dahi kabul edilen bu kaide günümüz hukukunda aynen uygulandığı gibi 4721 sayılı TMK m.2 hükmünün somut olayda gerçekleşen bir yansımasıdır. Esasen sadece bu hal dahi davacının takip tarihi itibariyle takibi başlatmakta kötü niyetli olduğunu göstermektedir....
ın bu işlemler nedeniyle ödeme yapmadığını, işlemin inanca dayalı olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, taşınmazların mirasbırakan adına hükmen tescil edildiğini ve kesin hüküm olduğunu, zamanaşımı süresininde dolduğunu, muris adına 14.9.2011 tarihli sözleşmeyi imzalayan vekilin o tarih itibariyle yetkisiz olduğunu, iddiaların yerinde bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu aşınmazların inançlı işleme dayalı olarak davalıların murisine intikalinin sağlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2018/1370 Esas, 2018/2023 Karar sayılı kararı ile; Şişli’de bulunan 1251 ada 25 parseldeki 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümler dışındaki taşınmazların davalılar adına oluşturulan geldi tapu kayıtları muris adına olmadığından muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunulamayacağı ancak murisin katkısı olduğu takdirde tenkis yoluna gidilebileceği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince bu taşınmazlar yönünden muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemli davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan Şişli’de bulunan 1251 ada 25 parseldeki 1 numaralı bağımsız bölümün muris ve davalı ... tarafından 24.07.1984 tarihinde dava dışı ...’dan satın alındığı, 2006 yılında da murisin payını davalı ...’a 28.000,00 TL bedelle sattığı, aynı parseldeki 4 numaralı bağımsız bölümün ise 22.06.2009 tarihinde muris tarafından 150.000,00 TL bedelle davalı ...’a satıldığı, bu durumda 1251 ada...
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Hukukî işlem” başlıklı 706 ncı maddesi, “Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır’’ şeklindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237 nci maddesinde “Akdin şekli” başlığı altında; taşınmaz satımının geçerli olması için getirilen resmî senede bağlanması şartı, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri için de öngörülmüştür. 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddesine göre taşınmaz satışları için tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri yetkili iken, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60/3 üncü ve 89 uncu maddelerinde taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noterlerce resen düzenleme şeklinde yapılacağı kuralı getirilmiştir. 7....
Ltd Şti’nin davasının reddinin gerektiği belirlenmiştir. Davacılardan ... 06.02.2017 tarihli dilekçesiyle karardan sonra davadan ve istinaf başvurusundan feragat ettiği belirlenmiş olmakla; bu davacı hakkında feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacılardan ... Tem İnş Tur Taşımacılık Ve Hizmetleri Organizasyon Özel Eğitim Hizm. San. Tic....
TMK 301. maddesine göre çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk, babaya; baba ölmüşse mirasçılarına karşı açacakları babalık davası ile isteyebilirler. Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilecek, ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle, çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlayacaktır. Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilecektir. Öte yandan çocuk ile baba arasında soybağı ilişkisini kuran son yol ise tanımadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Tanıma” genel başlıklı “"Koşulları ve şekli" alt başlıklı 295. maddesi; “Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur....
i zarara uğrattığı, bu durumda TMK m. 2 gereğince şirketlerin tüzel kişilik perdesi kaldırılarak adı geçen davacının şahsi sorumluluğuna gidilmesi gerektiği, anlaşılmakla ve değerlendirilmekle;Davacı karşı davalı ...'...


