İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2019 tarihli ve 2017/395 Esas, 2019/474 Karar sayılı kararında "...davacının miras bırakan babasına karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerinin ne olduğu hususunda yasal düzenleme olmamakla birlikte, bu kapsamda sayılacak sevgi ve saygı ihtiyaçlarının karşılanması, manevi açıdan destek olunması gibi yükümlülüklere aykırı davrandığı, miras bırakan tarafından düzenlenen vasiyetnamede yer alan ve TMK'nın 510. maddesinde sayılan mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin mevcut olduğu kanaatine varılmakla, davacının iptal yönündeki iddiasını da ispatlayamadığı ...miras hakkından tamamen ıskat olunan kimse terekeden hisse talep edemeyeceği gibi tenkis davası açamayacağı..." gerekçeleriyle "...davacının taleplerinin reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat , çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma sebebi geçersiz olur." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olayda; Beykoz 1....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılıktan çıkarma istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50, 114, 124, 369, 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28 ve 510 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin belgenin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin belgenin düzenlendiği yer olan Almanya hukukuna göre geçerli olduğu, davacının TMK 510/2. maddesinde belirtilen sebeplerle mirasçılıktan çıkartıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu'nun 09.11.1990 tarih ve 1990/1149 sayılı kararıyla Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilmiş olup Almanya Federal Cumhuriyeti vatandaşlığına geçtiğinden Türk vatandaşlığından çıkma belgesini teslim aldığı tarihte vatandaşlığı kaybeden, 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 8. maddesi gereğince 30.07.1992 gün 1992/3286 sayılı kararıyla Türk vatandaşlığına tekrar alınan muris ...'...
nin çocuğu olan davacı hakkında gösterdiği sebeplerin, mirasçılıktan çıkarma sebebi sayılabilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı gözetilerek, TMK'nun 512. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi uyarınca mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacının saklı payını isteyebileceği ve davaya tenkis davası olarak devam edilebileceği düşünülmeden, istemin tümden reddilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya tenkis davası olarak devam edildiği belirtilerek, bilirkişi tarafından tenkis bedelinin 153.434,59 TL olarak hesap edildiği gerekçesiyle anılan bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B....
Bilindiği üzere ölüme bağlı tasarrufla; a-Mirasçılardan biri veya bir kaçı mirasçılıktan çıkarılabilir. ( TMK. m.510 ), b-Koşullar ve yüklemeler (mükellefiyetler) konulabilir (TMK. m.515, yedek mirasçı atama TMK. m.520 art mirasçı atama TMK. m.521), c-Mirasçı atanabilir ( TMK.m.516 ), d-Mirasçılardan birine veya üçüncü bir kişiye belirli mal vasiyeti yapılabilir (TMK.m.517 ), e-Vakıf kurulması öngörülebilir (...Belirtilen tasarrufların ne şekilde yerine getirileceği yine Medeni Kanunda ayrı ayrı gösterilmiştir. Mahrumiyet ve iskat (yoksunluk ve mirasçılıktan çıkarma) halinin aksi kanıtlanmadıkça, mirasçı seçilen kişi, mirasçılık belgesi almadıkça ( MK. m.598 ) kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimse, bu malı ilgilisinden istemedikçe "yasal mirasçı veya varsa tenfiz memurundan" ve karşı çıkılması halinde onlar aleyhine istihkak davası açıp dava ile haklılığını kanıtlamadıkça, vasiyetname ile yapılan tasarrufun sahibi olamaz...)...
Bilindiği üzere ölüme bağlı tasarrufla; a- Mirasçılardan biri veya bir kaçı mirasçılıktan çıkarılabilir. ( TMK. m.510 ), b- Koşullar ve yüklemeler (mükellefiyetler) konulabilir (TMK. m.515, yedek mirasçı atama TMK. m.520 art mirasçı atama TMK. m.521), c- Mirasçı atanabilir ( TMK.m.516 ), d-Mirasçılardan birine veya üçüncü bir kişiye belirli mal vasiyeti yapılabilir (TMK.m.517 ), e- Vakıf kurulması öngörülebilir (...Belirtilen tasarrufların ne şekilde yerine getirileceği yine Medeni Kanunda ayrı ayrı gösterilmiştir. Mahrumiyet ve iskat (yoksunluk ve mirasçılıktan çıkarma) halinin aksi kanıtlanmadıkça, mirasçı seçilen kişi, mirasçılık belgesi almadıkça ( MK. m.598 ) kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimse, bu malı ilgilisinden istemedikçe "yasal mirasçı veya varsa tenfiz memurundan" ve karşı çıkılması halinde onlar aleyhine istihkak davası açıp dava ile haklılığını kanıtlamadıkça, vasiyetname ile yapılan tasarrufun sahibi olamaz...)...
Hukuk Dairesince; "... mirasbırakan sağlararası tasarrufla devrettiği taşınmazlar dışında kalan tüm malvarlığını davacı dışındaki mirasçılarına vasiyet etmiş, davacıyı ise mirasçılıktan çıkarmıştır. Mirasçılıktan çıkarma sebebi kanıtlanamadığından davacı saklı payını ./.. isteyebileceği" gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 2000/114 esaslı, 2001/438 karar sayılı karar daha önce derecattan geçmek suretiyle kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, tenkis isteği bakamından da davanın kısmen kabulü ile, 48.865,26 TL'nin tercih hakkının kullanıldığı, 18/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan payları oranında (davalı G.. K..'dan 17.499,87 TL, Z.. K..'dan 16.371,09 TL,L.. K..'dan 3.710,09 TL, Meral (Kocabıyık)'dan 11.284,21 TL) alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir....
Bu nedenle dava, vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedenleriyle iptali, mirasçılıktan çıkarmanın iptali ve tenkis isteklerine ilişkindir. 5.2.Vasiyetnamenin iptali, mirasçılıktan çıkarmanın iptali ve tenkisi davaları, ölüme bağlı tasarrufun iptal edilmesinde çıkarı olan mirasçı tarafından, ölüme bağlı tasarruftan yararlanan kişilere karşı açılabilecektir. Bu nedenledir ki, iş bu davalarda mahkemenin öncelikle yapması gereken; taraf teşkilini sağlamaktır. 5.3.Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. (TMK. 511/2) Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.(TMK. 511/3) Bu yasal hüküm gereği, davada husumetin çıkarmadan ve vasiyetnameden yararlananlara yöneltilmesi zorunludur....
Toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının miras bırakana karşı gerekli evlatlık vazifelerini yerine getirmeye çalıştığı, ailesini ziyarete gittiği anlaşılmakla, aile yükümlülüklerinin önemli ölçüde yerine getirmediği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, bu itibarla mirasçılıktan çıkarmanın geçerli olmadığı ortadadır. Hâl böyle olunca, mahkemece; dava konusu 04.02.2005 tarihli vasiyetname ile miras bırakan ...'nin çocuğu olan davacı hakkında gösterdiği sebeplerin, mirasçılıktan çıkarma sebebi sayılabilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı gözetilerek, TMK'nun 512. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi uyarınca mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacının saklı payını isteyebileceği ve davaya tenkis davası olarak devam edilebileceği düşünülmeden, istemin tümden reddilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir....


