Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş ise, ya da mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş ise mirasbırakan yapacağı ölüme bağlı tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkartabilir (4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 510.maddesi). Mirasçılıktan çıkartılan (ıskat edilen) kimse mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz. Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir (4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 511.maddesi). Ölüme bağlı tasarrufta mirasçılıktan çıkarma sebebi gösterilmişse çıkarma geçerlidir....
Mahkemece; asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine Dairece verilen 30/11/2015 tarihli ve 2015/11678 E.2015/19101 K. sayılı kararla; mirasbırakanın, dava konusu vasiyetname ile çocukları ve torunları olan davacılar hakkında gösterdiği sebeplerin, mirasçılıktan çıkarma sebebi sayılabilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı, bu nedenle TMK’nın 512 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacıların saklı paylarını isteyebileceği, bu nedenle davaya tenkis davası olarak devam edilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma kararına uyan mahkemece; mirasbırakanın, Tekirdağ 4....
Sayılı ilamı ile "...mirasçılıktan çıkarma sebebinin varlığını ve aile hukukundan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediği olgusunu davalı tarafın kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır...TMK' nun 512/son maddesi gereğince , mirasçılıktan çıkarmaya yönelik ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı dışında (tasarruf nisabı oranında) yerine getirilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme tarafından bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, yargılama neticesinde davanın kabulü ile, vasiyetnamenin davacının saklı payı oranında iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından, süresi içerisinde temyiz edilmiştir. HMK. 297. Maddesi (HUMK. md. 388) gereğince; mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında, açık ve tereddüde yol açmayacak şekilde infazı kabil karar vermesi gerekir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile miras bırakanın hayatta olduğu, ancak ölüme bağlı tek taraflı tasarruf işlemi ile saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabileceği (ıskat edebileceği), hayatta iken Yasada belirtilen ölüme bağlı tasarruflar dışında dava yoluyla mirasçılıktan çıkarma istenemeyeceği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı küçüğün ... Medeni Kanunu'nun 510 uncu maddesi uyarınca aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirastan ıskat istemine ilişkindir. 2....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.11.2019 tarihli ve 2018/209 Esas, 2019/707 Karar sayılı kararında belirtilen "...iptale konu vasiyetname metninin ve miras bırakanın kimlik bilgilerinin bilgisayarda yazılarak hazırlandığı, yalnızca 'vasiyetnameyi hazırlattım, okudum ve imzaladım' yazısı ile tarih ve miras bırakanın isminin muris tarafından kendi el yazısı ile yazıldığı ve imza atıldığı, vasiyetnamenin imzalandığı tarihte murisin hastanede olduğu ancak yazı yazmasına engel olacak fiziksel bir rahatsızlığının bulunmadığı, bu haliyle 19.04.2017 tarihli vasiyetnamenin TMK'nın 538 inci maddesinde düzenlenen emredici kanun hükmüne uygun şekil şartlarını haiz olarak düzenlenmediği..." şeklindeki gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile muris ... ... tarafından düzenlenen 19.04.2017 tarihli "vasiyetname (mirasçılıktan çıkarma)" başlıklı el yazılı vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
TMK.nun 512.maddesinde, "Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Davada, 06/01/1998 tarihli vasiyetnamede ıskat sebebi yazılmasına rağmen delillere göre yasada aranan ıskat sebeplerinin gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Aynı şekilde mirasçılıktan çıkarma haricinde vasiyetname bölümü yönünden de davacı iptal sebeplerini ispatlayamamıştır. Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur." hükmü getirilmiştir....
çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir." 2.fıkrasında "Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer". 3.fıkrasında ise "Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapılmışsa, çıkarma geçersiz olur" hükmü getirilmiştir....
Miras hakkından tamamen ıskat olunan kimse terekeden hisse talep edemeyeceği gibi tenkis davası dahi açamaz.TMK.nun 512.maddesinde, "Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer.Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur." hükmü getirilmiştir. Mirasbırakan ...'ın, 22.10.1997 tarihli vasiyetnamede açıkladığı davacıyı mirastan ıskat sebebinin ispatı, çıkarmadan yararlanan davalı mirasçılarına düşmektedir....
Dava, resmi vasiyetnamenin; hem ehliyetsizlik, şekle ait noksanlık ve irade sakatlığı, hem de mirasçılıktan çıkarma sebebinin bulunmaması sebebiyle iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Vasiyetnamenin şekile ait noksanlık nedeniyle iptali ileri sürüldüğünde; inceleme, vasiyetnamenin aslı üzerinde yapılmalıdır. Hükmün tefhiminden sonra, davalı tarafça dosyaya onaylı örneği sunulan vasiyetnamenin, 4 sayfa olarak düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Şu durumda, mahkemece; vasiyetnamenin aslının, düzenleyen noterlikten usulünce getirtilerek incelenmesi ve ondan sonra uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Noterliğinde düzenlenen 24.03.2010 tarih ve 297 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin davacıların saklı payları oranında iptaline ve yapılan vasiyetin davacıların saklı payı dışında yerine getirilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1--Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacıların aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Mirasbırakan vasiyetnamesinde mirasçılıktan çıkarma sebeplerini göstermiş, davalılar, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere , mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin doğruluğunu kanıtlayamamışlardır. Bu durumda TMK'nun 512/3. maddesi gereğince mirastan iskatın mirasbırakanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı başka bir ifade ile davacıların saklı paylarını isteyebileceği açıktır. Davaya tenkis davası olarak devam edilmelidir....


