WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Davalılar, dava konusu vasiyetnamenin 1. bölümünde murisin oğlu ... lehine yapmış olduğu tasarrufa ilişkin detaylı bir açıklamanın bulunduğunu, 2. bölümde ise her üç çocuğu hakkındaki irade beyanını yansıttığını, vasiyetnamenin dikkatli okunması halinde 1 ve 2 no'lu bölümler arasında çelişki bulunmadığının görüleceğini, vasiyetnamenin yapıldığı sırada müteveffanın algılama ve düşünme yeteneğinin azalmış olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, vasiyetnamenin hazırlanmasında hayali olarak örf, adet ve gelenek ile diğer etkin olumsuz nedenler aramanın gereği bulunmadığını, murisin ölüme bağlı tasarruf yetkisini akıl ve mantığını kullanarak hiçbir baskı altında kalmadan özgür irade ile kullandığını, dava dilekçesinde mirasçılıktan çıkarmanın iptalinin talep edildiğini, davacıyı mirasçılıktan çıkarma sebepleri mevcut olsa dahi davalılar olarak bu sebeplerin üzerinde durmak ve davacının saklı payını ortadan kaldırarak mirastan mahrum bırakmak düşüncesinde olmadıklarını, Türk Medeni Kanunu'nun...

Noterliğinin 28.12.2011 tarihli ve 10411 yevmiye numaralı mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin vasiyetnamenin düzenlendiği, buna ilişkin vasiyetnamenin Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli kararı ile açılıp okunmasına karar verildiği, buna karşı davacıların Lüleburgaz 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/192 Esas sayılı dava dosyası ile mirasçılıktan çıkarmanın iptali istemiyle dava açtıkları ve Mahkemece, "mirasçılıktan çıkarma" başlıklı vasiyetnamenin davacılar yönünden iptaline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6....

Mahkemece; murisin dava konusu vasiyetnameyi düzenlediği tarihte akıl sağlığının yerinde olduğu, davacıların murise karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmedikleri, bu nedenle de murisin mirasçılıktan çıkarma iradesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesi talebine ilişkindir. Davada murisin vasiyetnameyi düzenlediği tarihte fiil ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüştür....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının murisin istediği kişi ile evlenmesine izin vermemesi üzerine hakaret, tehdit, darp girişimi ve mala zarar verme eylemlerini gerçekleştirdiği gerekçesiyle ıskat edildiğini, evlenme, boşanma gibi kişiye sıkı sıkı bağlı hak üzerinde egemenlik kurmak suretiyle davacı ile murisin tartışması sonucu davacının murise karşı gerçekleşen eylemlerin niteliği ve gerçekleşme biçimi değerlendirildiğinde ağır suç kapsamında değerlendirilmeyeceğini, mirasçılıktan çıkarma koşullarının kanıtlanamadığını, bu nedenle TMK'nın 512/3 maddesi uyarınca ıskat sonucu ölüme bağlı tasarrufun mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

Bilindiği üzere ölüme bağlı tasarrufla; a- Mirasçılardan biri veya bir kaçı mirasçılıktan çıkarılabilir. (TMK. m.510), b- Koşullar ve yüklemeler ( mükellefiyetler) konulabilir (TMK. m.515, yedek mirasçı atama TMK. m.520 art mirasçı atama TMK. m.521), c- Mirasçı atanabilir (TMK.m.516 ), d-Mirasçılardan birine veya üçüncü bir kişiye belirli mal vasiyeti yapılabilir (TMK.m.517), e-Vakıf kurulması öngörülebilir (...Belirtilen tasarrufların ne şekilde yerine getirileceği yine Medeni Kanunda ayrı ayrı gösterilmiştir. Mahrumiyet ve iskat (yoksunluk ve mirasçılıktan çıkarma) halinin aksi kanıtlanmadıkça, mirasçı seçilen kişi, mirasçılık belgesi almadıkça (MK. m.598) kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimse, bu malı ilgilisinden istemedikçe "yasal mirasçı veya varsa tenfiz memurundan" ve karşı çıkılması halinde onlar aleyhine istihkak davası açıp dava ile haklılığını kanıtlamadıkça, vasiyetname ile yapılan tasarrufun sahibi olamaz...)...

Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi, mirasbırakana veya aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülükleri önemli ölçüde yerine getirmemesi halinde mirasbırakanın yapacağı ölüme bağlı tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkartabilir. Mirasçılıktan çıkartılan (ıskat edilen) kimse mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz. Ölüme bağlı tasarrufta mirastan çıkarma sebebi gösterilmişse ıskat geçerlidir. Mirastan çıkarma sebebinin varlığını ispat etmek çıkarmadan yararlanan mirasçıya ait bulunmaktadır. TMK'nın 512/3. maddesinde "Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur" düzenlemesine yer verilmiştir....

Bu nedenle mirasçılardan biri veya birkaçı yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması durumunda bu olgular yok sayılarak miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir şekilde mirasçılık belgesinin düzenlenmesi, hüküm yerinde ilgili mirasçı veya mirasçılar yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleştiği ya da mirası ret veya mirastan feragat ettikleri açıklanarak ret, feragat, mirasçılıktan çıkarma, mirastan yoksunluk hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmek suretiyle mirasçılık sıfatını yitiren kişinin payının kime veya kimlere kaldığını gösterir mirasçılık belgesi verilmelidir. 3. Değerlendirme 1....

Bu kısma ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararı isabetli ise de; mirasçılıktan ıskata ilişkin tasarruf yönünden hükmün doğru olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. Şöyle ki; TMK’nın 510 uncu maddesinde düzenlenen mirastan ıskat müessesesinde, muris saklı paylı mirasçı sıfatına sahip mirasçısını çıkarma hakkına sahiptir. Somut olayda, mirastan ıskat edilen..., muristen önce öldüğünden TMK’nın 580 inci maddesi uyarınca murisin mirasçısı sıfatını kazanamamıştır. Bu durumda mirastan ıskat geçersiz hale gelmiştir. Mahkemece bu husus gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

Mirasçılıktan çıkarılan mirasçının tenkis davası açmaması hâlinde bu davayı iflas idaresi ve alacaklılara sağlayan TMK’nın 562. maddenin 2. fıkrasına göre gerekli şartlar, aynen 1. fıkrada olduğu gibidir. Başka bir anlatımla TMK’nın 562. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, mirasçılıktan çıkarılanın çıkarma tasarrufuna itiraz etmemesi durumunda da iflas idaresi ve alacaklılar, aynı koşullarla tenkis davası açabilirler. Bu nedenle TMK’nın 562. maddesinin 1. fıkrasındaki koşulları yerine getirerek mirasçılıktan çıkarma tasarrufuna itiraz etmeyen saklı pay sahibi mirasçının alacaklıları ve iflas idaresi de, hükümde belirtilen sebeplere dayanarak tenkis davası açabileceklerdir (İnan, Ali Naim /Ertaş, Şeref/Albaş, Hakan: Miras Hukuku, Ankara 2006, s. 386). 42. Alacaklı veya iflas idaresine tanınan dava hakkı, saklı payı ihlal edilen mirasçıya ait dava hakkından tamamen bağımsız bir haktır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/306 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... tarafından açılan Mirasçılıktan Çıkarma Sözleşmesinin iptali davasının kabulü ile muris ... tarafından düzenlenen Bakırköy 1. Noterliğinin 26/11.2002 tarihli mirastan çıkarma sözleşmesinin iptaline; birleştirilen Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/57 Esas sayılı dosyasında davacılar ..., ..., ... tarafından açılan sözleşmenin sahteliğinin tespiti davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine” karar verilmiştir. Hüküm, asıl dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/b. maddesinde, “Avukat aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş veya mütalaa vermiş olursa, işi red etmesi gerektiği” hükmü yer almaktadır. Yasa maddesinde düzenlenen husus kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece re'sen gözetilir. Somut olaya gelince; asıl dava davacısı ... vekilsiz olarak, 25.07.2013 tarihinde vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir....

UYAP Entegrasyonu