İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmü yer almakta olup, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin (1) fıkrasında da, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar konusunda bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti,...
Yine, taşınmazın diğer hissedarları da tapu sicilindeki ilgili sıfatıyla ihalenin feshi talebinde bulunabilecek kişilerdendir. Tapu kaydında lehine ihtiyati haciz şerhi bulunan şikayetçinin, ihtiyati haciz kararı hükümsüz kalmadığı sürece tapudaki ilgili sıfatı bulunduğundan ihalenin feshini istemeye hakkı vardır. Ayrıca, tasarrufun iptali ilamının davalısı, tapuya şerh olunan harici satış sözleşmesinin veya satış vaadi sözleşmesinin tarafı ve tapuya şerh verilmek koşuluyla taşınmaz üzerindeki, muhtesat sahipleri ihalenin feshini isteyebilecek tapudaki ilgililerden sayılır. Bu tespitten sonra, tapu sicili, tapuya dayalı haklar, mülkiyet hakkı ve tescil kavramlarına bakmak gerekir. Tapu Sicili, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 997-1027 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tapu sicili, taşınmaz üzerindeki ayni hakların durumunu devamlı olarak göstermek amacıyla açıklık sistemine göre devletin sorumluluğu altında tutulur. Türk Hukuk sisteminde ayni haklar, kural olarak tescille doğar....
Dava konusu acele kamulaştırma işleminin ve dayanağı olan kamu yararı kararı ve kamulaştırma kararının yürürlükteki mevzuata ve kanunlara uygun alınmış olduğundan davacının iddialarının asılsız olduğu herhangi bir hukuki dayanağı olmadığı, mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla sınırlandırıldığı ve dava konusu işlemde herhangi bir hata veya eksiklik bulunmadığı hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin davacılardan … açısından iptali, diğer davacılar açısından incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir....
Mahkemesi kararında 01.11.2020 saat 00.01 itibarı ile 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna alınan işçilerin 10 No.lu işkolundan sayılmasının kanundan kaynaklandığı ve herhangi bir usuli işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden gerçekleşeceğini ifade ederken hangi hukuki sebeple söz konusu işçilerin 18 No.lu işkolu işyerlerine dâhil edilmeyeceğinin hukuki gerekçelerini göstermediğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 inci ve devamı maddeleri kapsamında olumsuz yetki tespitinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 2709 sayılı ......
Maddesinde Anonim Şirket pay devri herhangi bir sınırlama ya da şarta bağlı tabi tutulmamış olup somut olayda pay senedi bastırılmadığı ihtilafsız olan nama yazılı payların noterde bağış sureti ile devredildiği anlaşılmıştır. Bağışlama sözleşmesi TBK 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup şirket pay hisselerinin devri için özel bir merasim öngörülmemiş olup noterde tarafların katılımı ile geçerli bir şekilde gerçekleştiği , bağışlayan pay sahibinin ehliyetsizliği ya da irade fesatlığı gibi bir sebeple bağışlamanın iptali yönünde bağışlamayı geçersiz kılacak bir girişim söz konusu olmadığı gibi TBK 295 . Maddesinde yer alan ve bağışlayanın bağışlamanın geri alınmasını gerektirir bir durumun da söz konusu olmadığı anlaşılmıştır....
Noterliğinden keşideli ... yevmiye numaralı 23/07/2020 tarihli ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirketin altı şirketten oluşan bir şirketler topluluğu olduğunu, aralarında küçük ortaklar bulunsa da söz konusu şirketlerin ortakları ve sahiplerinin davacı ... ile kardeşleri ... ve ... olduğunu, şirketlerin bir kısmının sonradan kurulmuş olsa da işletmenin balaları tarafından kurulduğunu ve kardeşlere miras bırakıldığını, davacının İstanbul'da yaşadığını ve uzun süredir şirketin işleriyle ilgilenmemekle birlikte hiçbir yönetim kurulu toplantısına katılmadığını, diğer iki ortağının davacının şirket işleriyle ilgilenmesini, yönetim kurulu üyesi olarak yükümlülüklerini yerine getirmesini, işletmeye sahip çıkmasını istediklerini, bunun için uzun uğraşlar verdiklerini, fakat davacının bu taleplere olumlu cevap vermediğini, bu durumun iptali talep edilen genel kurul tutanağına da net bir şekilde yansıdığını, üstelik davacının şirket işleriyle ilgilenmediği tüm dönem boyunca aynı zamanda yönetim...
ın olduğunu, şirketlerin bir kısmının sonradan kurulmuş olsa da işletmenin balaları tarafından kurulduğunu ve kardeşlere miras bırakıldığını, davacının İstanbul'da yaşadığını ve uzun süredir şirketin işleriyle ilgilenmemekle birlikte hiçbir yönetim kurulu toplantısına katılmadığını, diğer iki ortağının davacının şirket işleriyle ilgilenmesini, yönetim kurulu üyesi olarak yükümlülüklerini yerine getirmesini, işletmeye sahip çıkmasını istediklerini, bunun için uzun uğraşlar verdiklerini, fakat davacının bu taleplere olumlu cevap vermediğini, bu durumun iptali talep edilen genel kurul tutanağına da net bir şekilde yansıdığını, üstelik davacının şirket işleriyle ilgilenmediği tüm dönem boyunca aynı zamanda yönetim kurulu üyesi diğer iki ortak gibi huzur hakkı adı altında maaşını eksiksiz aldığını, davacının son dönemde şirketten ayrılmak istediğini belirterek hisselerinin devri için rayicin çok üzerinde bir bedel istediğini, talep edilen bedelin ödenmesinin imkansız olduğunu, davacının bunun...
Polat vekili Muammer Erdoğan, Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı Baruh Akyüz aleyhine tapu iptali tescil istemli dava açmış, yapılan yargılama sonunda 18.05.1968 gün ve 1969/315 Esas, 1969/315 sayılı ilam ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davacı .... (Vasisi: Hatice Demirok) Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalılar Mustafa Kulaklı, Funda Kulaklı, Sıdıka Kulaklı, Gökhan Kulaklı ve Torbalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine tapu iptali tescil davası açmıştır....
. … sayılı İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; "Bahçelievler 70....
4. fıkrasının; zımmi ret veya gerekçesi yetersiz idari işlemin iptali için açılan davalarda davacının davalı idarenin savunmasının görmeden ya da yeteri kadar inceleyemeden feragat hakkını kullanmaya zorlandığından, Tarifenin 15. maddesinin 1. fıkrasının; vergi uyuşmazlıklarına ilişkin davalarda maktu ücretin üç katı ücret belirlenmesinin avukatın harcadığı çaba ve emek ile orantılı olmadığından, Tarifenin 15. maddesinin 4. fıkrasının; uzlaşma sağlanması ile avukatlık ücretinin tamamına hükmedilmesi, avukatın harcadığı çaba ve emeği ile orantılı olmayıp alternatif uyuşmazlık yollarının cazip olmaktan çıkaracağından, Tarifenin 16. maddesinin 1. fıkrasının; avukatlık ücretinin nevi konusunda karışıklığa sebebiyet verildiğinden, Tarifenin 17. maddesinin 2. fıkrasının; Tahkim Kurulundaki işler bakımından avukatın harcadığı çaba, gayret ve emeğin, Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk derecede görülen davalarda harcayacağı çaba, gayret ve emek ile eşdeğer kabul edilemeyeceğinden...


