Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mirasbırakanın davacının iddia ettiği şekilde 2005 yılında miras paylaşımı yapmadığını, aksine 2016 yılında halihazırdaki gibi paylaşım yaptığını, tanık beyanlarıyla davacının mirasbırakan ile aralarının bozuk olduğunun, davalının mirasbırakana baktığının ve mirasbırakanın özgür iradesiyle dava konusu satışları yaptığının ispatlandığını, Adli Tıp Kurumu raporuyla da mirasbırakanın işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun görüldüğünü, davanın tümüyle reddi gerektiğini, davacının dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının tamamının iptali ve tescilini istediği ve mahkemece 1/8 oranında iptali ve tescil kararı verildiğine göre davanın tamamen değil kısmen kabul edildiği, reddedilen 7/8 pay üzerinden davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....
Temyiz Nedenleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada mevcut mirastan feragat sözleşmesinin dikkate alınmadığını, 233 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, gerekçeli karar başlığında davacılardan ......
e ise mal bırakmak istemediğini ifade etmesi karşısında temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada tapu iptali - tescil isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulü ile her bir davacı için 11.797,87 TL ecrimisil tazminatının asıl ve birleştirilen davada davalı ...'den tahsiline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ek kararı ile; birleştirilen davada davacı ...'in karar tarihinden sonra davadan feragat ettiği, davalı ... vekilinin feragat doğrultusunda yeniden karar verilmesini istediği, birleştirilen davada davacı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, ek karar taraflara tebliğ edilmiş, temyiz edilmemiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
nun 08.05.2017 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Davacı ...'ın davadan feragatine ilişkin beyanı, HMK’nın 307. ve 311. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, hükümden sonra ortaya çıkan temyiz ve karar düzeltme incelemesine engel oluşturan davacının davadan feragatına ilişkin hüküm verme yetkisi hükmü veren mahkemeye ait olduğundan davacı ...'ın davasından feragatı nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Davacı ...'...
Somut olayda, davacının davalılar ile aralarında miras taksim sözleşmesinin düzenlendiğinin tespitini talep ettiği, davacının dava açmasında güncel bir hukuki yararının bulunmadığı, davacının iddia ettiği miras taksim sözleşmesine dayalı taleplerini varsa açacağı eda nitelikli davada ileri sürmesi gerektiğinden, tespit davası açmakta hukuki yararı bulunma gerekçesiyle verdiği red kararı isabetli olduğundan davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1....
Noterliğinin 21.03.1994 tarihli mirastan feragat sözleşmesi ile diğer mirasçı ...’in 50.000.000ETL karşılığında murisin mirasından feragat ettiğini, iki belgenin de satışın gerçek olduğunu gösterdiğini, davacının aileden dışlanmadığını, muris ve müvekkillerinin oğlu Sudi’nin, davacının 1997 yılındaki düğününe katılıp fotoğraf çektirdiklerini, ayrıca murisin eşi ...’nin ölümünden önce Ethemefendi caddesi Balkan apartmanında bulunan 1 numaralı dairesini oğlu Türkgün’ün eşi Gülçin’e (davacının annesi) bağışlamasına rağmen tapuda satış gösterdiğini, aslında bu işlemin muvazaalı olduğunu, murisin çekişmeli temlik ile vefa borcunu ve denkleştirme iradesini ortaya koyduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. İstanbul Anadolu 28....
Bölgedeki 4029 ada 5 parselde 40/1602 arsa paylı 16 numaralı mesken nitelikli bağımsız bölümlerin intifa hakkının ...’e ait olduğunu ölümü nedeniyle terkini gerektiğini, davalı ... ile yapılan protokol uyarınca intifa hakkının adına tescili gerektiğini olmadığı takdirde her iki tapunun iptali ile adına tesciline ayrıca davalı vakfa ödenen 44250 USD’nin faizi ile birlikte tahsilini bu istekler mümkün olmazsa davalı vakfa yapılan bağışın tenkisini talep etmiştir. Davalı vakfa bağış yapan ... ile yapılan sözleşmede mirastan feragat koşulu bulunduğunu, bu koşulun yerine gelmediğini, davacının intifa hakkı tesisi isteyemeyeceğini ancak tenkis talebine ilişkin istemi kabul ettiklerini savunmuştur. Mahkemece 5 ve 16 numaralı bağımsız bölümlerde ... adına olan intifa hakkının terkinine her iki parselde davacı adına intifa hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü davalı temyiz etmiştir....
ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/21 Esas, 2008/16 Karar sayılı kararı ile ...'ın, ... lehine yaptığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebini içeren davanın ret kararı ile sonuçlandığı ve Yargıtayca onanarak kesinleştiği, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/161 Esas, 2008/114 Karar sayılı kararı ile ...'...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak miras payına yönelik açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk ... Medeni Kanunu'nun “Miras ortaklığı” başlıklı 640. maddesinde “Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye el birliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır…” hükmü düzenlenmiştir. Tereke (miras ortaklığı) TMK'nın 701. ve devam eden maddeleri uyarınca el birliği (iştirak) mülkiyetine tâbidir....
arasın yapılan miras temlik sözleşmesinin geçerli olduğu, yazılı şekle uygun olduğu" şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının 104 ada 4 parsel ve 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar kadastro mahkemesinde dava konusu iken sözleşmeyi müvekkilinin murisini aldatarak ve kandırarak imzalatmış olduğunu, tanık anlatımından da ......


