WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

bir talepte bulunmayacak ve özellikle isim hakkı ve araç ve demirbaş malzeme bedeli olarak ödediği bedellerin, devirler henüz yapılmamış olsa bile, kısmen dahi iadesini isteyemeyecektir....

Şirketin 24500 payı ... ... Ltd. Şti.'ne, 25500 payı ... ... A.Ş'ye aittir. ... ... Ltd. Şti., 16/02/2012 tarihinde yap işlet devret yolu ile arsa sahiplerinden devraldığı ve üzerine otel yaparak işletmekte olduğu iki oteli 11/05/2015 ve 21/05/2015 tarihleri arasında ... ... A.Ş'ye kiralamıştır. Borçlu ... ... Ltd. Şti.'nin işlettiği iki otelin işletme hakkı ... A.Ş'ye devredildiğine göre davalı ... ... A.Ş TBK'nın 202. maddesi gereği işletmelerin borcundan dolayı alacaklılara karşı sorumludur. Buna göre, mali müşavir bilirkişi tarafından hesaplanan ... TL ile ... USD alacak yönünden TBK'nun 202 maddesi gereğince ... Ltd. Şti ile ....A.Ş.'nin birlikte sorumlu olduklarının kabulü ile bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı ... A.Ş. yönünden ise, ... AŞ'de hakim ortağın ... AŞ olduğu, ... AŞ'nin ... Ltd. Şti'nin tüm borçlarını devralmadığı, ortaklık sözleşmesi gerğince ... A.Ş.'...

Somut olayda iptali istenen hisse devir sözleşmesi ve verilen çeklerle ilgili haksız fiil kapsamında değerlendirilecek bir durum olup olmadığının ve TBK nın 30 vd maddeleri uyarınca sözleşmenin yanılgıya düşülerek veya aldatılarak yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacının ilk olarak 2010 yılında davalı ...'...

Uyuşmazlığın temeli; resmi şekilde devir ve satışı yapılmayan araç sebebiyle, araç malikinin işleten sıfatıyla sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. 2918 sayılı KTK' nın Araçların Satış, Devir ve Tescili ile Bu İşlemlerle İlgili Yetki ve Sorumluluk başlıklı 20. maddesinin d bendinde " Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir." şeklinde düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenlemedeki noter satışına yönelik resmi şekil, geçerlilik koşuludur....

Davacı vekili tarafından 15/01/2019 tarihli duruşmada, taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili talebinin yerinde görülmemesi halinde tazminata hükmedilmesi talep edildiğinden, davanın tamamen ıslahı niteliğindeki bu taleple ilgili ıslah işlemlerini yapmak üzere 12/02/2019 tarihli duruşmada davacı yana kesin süre verilmiştir. Dava 19/02/2019 tarihli dilekçe ile ıslah edilmiş, tapu iptali ve tescil talebi olmadığı halde taşınmazın değeri olan 130.000,00 TL nin tahsili talep edilmiştir. Islah talebinin davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ne tebliğ işleminin yapılamaması nedeniyle adres araştırılması yoluna gidilmiş ve Belediye ve Vergi Daireleri ile yazışmalar yapılmış, tebligat eksiği tamamlanmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; davacının S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi'nin normal öd...i ortağı olduğu, davalı kooperatifler arasında 21/04/1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, 98 adet konutun yapımının yüklenici S.S. ......

Dava açılırken davacının dava değerini belirlemesi mümkün olmadığından belirsiz alacak davası açılması mümkündür.Yargılamanın devamı sırasında davacı ...'nin vefat etmesi nedeniyle mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir....

a devredilen 1/2 hisse yönünden muvazaa iddiaları haklı olduğundan, davaya konu 1/2 hissenin halen davalı üzerine kayıtlı olmaması nedeniyle davanın alacak istemi yönünden kabulüne, ıslah dilekçesi doğrultusunda 10.000,00 TL'nin devir tarihi olan 13.11.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davalı ... İnş. Koll. Şti.'ne verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının devir tarihi itibariyle 40 yaşını doldurduğu ve üniversite mezunu olduğunu, ekonomik gücünün olduğunu, taşınmazın davalı ...'...

davasının dinlenmesi hukuken mümkün bulunmamakta olup, miras payı oranında açılan iş bu davada aktif husumet ehliyetinin tamamlanma olanağı da bulunmadığından, davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır....

DAVA Davacılar, mirasbırakanları ...’ın adına kayıtlı 675, 603, 974, 975, 1244, 1461, 901, 1287, 1733 ve 2268 parsel sayılı taşınmazları oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, anılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davaya konu 675, 603, 974, 975, 1244 ve 1461 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adlarına tescilini 901, 1287, 1733 ve 2268 parsel sayılı taşınmazlar yönünden miras payları oranında tazminata karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı, mirasbırakan ...’ın annesi olduğunu, kendisini komşuları ...ve eşi ....'ye evlatlık olarak verdiklerini, dava konusu taşınmazlara uzun yıllar ...’nin malik sıfatıyla zilyet olduğunu ancak kadastro tespiti yapıldığında kendisinin İstanbul’da olması nedeniyle annesi ... adına tespit ve tescil edildiğini, daha sonra kendisine devirlerinin yapıldığını, mal kaçırma kastının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur....

Davacı ..., davalının kardeşlerinden satın alınan miras hisselerinin bedelinin kendisi tarafından ödendiğini ileri sürerek mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacak isteğinde bulunmuş, kardeşlere yapılan havalelere ilişkin belgeler sunmuştur. Yukarıda izah edildiği üzere mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen mallar yönünden düzenli ve sürekli gelire sahip eşin, aksi kanıtlanmadıkça, yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulü gerekir. Somut olayda da tarafların evlilik birliği içinde düzenli ve sürekli gelire sahip oldukları tartışmasızdır. Hükme esas alınan raporda; 58 nolu mesken için hesap yapılırken kök taşınmaz olan 9 nolu meskenin 2/3 hissesi yönünden tarafların katkı oranlarının tespiti gerekirken hisselerin alımında kullanılan paranın davacı erkeğin banka hesabından gönderilmesi nedeniyle 2/3 hissenin tamamı davacı erkeğin kişisel malı olarak kabul edilmesi hatalı olmuştur....

UYAP Entegrasyonu