Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin hisse devir ve kabul sözleşmesi ile davalı şirkete 18.07.2000 tarihinde hisse bedeli 500 DEM olmak üzere 80 adet hisse karşılığı 40.000 DEM ödediğini, müvekkilinin davalı tarafça, kar payı alacağı ve ana parasını istediği an geri alabileceği şeklindeki yönlendirmelerle ikna edildiğini, böyle birçok kişinin davalı tarafça kandırıldığını, müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığının geçerli bir şekilde kurulmadığın, davalı tarafça müvekkiline şimdiye kadar hiç kar payı verilmediği gibi, şirkete geçerli bir şekilde ortak olduğuna dair yazılı bir belge de verilmediğini, şirket kayıtlarında da müvekkilinin ortaklığına dair TTK hükümlerine uygun hiçbir belge bulunmadığını, yatırılan paranın iadesi gerektiğini, Yimpaş Yönetim Kurulu Başkanı'nın Sermaye Piyasası Kanunu'na...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir....
no.lu bağımsız bölüme ilişkin para alacağının tahsiline karar verilmesi hatalı olduğu, bu bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescili ilişkin değerlendirmede, davacının davalı yükleniciye devrettiği arsa payının annesinden miras yoluyla geldiğini iddia ettiği taşınmaza karşılık verilmesi gerektiğini bildirdiği 16 no.lu bağımsız bölümün miras payı oranında adına tescili istenmiş ise de bağımsız bölümün davacının murisinin arsa payı karşılığı verilmesi gerektiğini iddia ettiği, terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunan davalı yükleniciye karşı miras payı oranında tescil istemli olarak davacının eldeki davayı ikame edemeyeceği, kaldı ki davalı yüklenici davacının annesinden miras yoluyla davacıya isabet eden arsa payını 37.500,00 TL karşılığında satın aldığını bildirip buna ilişkin "28941 ada 4 parsel arsa bedeli " şerhli dekontları ibraz ettiği, davacının bu bedeli yoğunluk artışı nedeniyle aldığına ilişkin savunmalarını yöntemine uygun delillerle ispat edemediği anlaşılmakla 16 no.lu...
Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 Sayılı TMK'nin yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM mad.170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1) Tasfiyeye konu 18143 ada 2 parselde kayıtlı 41 nolu dubleks mesken, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 09.07.2004 tarihinde kooperatif hisse devir sözleşmesi ile davalı tarafından satın alınmış, 24.02.2011 tarihinde ferdileşme yoluyla, davalı eş adına tescil edilmiştir. Davacı kadının, 26.09.1989 tarihinde BOTAŞ’ta işe başlayıp, 09.03.2004 tarihinde iş akdinin feshedilmesi nedeniyle 32.965,96 TL kıdem tazminatını alarak işten ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 Sayılı TMK mad.179)....
ın şirkette pay sahibi ve müdür olduğu 04.08.2006 tarihinde, şirket adına tescili gerekirken kendi adına tescil ettirmiş ve taşınmazı 07.05.2010 tarihinde eşine devretmiştir. Her iki taşınmazında, sözleşme gereğince şirket adına tescili gerekirken, kat irtifakı tesisinden sonra ... ve davalı ... adına tescili usulsüzdür. Davalı ..., taşınmazları ailevi problemlerden dolayı eşi ...'a devrettiğini savunmuş olup, temlikin eşe yapılması nedeniyle muvazaalı olduğunun kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatlanması gerekmekte olup, davalı eşler arasında yapılan temlikin muvazaalı olmadığı hususu davalı tarafça ispatlanmış değildir. Davalı diğer taraftan, taraflar arasında miras nedeniyle mal paylaşımı yapıldığını, dava konusu taşınmazların kendi payına isabet ettiğini savunmuş olup bu konuda davalı delilleri eksiksiz toplanmamıştır....
Hukuk Dairesinin 14.05.2018 tarihli ve 2017/5080 Esas, 2018/3495 Karar sayılı kararı ile; “…Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacı şirketin TEDAŞ’a ait olan tüm hisselerinin 28.05.2013 tarihinde Hisse Devir Sözleşmesi ile devredildiği, hisse devri yapıldığı tarihte davacı şirkete ait devir bilançosu çıkartılarak borç ve alacak temlikinin yapıldığı, davacı tarafından üçüncü kişiye yapılan ödeme tarihinin 15.06.2011 olduğu ve bu miktarın tarafların bilançosuna yansımış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
birlikte çaba unsurunu içermemesi nedeniyle adi ortaklık sözleşmesi olmadığı, diğer bir anlatımla “Ayni Paylaşım Koşulunu İçeren Gelir Paylaşımlı İnşaat Sözleşmesi” olduğu ve buna bağlı olarak uyuşmazlıkta eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacı yanın satış vaadi sözleşmesi ile işbu taşınmazı aldığını iddia ettiğini, TBK. 183. maddesi gereğince yüklenicinin 3. kişi ile yaptığı satış vaadi sözleşmesi alacağın temliki niteliğinde olduğunu, bu anlamda 3. kişi, yüklenicinin haklarına halef olacağını, bu nedenle 3....
nun 408 (2/d) maddesi hükmü uyarınca dava konusu edilen kâr payı alacağı ve maaş ödenmesi talebi şirket genel kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında olup şirket genel kurul tarafından ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde olumlu veya olumsuz bir karar alınmadığı, davacı tarafça kâr payı dağıtılması konusunda gerek genel kurul tarafından alınmış olumlu ya da olumsuz bir karar olduğunun da iddia edilmediği, davalı tarafın da bu konularda alınmış bir karar bulunmadığını bildirdiği, kâr payı ödenmesi gibi konularda karar alındığına dair ticaret sicil kayıtlarında da bir belge görülmediği, buna göre davacı tarafça kâr payı ve ortak sıfatıyla maaş ödenmesi konusunda davalı şirket tarafından alınmış bir karar dava konusu edilmeyip bu alacakların doğrudan mahkemeden hükmedilmesinin talep edildiği de gözönünde tutularak mahkemenin genel kurul yerine geçerek doğrudan ortaklara kâr payı veya maaş ödenmesi konusunda karar vermesinin mümkün bulunmadığı gibi davacının bu alacak...
ın, diğer davalıların dairenin mülkiyetini devri ve temlik etmemiş olması sebebiyle, talep edebileceği tüm haklarını müvekkile devir ve temlik ettiğini; davalılardan ...'...
DAVA : Araç Plaka Tescili İstemli/Alacak DAVA TARİHİ : 12/10/2017 KARAR TARİHİ : 17/04/2025 KR....


